http://www.edirnetarihi.com/sponsor-reklamlari/reklam.jpg

Edirne Cemaati İslamiyye Tarihi



Yazar: Cengiz Bulut | Edirneli Şahsiyetler, Genel | 24 Ara 2017 | 0 Yorum

CEMAAT-İ İSLAMİYYE HAKKINDA TARİHİ BİLGİLER

1296 (M.1879) tarihinde neşrolunan Rumeli Vilayeti Kanunu 214. maddesi hükümlerine uyarak Edirne’de 1298 (M.I88l)’de Vali Sadr-ı Esbak Kadri Paşa tarafından Cemâat-ı İslâmiyye Teşkilâtı kurulmuş ve ana tüzüğü de bizzat adı geçen Paşa tarafından kaleme alınmıştır. İlk Cemâat-ı İslâmiyye Hey’eti halen Belediye Dâiresi’nin bulunduğu arsa dahilinde harap ve küçük bir evde ve bir müddet sonra yer değişikliği ile sonradan yıktırılan Esad Paşa yadigârı Saathane’de ve ondan sonra da Arslan-zâde Kadı Mustafa Efendi Kabristanı bitişiğindeki halen mevcut Çömlekçi dükkanı üstündeki dairede toplanmıştır.

    Hey’etin kuruluş tarihinden itibaren ortadan kaldırılmasına kadar yarım asra yakın bir müddet geçtiği halde ne gibi faydalı icraatlarda bulunduğuna da­ir müspet bir görüş ortaya koymak mümkün değildir. Zira dosya adına hiç bir şey yoktur. Üç dört ay önce bir tenekeci dükkanı duvarında İslâm mezarlıklarına ait haritaların asılmış olduğunu haber alarak söz konusu dükkan sahibine müracaatımda. Buçuktepe ve Uzunkaldırım Kabristanlarının Belediye Mühendisi Karabet Efendi tarafından 1303 (M.1885) tarihinde ölçekle muşamba üzerine yapılmış olduğunu gördüm. Tenekeci bu iki güzel haritayı çingene çocuklarından beş kuruşa satın aldığını söyleyerek haritaları iâde etti. Bu fıkrayı yeri geldiğinde Cemâat-ı İslâmiyye işlerine vâkıf bir zata anlattım. Derhal, haritaları hatırlayarak Belediye Mühendisi Karabet Efendi ye umum mezarlıkların ve Cemâat-i İslâmiyye’ye ait diğer müsakkafâtın haritalarının yüz elli lirayı aşkın bir ücret karşılığında yaptırıldığını ve tamamının büyük bir teneke boru içinde saklanmış olduğunu gördüğünü anlattı. 1303 (M.1885)’de atılan şu yenilik adımları cidden takdire değer ise de bu kıymetli vesikaların akıbeti acınacak bir hale sürüklendiğinden haritaların asıl nüshalarını tenekeci dükkanında bulduk. İşte kurulmasından kaldırılışına kadar geçen otuz dört sene zarfında iç nizam-nâmesi olmayan Hey’et, bir varlık gösterememiş ve dinî ve sosyal meselelerde rehber ve mürşidi olduğu İslâm kitlesine yarayan bir iş görmeye muvaffak olamamıştır. Bu muvaffakiyetsizlik de gerçi Sultan Abdulhamid’in kuruntularıyla karışık saltanat döneminin çok fazla tesiri hatıra gelir ise de 98 tarihinden sonra başta Kadri Paşa bulunduğu halde Hacı İzzet ve Arif Paşalar gibi teşkilât ve yeniliklere taraftar valilerden istifâde edilmesi mümkün idi.

      Molla Cezzar-zâde Dilâver Bey merhumun Belediyede işlerinde başarılar elde etmesi yaptığı işlerle sâbittir ki. Cemâat-ı İslâmiyye Hey’eti de faaliyete doğru yürümek arzusunda bulunsa idi her halde bazı faydalı başarılara rastlanıl­ırdı. fakat üzülerek belirtmek gerekir ki, çeyrek asrı aşkın kıymetli senelerin ziyan edilmiş olduğu hemen aynı tarihte Bulgaristan’da kurulan Cemaat-ı İslâmiyye Hey’etlerinin serveti ve malî varlıklarının bolluğu ile anlaşılmaktadır.

      Dünya savaşı başlangıcında kaldırılarak Vakıflar İşleri Müdüriyyetine devredilen Cemâat-ı İslâmiyye Hey’etinin tekrar oluşumu yönünde mütareke devresi başlangıcında bir hareket meydana gelmesiyle seçimlere başlanılarak belde müftüsü Hilmi Efendi başkanlığına tayin kılınmıştır. Aşağıdaki kişiler ise üyelerdir:

Başkan; İl müftüsü Hilmi efendi

 Ahmed Bey     Eşraftan,

Balıaüddin Efendi Şeyh Galib Efendi-zâde Tüccardan,

Maksud Bey-zâde Derviş Bey Eşraftan,

Büyük Hacı İbrahim Bey Eşraftan,

Küçük Hacı İbrahim Bey Eşraftan,

Hacı Emin Bey-zâde Ahmed Bey    Eşraftan,

Fuad Bey Belediye Reis-i esbakı     Eşraftan.

