http://www.edirnetarihi.com/sponsor-reklamlari/reklam.jpg

EDİRNE TARİHİ Dr.Rifat Osman



Yazar: Cengiz Bulut | Genel, Osmanlı Dönemi | 28 Kas 2017 | 0 Yorum

EDİRNE TARİHİ

-1-

Siyâsî, iktisâdî, askerî ve ilmî bir hayli tahavvülat ve inkılabâta uğrayan şehirlerden biri de Edirne’dir. İleride tafsîl olunacağı veche üzere Trakların bu toprakları muvâsalatlarıyla beraber te’sis eyledikleri şehirlerden biri de bu mevki’de idi. Şehrin tarihini ve vilâyetin de bir tarihçesini bu günden itibaren neşre başlayacağız.

Edirne şehri hakkında muhtelif müellifîn tarafından yazılan âsâr şunlardır.

(1) Enîsü’l Müsâmirîn- (1040) tarihinde Edirne’de Emir Kadı Medresesinde müderris olan Edirne’li Hibrî Abdurrahman Çelebi’nin Edirne şehri hakkında (1046) tarihinde tahrîr ettiği bir eserdir. Edirne’de bu eserin iki nüshası mevcut olub birincisi Mevlevihâne postnişîni Şeyh Selahaddin Efendi’nin kütüphânesinde mahfuz olup (Enîsü’l-Misafirîn) ismindedir. İkincisi de Belediye Reisi Şevket Bey’in kütüphânesinde mahfuz olup (1130) tarihlerinden mukaddem tebyîz edilmiştir. Bu eserin ismi de (Enisü’l-Müsamirîn)’dir. Bu tarihçenin ismi Kâtip Çelebi’nin (Keşfü’z-zünûn) nam eserinin (169) ncu sahifesinde (Enisü’l-Müsamirîn) olarak mukayyeddir.

(2) Edirne Bostancıbaşılarından Suhte(?) Hacı Ali Ağa’nın oğlu Edirne’li Örfî Mehmed Ağa’nın üçüncü Sultan Mustafa Han’a takdîm etmek üzere cüz’i ilâveler ile Enisü’l-Müsamirîn’den telhîsan kaleme aldığı Edirne tarihçesidir.

(3) Trakya hakkında tedkîkât-ı tarihiyyede bulunan Muallim Edirne’li Lambosyadis Efendi’nin kütüphânesinde mevcut olup İgnaryu Hacı Enzu) nâmında bir ruhânînin Edirne me’âbedine dâir yazdığı eserdir.

(4) Vak’a Nüvis Şeyhî Efendi’nin (Vekayîi’l-füzelâ) nâmında üç cild üzerine müreteb eserinin (Edirne) kısmıdır.

(5) Edirne’li Ahmed Bâdî Efendi merhûmun Enîsü’l-Müsamirîn vâdisinde üç cilt olarak kaleme aldığı (Riyâz-ı Belde-i Edirne) nam eser-i mu’teberidir ki gayri matbû’dur.

(6) Belediye Reisi Şevket Beyin (1309) senesinden itibâren Edirne Vilâyetinin 1315, 1317, 1319 seneleri sâlnâmelerinin tarih kısmında cem’ ve tasnif eylediği târihçedir.

Bu âsâra müracaat etmekle beraber izah ve ilâvesi lâzım gelen mâlûmatı da cem’ ile (Muhtasar Edirne Tarihi) ünvânıyla kaleme alınan bu eser Edirne vilayeti ve şehri için bir (Rehnümâ) vazifesini ifâ edecek ve tedkikât-ı muhtelifede bulunacak zevâta da bir (delil) olacaktır. 

