EDİRNE VİLAYETİ ZİRAAT MÜFETTİŞİ REŞİD BEY’İN ERMENİ MESELESİ HAKKINDA HAZIRLADIĞI RAPOR

Murat D.Tosun;

Aşağıda bulunan belge Edirne’de görev yapan bir ziraat müfettişi Ermeni olaylarının gidişatı hakkında hazırlamış olduğu bir rapordur. Reşit Bey’in asli mesleği ziraat olsa da memleket meselelerine hâkimiyeti oldukça etkileyicidir.

Reşit Bey raporunda Ermeni olaylarına, olayların gidişatına ve Rusya, Fransa, İngiltere ve Amerika’nın tutumuna ilişkin değerli bilgiler vermektedir.
Her ne kadar rapor üzerinde tarih yok ise de metnin içinde Berlin Konferansından bahsediliyor olması raporun 93 harbi sonrasında yazıldığını göstermektedir.  Ayrıca Berlin Konferansı görüşmelerinde lüzumsuz müzakere kapısı açılması Ermeni meselesini büyüttüğü tespiti dikkat çekicidir.
Bilindiği gibi 1877-1878 (93 Harbi) Osmanlı-Rus Harbinden yenik çıkmamız üzerine şartları çok ağır olan Ayestefanos Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştık. Ancak bu anlaşma ile batılı devletlerin Osmanlı üzerindeki hâkimiyeti azalınca ve Rusya’nın gittikçe güçlenerek sıcak denizlere inme durumu ortaya çıkınca Rusya üzerinde baskı kurarak Berlin’de bir kongre toplanmasına ikna ettiler ve bunun sonucunda yeni bir antlaşma yapılmasını sağladılar.
Antlaşma gereği Osmanlı devleti Ruslara önemli oranda savaş tazminatı ödemeyi, ayrıca Ermeniler lehine önemli ıslahatlar yapmayı taahhüt etti.
Reşid Bey’in raporunda belirttiği gibi de Berlin konferansında verilen taahhütler ve tavizler sonrasında yabancı ülkelerin de destek ve kışkırtmaları ile Ermeni olayları hızlanarak ve yayılarak artış gösterdi. Konunun detayları için Reşid Bey’in raporunun okunması gerekmektedir.
Belgenin okunmasındaki katkılarından dolayı Osmanlıca Tarih Edebiyat Grubu üyelerinden Hüseyin Dağ, Aşiyan Sahaf Etem Çoşkun, Sıddık Yıldız, Tüncay Bayır, Gulame Zeydin, Turan Kılıçaslan, Zafer Şık, Ah Mine’s-Siyakat Siyakat, Ehlibeyt Bendesi, Ömer Kesikbaş, Hafize Bozkurt, Nazan Olgun, Rümeysa Odabaş’a çok teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Murat D. Tosun
Arşiv Fon Kodu: Y.EE, Dosya No. 155, Gömlek No: 1, Tarihi:?image001
Her devletin idare-i umur-ı dâhiliyesini az çok müşkülata düçar eden gavailin (musibetler, belalar) her zaman mevcud bulunacağı bedihi (aşikâr) ise de bidayetde ehemmiyetsizlikle telakki edilen mes’elenin bir hal-i keşmekeşde kalması ve indifaî (püskürtme) çarelerinin aranmasında vaki’ olacak mübalatasızlıklarla (itinasızlıklarla) beraber tedabir-i müttehazenin (kabul edilen) nefsü’l-emre ve hikmet-i hükümete müvafık olmaması bilahare düçar-ı müşkilat dahi belki temadi-i (devam etmek, sürüp gitmek) hayat-ı devlet-i sektedar edecek hal-i mümkünsüzlüğü icab ettirecek kadar vahim vuku’atın zuhuruna be’is olacağı der-kârdır. Mes’uliyeti zamanımıza aid olmadığı halde emr ü tesviyesi hasbe’l-iktiza zamanımıza kalmış ve münasebet-i siyasiyesine göre bir hayli ehemmiyet kesb etmiş olan Ermeni mes’elesi bidayet-i zuhurundan beru (Ermeni meselesi ilk ortaya çıktığından beri) sür’at-i fevkalâde ile ilerü gitmeğe yüz tutmuş olduğundan ittihat olunacak tedabir-i mü’essire hakkında hükümet-i seniyye ne kadar düşünde becadır (yerindedir). Tamamıyla ta’yin-i hakikat edilmedikçe ve tedabir-i dâhiliyye ile beraber hariçden ilga edilmiş fesadın hüküm ve te’sirini Avrura’da hususuyla Amerika’da semeresiz bırakacak (etkisiz kılacak) teşebbüsat-ı mühimme mefkud (kayıp, yok) bulundukça dâhile-i ittihaz olunan tedabir daima neticesiz veya az bir müddet içün hâsıl olan muvaffakiyet-i muvakkateden (geçici başarılardan) ibaret kalacaktır. Avrupa’ya ve Amerika’ya gerek berâ-yı tahsil ve gerek itmâm-ı (tamamlamak) tecârib (tecrübeler) zımnında vaki olan azimet-i acizanem zamanlarında Ermeni mes’elesine dair efkâr-ı umumiyenin ne merkezde olduğunu her zaman tedkik etmekle bir vazife-i sadakat ve hamiyyet bildiğimden her halde cereyan eden ahvalin neticepezir  (neticelenmiş) olacağına dair vukuundan evvel bir fikri mahsus hâsıl etmiş ve günden güne alev-riz (alevlenen), iştial olan (şiddetlenen) bu mesele-i mühimmenin kesb-i şiddet etmesini mucib olan ahvali dahi keşf etmekle muvaffak olmuş isem Ermenilerin ıslah-ı hallini müeyyed (doğrulanmış, sağlamlaştırılmış) olmak üzere Berlin Konferansı müzakâratında bile lüzumsuz bir müzakere kapısı açılması Ermeni erbab-ı fesadının düvel-i ecnebiye nezdinde ittihaz etmiş oldukları mevkı’anın derecesini meydan-ı vuzuha (açıklık) isale kâfi olmakla beraber düvel-i muazzamanın bu meseleye müdahaleleri Berlin ahidnamesinin gösterdiği selahiyet icabından olmakla beraber Şark’da her devletin daha ziyade İngiltere’nin alakası bulunduğu bahanesiyle İngiltere’nin hükümet-i saireden hususuyla Fransa ve müttefiki bulunan Rusya devletlerinin müdahalesine lüzum göstermeyecek suretdeki evza’ (haller durumlar) ve hareketi Rusya ile Fransa’nın şu aralık devlet-i aliyyeyi kendilerine celb etmekle politikalarına daha elverişli gördüklerinde müdahalat-ı vakıayı canlarına minnet bilerek uzakdan seyirci kalmağı itiyad etmişlerdir. Ermeni erbab-ı fesadı ise Avrupa’nın büyük şehirlerinde müteaddid fesad komiteleri teşkil ile matbuat vasıtasıyla yalan yanlış bir takım telgraf havadisleri işa’a eyleyerek efkâr-ı umumiyeyi aleyhinde tahrik etmekdedirler hükümet-i seniyye nazar-ı dikkati en ziyade İngiltere ile Amerika’nın bu babdaki meslek-i siyasisi üzerine ittifa etmek lazım gelir ki Amerika’da bulunan devlet-i aliyye sefirinin efkâr (fikirler) u harekâtı (hareketleri) pederinin eltaf u inayet-i seniyyeye karşı tezahür eden fikriyle mukayese buyurulduğu halde malum-ı âli buyurulacağı veçhile fazla söz söylemeğe lüzum ve hacet kalmayacağı gibi müsteşarlık ve baş kitabet vazifesi ifa eden Nurkiyan Efendi kulları nan u nimet-i devlete karşu belki ibraz-ı sadakat etmek arzusu hâsıl edilmekde ise de muma-ileyhin Ermeni milletine mensub olmasından dolayı Ermeni erbab-ı ihtilalinin harekât-ı vakıalarını nazar-ı bi-kaydiye almak mecburiyet-i maneviyyesinde bulunması bunların kolayca nail-i meram olmaları ümid ve cesaretlerini günden güne tezyid (artma çoğalma) ve teşdid (şiddetlenme) eylediğinden yakında Amerika’da büyük büyük nümayişlerin vuku’l istib’ad (ihtimal vermeyiş) olunacak halatdan (keyfiyet, durum) değildir. Bu hal Londra’da dahi aynı suretle cereyan etmekde ise de orada bulunan sefaret memurlarının Amerika’daki gibi memdud bir halde olmadığına nazaran merkez saltanat-ı seniyyece her halu kârlarına vukuf-ı tam hâsıl edilmesi me’mul olub Amerika’nın hal-i hazırıyla bırakılması caiz olamayacağı efkâr u hissiyat-ı sadıkane-i abidanemden bulunduğu cihetle arz ve beyan-ı hale cesaret olunmuşdur. Ol-babda ve katıbe-i ahvalde (bütün hallerde) emr ü ferman hazret-i veliyyül emrindir.
Abd-ı Memlükleri Edirne Vilayeti Ziraat Müfettişi Reşid

Pin It on Pinterest