SÜLOĞLU’DAKİ ROMA MİL TAŞI (MİL STONE)


Hakan Akıncı
Arkeolog-Sanattarihçi
Edirne

SÜLOĞLU’DAKİ ROMA MİL TAŞI (MİL STONE)
SÜLOĞLU:
Edirne’nin 33 km. kuzey doğusunda yer alan Süloğlu, Lalapaşa, Havsa ve Kırklareli’nin komşusudur. 250 km2’lik yüz ölçümüne sahip ilçenin nüfusu 1200 civarındadır. İlçenin ekonomik gelirini tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. 1967 yılında ilçe olmuştur. Süloğlu ve çevresi tarihi eser bakımından her ne kadar fakir gibi görünse de aslında durum öyle değildir. İlçe merkezi denince akla baraj kenarındaki mesire yeri gelmekteydi. Bunun dışında son yıllarda Belediye başkanı Erol Atik’in düzenlediği “Geleneksel Bahar Ve Hıdrellez Şenlikleri” ile anılır oldu. Bu iki etmen dışında Süloğlu maalesef tarih, kültür ve turizm yönünden zayıf bir ilçe merkezine sahip. Süloğlu’ da tarihi eser yok mu? Var elbette, erken süreçlerden günümüze kadar uzanan eserler ilçe çevresine dağılmış durumdadır. Örneğin:
“Domurcalı Köyü’nde birden fazla harap halde dolmen (Geç tunç çağı ve erken demir çağı’na tarihlenen kültistik mezar anıtı), birçok köyde tümülüs ( Erken süreçlerden Bizans’ dönemine kadar kullanılan yığma topraktan oluşturulan mezar anıtı) birçok köy ve merkezde kara taşlar (literatürde menhir olarak geçer ancak olmadığı birçok bilimsel çalışmada kanıtlanmış durumdadır.), Tatarlar Köyü’nde bir türbe, Geçkinli Köyü’nde ise Balkan Savaşlarını temsilen Balkan Savaşı anıtı ve Cumhuriyet Tarihi’nin, ikinci ve asıl Kırkpınar’ın son Başpehlivanı ve 1946-48 yıllarının Kırkpınar Ağası Geçkinli’li Yusuf’un mezarı ve daha birçok eser…
Tüm bunlara rağmen yapılan araştırmalarda ilçenin tarih turizmi açısından çok gerilerde kaldığı görülmektedir. Bunun sebebi ülkenin her yanında olduğu gibi bu ilçemizde de araştırma ve tanıtım eksikliğidir. Ancak bu gidişat Edirne Valisi Sayın Hasan DURUER’in gelişi ve ilin her metrekaresine verdiği önemle değişmektedir.
Süloğlu Belediye Başkanı Erol ATİK ve Başkan Yardımcısı Halil Çevirgen’den gelen ihbarı Kültür Bakanlığı’na bağlı İl Kültür Müdürlüğü (il Müdürü: İrfan ÖZCAN, Müze Müdürü: Hasan KARAKAYA) ve Rölöve Anıtlar Kurulu (Müdür: Hüseyin AKKAYA) personeliyle birlikte, değerlendirdik ve ilçenin tarihsel sürecine önemli bir katkıda bulunduk. Buluntu yerinde yaptığımız incelemelerde definecilerce yapıldığı anlaşılan kaçak kazının neticesinde Roma Dönemi’ne ait bir mil taşının açığa çıktığını tespit ettik. Baraj kıyısında bulunan ve yoğun yağışlar nedeniyle yükselen baraj suyunun altında kalma tehlikesi bulunan eseri hızlı bir çalışmayla (çevresi fotoğraflanarak video kayıtları alındı) yağmur sularıyla yükselen baraj suları altında kalma tehlikesi yaşayan ilçe’nin Roma Dönemine ait eseri (Mil Taşı) Müze Müdürlüğü’ne (uzman arkeolog Şahan Kırçın’a) teslim ettik. Süloğlu Barajı kenarında bulunan eser artık Süloğlu’nun da Roma Dönemi’ne ait bir eseri olduğunun en önemli kanıtlarından oldu. Yapılan araştırmalarda ilçenin tarihi eser bakımından zayıf olduğu herkesçe bilinen bir gerçekti. Ancak son buluntu bize gösteriyor ki araştırmalar sürerse birçok yeri geride bırakacak nitelikte arkeolojik zenginliğe sahip olduğu anlaşılıyor. Çünkü mil taşının çevresinde birçok envanterlik buluntu da mevcuttu (pitos parçaları, tuğla mezar parçaları, Roma Bizans dönemine ait terakotalar, mermer mezar stel parçası, cam eşya parçaları vb.).