Debbağhaneli Hafız Mehmed Efendi      Tüccardan,

Mûytûb Kamil Ağa  Tüccardan,

Cemal Bey Hoca Salim Efendi-zâde

    Hey’ete çalışmaların artırılması hususunda emeklilerden Miralay Mustafa Bey ve emeklilerden ticaretle uğraşan Hüsnü ve Terzi Şevket Efendiler, Belediye azası yardımcıları sıfatıyla devam etmişlerdir.

     Bu zevat memlekette iffet ve isimleriyle tanınmış şahıslar olup, ihtiyaçları bilir ve görüşlerinden faydalanılır şahsiyetlerdir; fakat Mustafa Bey istisna edilecek olur ise siyasiyat, iktisadiyât, ahlâkiyât ve hukuk ilmi tahsil etmiş veya Üniversite tahsilini tamamlamış zevat yoktur. Cemâat-i İslâmiyye gibi görevlerine inanmış hangi millî meclisler vardır ki, bu gibi zevatın varlığına gerek duymasın. Çağa ait ihtiyaçlar, çağdaş şahsiyetler ve faaliyetler ister.

     1336(1920) senesi Temmuzunda başlayan siyasi devrimleri takiben kurulan kraliyetin yeni hükümetince, belde müftüsü Hilmi Efendi’nin görevden alınmasıyla Gevgili (Gevkili) eski müftüsü Mustafa Hilmi Efendi hükümet tarafından belde müftüsü tayin olunarak önceden olduğu gibi Cemâat-i İslâmiyye Hey’eti başkanlığı görevini de üstlenmiştir. Mustafa Bey’in Belediye Riyasetine ve Büyük Hacı İbrahim Bey’in Milletvekilliğine seçilmesi ve tayinleri, bazı üyelerin istifaları Hey’etin yeniden oluşmasına sebep olmuştur.Önemli bir görev olan Müftülük makamı görevinden başka Mahkeme-i Şer’iyye işlerine başkanlık gibi diğer görevlerinin de kendisinde toplanmasından dolayı (bazı delillere göre) işlerin akışının yavaşladığı kanâati oluştuğundan görev bölümü yapılarak Cemâat-i İslâmiyye Hey’eti müstakil bir idare hey’eti haline getirilmiş ve başkanlığı eşraftan merhum Hamdi Bey torunu hukuk mensuplarından Cevdet Bey’e bırakılmış ve üyeliklerine de aşağıdaki şahıslar getirilmişlerdir.

Başkan; Cevdet Bey Hukuk mensuplarından

Ziya Bey Hukuk mensuplarından-Tüccar,

Ahmed Bey Hammamî-zâde-Meslekten yetişme hükümet memuru-Ticaretle meşgul,

İsmail Efendi Mühendis,

Mustafa Efendi Kürsü Şeyhi,

Hamid İlyas Bey Dârulfünun Mezunu – Muallim(Öğretmen),

Sadi Galib Bey Dârulfünun Mezunu – Muharriri Yazar),

Hafız Cemal Efendi İl İdare Meclisi Eski Başkâtibi,

Doktor Ali Bey Doktorlardan,

Ahmed Bey Eşraftan (Reşid Bey-zâde),

Hüsnü Efendi Emekli -Tüccardan.

Halen görevlerini yürüten bu Heyet, kendilerinden önceki ihtisas yeknesaklığını ortadan kaldırmıştır; zira üyeleri arasında çağdaş tahsillerini tamamlamış gençler bulunmakla beraber başkanlık makamını elde eden zatın hukukçu olması, yabancı dillere vukufu ve tecrübeli, meslekten yetişme hükümet memurlarının, ilim erbabının ve ticaret mensuplarının bulunmaları bu yibi topluluklarda varlığı lüzumlu olan ihtisas çeşitliliği oluşturup, sağlamlaştır­dığından Allah’ın yardımı ile başarılı olmaları ümit edilmektedir.

Hey’etin mevcut ve vakıftan döndürülmüş camiler, mescidler ve diğer emlâkinden tarihi bilgileri, şimdiki şekil ve özellikleri ile haritalarını ihtiva eden bir dosyası mazbut ve mevcut olduğundan yazarın (yani bendenizin) ihtisasına müracaat olunarak memurlar topluluğu arasında bu dosyayı meydana getirmek üzere Müfettiş sıfatıyla görevlendirildim.

Dr.Rıfat Osman       (16 Kanun-ı sânî 1921)

dr

Kaynak;

Edirne Evkâf-ı İslâmiyye Tarihi Camiler ve Mescitler / Dr.Rıfat Osman

Edirne Tarihi Araştırmacısı. www.edirnetarihi.com sitesi kurucusu.

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi..

Yorumlar

Edirne Hava Durumu

booked.net

Yazılarımız Mailinize Gelsin

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Ziyaretçi İstatistikleri

  • 325Bu gönderi:
  • 1450736Sayfa Okunması:
  • 144Bugün okunanlar:
  • 9152Aylık okunma:
  • 857304Ziyaretçi Sayımız:
  • 117Bugün kü ziyaretçiler:
  • 216Dünkü ziyaretçiler:
  • 6314Aylık ziyaretçi:
  • 0Şu anda online olan ziyatçiler:

.