Kategoriler
Edirneli Şahsiyetler

Kırkpınar'ın ince işçisi Edirne'de 36 yıldır baba mesleği tenekeciliğe devam eden Mesut Yassıtepe

Kırkpınar'ın ince işçisi

Kırkpınar’ın ince işçisi
Edirne’de 36 yıldır baba mesleği tenekeciliğe devam eden Mesut Yassıtepe, Er Meydanı Kırkpınar’ın olmazsa olmazı, pehlivanların yağlanmasında kullanılan bakır ibrikleri yapan 2-3 ustadan biri olarak mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
Olgay GÜLER
Edirne’de 36 yıldır baba mesleği tenekeciliğe devam eden Mesut Yassıtepe, Er Meydanı Kırkpınar’ın olmazsa olmazı, pehlivanların yağlanmasında kullanılan bakır ibrikleri yapan 2-3 ustadan biri olarak mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Çıraklık Eğitim Merkezleri ve çağın getirdiği yeniliklerden dolayı mesleği öğretmek için eleman bulmakta sıkıntı çektiklerini söyleyen Yassıtepe, elinden geldiğince bu zanaatı devam ettireceğini dile getiriyor.
Güreşin olimpiyatı olarak kabul edilen Kırkpınar’ın vazgeçilmezi, pehlivanların yağlanmasında kullanılan bakır ibrikleri yapan 2-3 ustadan biri olan Mesut Yassıtepe, namı diğer ‘Tenekeci Mesut’ mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Tahtakale çarşısındaki ufak dükkanında 1981 yılından bu yana baba mesleğini yapan 58 yaşındaki Yassıtepe, 33 yıllık meslek hayatında hem 2 çocuğunu okutmuş hem de unutulmaya yüz tutmuş mesleğini hayatta tutmaya çalışmış.
Yassıtepe 36 yıl önce askerden gelmesinin ardından tenekecilik mesleğine başladığını belirterek, buna Kırkpınar’da pehlivanların kullandığı bakır ibriklerin imalatının da dahil olduğunu söyledi. Edirne’de söz konusu ibrikleri yapan 3 ustadan birisi olduğuna vurgu yapan Yassıtepe; “Ben 1981’den beri bu işi yapıyorum. Askerden geldim baba mesleğine devam ediyorum. Bu bakır ibrik Kırkpınar’da pehlivanların yağlanması için kullanılıyor. Bunları biz imal ediyoruz. Doğal olarak bunlar Kırkpınar’ın olmazsa olmazlarından. Biz de bu geleneğin bir parçası olarak yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.

İbrikleri yapmanın oldukça zahmetli olduğunu dile getiren Yassıtepe; “Bu bakır bize levha olarak geliyor. Geldikten sonra belli ölçülerde keserek belli desenler veriyoruz. Bununla birlikte lehimini yapıyoruz ve ardından dibini geçirip ağzını takıyoruz ve hazır hale geliyor. Aşağı yukarı bu işlem bizim yarım günümüzü alıyor el işi olduğu için. Oldukça zahmetli bir iş” diye konuştu.
Mesleği öğretmek için yetişen eleman bulmakta oldukça sıkıntı çektiklerini de ifade eden Yassıtepe; “Benden başka Hüseyin Dereli bir de Mehmet Yanarsönmez olmak üzere 2 arkadaşım daha var böyle ibrik yapan. Onlar da böyle el sanatı yapıyor. Ama ne yazık ki geriden eleman yetişmiyor. Çırak bulamı-yoruz. Özellikle çıraklık eğitim merkezi açıldığından beri pek yetişmemeye başladı. Ne yazık ki geriden gelen eleman sıkıntısı var” ifadelerini kullandı.
08 Nisan 2017 Cumartesi, 06:57
Hudut gazetesinden alıntıdır.