Bu esere ayrıca bir mukaddeme yazmayarak (Abdurrahman) Çelebi’nin gayri matbu’ olan (Enîsü’l-Müsâmirîn) nam eserine yazdığı mukaddemeyi vesile-i rahmet olmak üzere aynen nakl edeceğim.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Mehamîd-i bi-intihâ ol bâsitü’l-arz refi’ü’s-semâ dergâhına lâyık ve sezâdır ki rûy-i zemîn bilâd ve kurâ ile ma’mur ve abadân eyleyip zümre-i elsine-i mütezelzel ve mekan eyledi ol mazhar “ve lekad keremnâ benî âdem” olan mahluk-ı mükerremi medenî bi’t-tab’ eyleyip min ledün ebîhim Âdem Aleyhisselam güzerân eden kurûn ve a’sarda binây-ı emsar ve icray-ı enhar â’mâline ikrar-ı tâm ile kıyam üzerine mecbûl kılınmakla derece-i arz [..] ve’l-arz ebniye-i azîme ve âsâr-ı cesîme ile memlû ve meşhûn olup ashâb-ı ibsara mucib-i itibâr olmuşdur. Hususan güzide-i fırka-i insan olan ehl-i iman beyninde nice ashab-ı hayrât ve müberrat lâ ye’ud velâ-yuhsa me’âbid ve mesacid ve medâris ve râbıtân bina eyleyip her birinde ashab-ı itaat envâ’ ibadâta müştagil(?) olup ala yevmi’l-kıyâme cenâb-ı hâlık için kâdir-i mutlak hazretlerinin zikrini tekrar ve kudret ve hikmetine sarf-ı enzar ve efkar ederler . [..] 

Cihanda devlet anındır ki dâim
İbadât-i hüdâya ola kâim
Kemâl-i kudretinden hayy ve hâlık
İdübdür zümre-i insanı nâtık
Ki zikr edüp hemişe hikmetini
Tefekkür ede dâim kudretini
Basar verdi olub anınla nazar
Göre her şeyde sani’i hakkı zâhir
Dahi gûş eyledi ihsân Allah
Kelâmın gûş edesin ta ki her gâh
Anınçün cevher-i akıl etti ihsân
Ki kârın ola dâim ilm u irfân
Sakın bu cevheri itlâf etme
Bulup kadrin râh-ı hüsrâna gitme
Yürü ol gâh raki’ gâh [..]
Mekân-ı menzîlin olsun mesâcid
Dilinde zikr-i hakk olsun hemîşe
Gönlünde fikri olsun sana pîşe

Nesir – Ve cevâhir zevâhir-i teslîmat bî-şimâr ol mahbûb cenâb-ı hazret-i perverdigâr şefi’ü’l-müznîn resûl-ü rabbi’l-âlemîn bize âhirü’z-zamân şifa-i derd-i dil (?) dermanden melcei’l-ümmet (okunamamışdır) fî’l-yevm el-cezâ’ a’nâ cenâb-ı Muhammed Mustafa aleyhi’s-salâvâtullah el-melîkü’l a’lâ hazretlerinin merkad-ı münevverlerine ibsâr ve senâ olsun ki alâ yevmü’l-kıyame şer’-ı pâk ve mazhar-ı mânend âb revan her diyâra revan ve [.. ..] dîn-i metîni sevâd-ı âzâm gibi melcen ehl-i imân olmuşdur.

Doktor Rifat Osman

Pazartesi 31 Mart 335 – 1919  TRAKYA PAŞAİLİ

(Çeviren : Yılmaz Akçaalan – 24.07.2017)  

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi.. ,

Yorumlar

.

Yazılarımız Mailinize Gelsin

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Ziyaretçi İstatistikleri

  • 348Bu gönderi:
  • 1380786Sayfa Okunması:
  • 31Bugün okunanlar:
  • 4567Aylık okunma:
  • 814345Ziyaretçi Sayımız:
  • 24Bugün kü ziyaretçiler:
  • 110Dünkü ziyaretçiler:
  • 3285Aylık ziyaretçi:
  • 2Şu anda online olan ziyatçiler:

.