Mil TAŞI (Mil Stone):
M.Ö. 753-M.S. 395 yıllarında hüküm süren Roma İmparatorluğu döneminde Roma’dan küçük asya’ya kadar devam eden Roma ordugâh ve ticaret yollarının üzerlerinde dikildikleri yerden merkeze olan uzaklığı bildiren mesafe taşlarıdır. Üzerlerinde dönemin imparatoru ve valisine övgüde bulunulur ve merkeze olan uzaklık mil biriminden bildirilirdi (1mil= 1. 478 metre). Beton kullanılarak yapılan döşeme yollar, Romalılar’ın hızlı hareket etmesini sağladı. Yollar sayesinde hızlarını arttıran Roma Lejyonları yenilmez birer orduya dönüştü. İşte bu yollar üzerine dikildikleri yerden merkeze uzaklığı belirten mesafe bildirim taşları diktiler. Bu bildirim taşlarının üzerlerine mesafenin mil cinsinden birimi dışında dönemin imparatoru ve yörenin valisinin de isimlerini yazdılar. Böylece bu taşlar tarihin not defterlerine dönüştü. İlçemizde de bu not defterine rastlanması bizleri geçmişe açtığı kapıdan ötürü çok mutlu etti. Taşın çevresindeki buluntular o bölgede bir yerleşim yeri olduğunu da gösteriyor. İlerisi için geçmişe açılacak kapı adına heyecanlanıyoruz tabi biz de. Edirne çevresinde bir de Havsa İlçesi’ne bağlı Söğütlüdere’de bir mil taşı var. Sayın Ayhan Tunca geçen yıl Bu taş ile ilgili bir belgesel hazırladı. ÇEKÜL’ün kültür elçileri isimli projesinde bölgedeki tarihi eserleri öğrencilere tanıttığım bir video kaydı alındı ve bu Sayın TUNCA’nın belgesel programında kullanıldı. Hem bölge turizmi hem de bölgenin bir dönemine ışık tutan not defterinin herkesçe bilinir hale gelmesinden dolayı çok mutlu oldum. Söğütlüdere’deki Mil Taşı’nın üzerinde Prof. Dr. Hamdi Sayar’a göre:
“Uğurlu olsun! Evrenin koruyucusu ve yöneticisi efendimiz, dindar ve sadık İmparator Casear, Marcus Aurelius Agustus.” yazmaktadır. Bu taşı zaman zaman bir çok tursit gurubu görmeye gelmektedir.
Süloğlu’ndaki Roma mil taşının (yerel küfeki taşından yapılmıştır.) üzerinde ise baştan aşağıya kadar Latin harfleriyle yazılmış yazılar bulunmaktadır. Daha temizliği ve bakımı yapılmadığı için üzerindeki toprak tabakası ve aşınmadan ötürü ilk etapta okunanlar şöyle:
“iki satırda Constantinios (konstantin), bir satırdaki cümle ise Victiom gibi bir kelime ile başlıyor (Bu da muhtemel bir zaferden bahsediyor). Son satırda ise “VX” rakamları bulunuyor ki bu rakamların başındaki rakamları temizlikten sonra okuyacağız. Mevcut eserde yaklaşık olarak on satır yazı bulunmaktadır.
Bu eserleri bizlere kazandıran Süloğlu Belediye başkanı Sayın Erol Atik ve Başkan Yardımcısı Halil ÇEVİRGEN’e bir arkeolog sanat tarihçisi olarak ve her şeyden öte bir Süloğlu’lu olarak teşekkürü borç bilirim.

Pin It on Pinterest