http://www.edirnetarihi.com/sponsor-reklamlari/reklam.jpg

Edirne Şiiri



Yazar: Cengiz Bulut | Cumhuriyet Dönemi, Genel | 22 Kas 2017 | 0 Yorum

Üstad Arif Nihat Asya’nın Şubat 1976 da Hisar dergisinde yayınlanan Edirne Şiiri;

                              Edirne

Biz ne zengin haritalar Gördük Arda’lı, Tuna’lı

Ki o günler bir Edirne Vardı köşeli dayalı;

Dalları altın yemişli  Kuşları altın gagalı…

Yuvalar vardı, şen şakrak,Ağaçlar vardı yuvalı…

Tası ayetli, oyalı Sular içerdik şifalı…

Balkan’da dağlar tepeler, öbek öbek. oymak oymak…

Dağları aşıp Tuna’da, Kanad kanad ordu yaymak

Uçmak Tuna’dan Vardar’a,Vardar’dan Vistül’e kaymak…

Sonra, ne acıdır bir gün, Tunca’yı Tuna’ya saymak.

Fetih günlerinin burdan, Kanatlanırdı kartalı;

Burdan giderdi ordular, Debdebeli, tantanalı!

Kahramanlar vardı, beller Kuşaklı, eller palalı…

Söyle bir bana ne dersin, Kolu bükülmez Adalı !

Bu ellere taçlar teslim, Etti kayzeri, Kıralı!

Sormayın: Edirne kimdi?  Bereket taşan mevsimdi;

Belki senin kız kardeşin, Belki benim sevgilimdi…

Edirne, dilber Edirne, Kıyık’ta yatıyor şimdi…

Nerde o bahtiyar yıllar, Kırkpınar’lı, Kakava’lı;

Pazarları devayı misk, Missabunu, oğul balı?

Alipaşa çarşısından,Taşarken dağlı, ovalı

Edirne ovasındaydı, Istıranca’nın merali…

Ki kına gecelerinden, Eller dönerdi kınalı!

Kızlar, Elmas’lı, Pembe’li ! Kızlar.. Ayşe’li, Fatma’lı!

Aksa da Tunca’yla Meriç,Yine kıvrıla bükûle.

Ne yapı kalmış, ne nüfus,Göçe göçe, öle öle…

Bülbüller ağıttır artık, Bülbülada’sında bile !

Ne Sarayiçi’nde saray, Ne Kaleiçi’nde kale!

Yıkmaya gel. yıkmaya gel; Bir sen eksiktin zelzele!

Yıkılmış eski konaklar, Kırk odalı, kırk sofalı…

Hıçkırıklar var boğulmuş,Çeşmeler var ağlamaklı.

Talihsiz Edirne sanki, Yanıkkışla’da cezalı…

Bir çobandır boynu bükük, Tunca’ya düşmüş kavalı…         Bu kadar Öksüz kalmadı, Meriç’im Meriç olalı.

Şimdi gülenler yolcudur, Boynu bükük buralı!

Tarih, akın, fetih, destan,Yalan oldu, hepsi yalan!

Kitaptan kitaba dolan, O şanlı hatıralardan.

Kırık mezar taşlarıyla, Kırık çeşmelerdir kalan!

Artık ne Meriç’te yelken,Ne Tunca boyunda yalı!

Yeniimaret sellerde, Ve “Sittisultan” kapalı!

Dilber Selimiye bile, Sol memesinden yaralı!

“Lâri Çelebi” dökülür, Süleymaniye yamalı!

Kurtlar ziyarete gelir, Zavallı Köse Mihal’i

Gidenlerin hangisine, Hangisine ağlamalı?

Edirne tarihini sil, Ve yaz Edirne masalı!

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi.. ,

Yorumlar

.

Yazılarımız Mailinize Gelsin

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Ziyaretçi İstatistikleri

  • 215Bu gönderi:
  • 1380786Sayfa Okunması:
  • 31Bugün okunanlar:
  • 4567Aylık okunma:
  • 814345Ziyaretçi Sayımız:
  • 24Bugün kü ziyaretçiler:
  • 110Dünkü ziyaretçiler:
  • 3285Aylık ziyaretçi:
  • 2Şu anda online olan ziyatçiler:

.