http://edirnetarihi.com/duzenleme1.png

EDİRNE’DE ASKERİ YAPILAR – Engin Koç



Yazar: Cengiz Bulut | Cengiz Bulut Yazıları, Genel, Osmanlı Dönemi | 01 Ara 2012 | 0 Yorum

Engin Koç

Edirne’de askeri amaçlı yapıların en eskileri, Edirne Surlarıdır. Roma İmparatoru Hadrianus(117-138) döneminde savunma amaçlı inşa edilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde bir süre silah ve mühimmat deposu gibi amaçlarla kullanılan yapıların günümüzde bazı kalıntılarını görmek mümkündür. Surların genel görünüşü, şehri çevreleyen dikdörtgen biçiminde bir kale, kalenin dört köşesinde dört yuvarlak burç ve her burcun arasında on iki ufak kule ile yedi adet kapıdan oluşmaktaydı. Fakat bu yapılardan günümüze dört köşe kulesinden biri, Makedonya kulesi gelebilmiştir. Birçoğu yıkılan surlara ait yapı malzemesi 19.yüzyıl resmi yapılarında kullanılmıştır. Bu yapı malzemelerinden azami derecede faydalanılarak yapılan kışlalar: Mahmudiye Kışlası (Piyade, Edirne Kapalı Cezaevi), Süvari kışlası (General Fahri Özdilek kışlası, Tunca Kışlası), Karaağaç Kışlası (General Celalettin Alkoç Kışlası), Askeri Hastaneler: Demirtaş Askeri Hastanesi (Timurtaş Asker Hastanesi), Merkez Askeri Hastanesi, Askeri Okul: Mektebi İdadi, Harbiye (General Kemal Tanca Kışlası) Karargahlar: Daire-i Müşir (Tümen Karargahı), Redif Dairesi (General Adil Alpay Kışlası)
Birçoğu günümüzde de sağlam olan savunma mevzileri, tabya ve bu tabyalara ait pavyonlar, II.Mahmut döneminde, Edirne’nin Rus atlılarına karşı, 1828/29 yıllarında yapılmıştır.
1829 yılında yapılan toprak tabyaların, 1877-78 yılında tabyalar kagir ve meşe ağaçlarıyla güçlendirilmiştir. İnşasına II.Abdülhamit döneminde de devam edilen 24 adet tabya, Edirne şehir merkezinin etrafını ortalama 5-6 kilometrelik bir yarıçap ile çevrelemektedir. Bunlar: Küçük Taş Ocağı, Büyük Taş Ocağı, Ayvazbaba, Bağlarönü, Cevizlik, Kestanelik, Yıldız, Topyolu, Kavgaz, Hıdırlık, Abdurrahman Ağa, Aynalı, Başhöyük, Kemerler, Karagöz, Bosna, Demirtaş, İstasyon, Orta ve Arda tabyalarıdır.
Edirne ve çevresinde Osmanlı Dönemi’nde inşa edilen ait karakol yapılarından günümüze ulaşan olmamıştır.
Edirne’de kışla ilk olarak I.Murat döneminde yapılmaya başlanmıştır. Edirne başkent olduktan sonra Sultan Selim Cami civarındaki, Kavak Meydanı’nda Yeniçeri odalarının olduğu bilinmektedir. İstanbul başkent olduktan sonra Edirne’nin güvenliği için Muradiye Mevlevihanesi yakınlarında olduğu belirtilen 40 yeniçeri odası ile bir acemi oğlan ocağından günümüze ulaşan olmamıştır. Savaş zamanında iki, üç bin askerin kalacağı kışlalar, II.Mahmut zamanında(1827) Süleyman Paşa Mezrası denilen yerde yaptırılmıştır. İnşaa edilen bu askeri kışlalar 1876-1888 yılları arasında yandığından ikinci kere inşaa edilmiştir. Söz konusu kışla, geçirdiği yangınlardan dolayı, Yanık Kışla adı ile anılmaktaydı. Kışlanın adı daha sonra Mahmudiye Kışlası olarak değiştirilmiştir.
“Edirne Rehnüması” adlı eserde, süvari kışlaları ve ahırların değişik zamanlarda Sultan II.Abdülhamit tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Süvari Kışlası ve Ahırları’ndan günümüze kadar ulaşan binalar, bir dönem Tekel tütün ambarları olarak da kullanılmıştır. Söz konusu binalar Cumhuriyet döneminde General Fahri Özdilek Kışlası (Tunca Kışlası) olarak kullanılmış ve Nisan 2005 tarihinde Trakya Üniversite’sine devredilmiştir.
Karaağaç Kışlası olarak bilinen General Celalettin Alkoç Kışlası’ndaki, Osmanlı Dönemi’ne ait binaların inşa tarihini tam olarak tespit etmek mümkün olmamıştır. Bina üzerinde sonradan yerleştirilmiş mermer bir levha üzerindeki yazıda, binaların Mahmut Şevket Paşa tarafından 1911-12 yıllarında yapıldığı belirtilmektedir. Binaların Ulusal mimari döneminin özelliklerini taşıması bu tarihlendirmeyi desteklemektedir.
Edirne’de askeri lise ilk olarak 1846 yılında Tekfur Sarayı arsası üzerine inşa edilmiştir. Daha sonra Edirne Askeri Lisesi, 1871 yılında yapımı tamamlanan günümüzde Harbiye Kışlası olarakda bilinen General Kemal Tanca Kışlası’na taşınmıştır. Bu bina Padişah Sultan Abdülaziz devrinde ve Hurşit Paşa’nın Edirne Valiliği sırasında Acemi Oğlanlar Kışlası olarak kullanılan arsa üzerine inşaa edilmiştir. Binanın zamanla ihtiyaçları karşılayamaması nedeniyle, 1896-97 tarihlerinde binanın
Muradiye Caddesi’ne bakan cephesine ek bina yaptırılmış ve bugünkü halini almıştır. Edirne’de kurulan diğer askeri okul, II.Abdülhamit tarafından II.Murad’ın yaptırdığı Araplar Hanı arsası üzerine yaptırılan Askeri Rüşdiye’dir. Okulun şu anda mevcut orduevinin bulunduğu yerde olduğu değerlendirilmektedir.
Kışlalar dışında askeri hastaneler konusunda da zengin bir geçmişi olan Edirne de yapılan çalışmalarda bulunan kalıntılardan hareketle ilk askeri hastanenin II. Mahmut döneminde kurulduğu düşünülmektedir. Haziran 1826 tarihinden sonra kurulan Asakir-i Mansure Muhammediye için 2-3 bin kişilik bir kışla yaptırılmış ve bu kışla için gerekli olan askeri hastane de, kışlaya yakın Eski Bostancı Kışlası’nın tamir edilmesiyle, hizmete sokulmuştur.
IV.Mehmet döneminde eski sarayın bahçesine, Edirne Sarayı’ndan tedavi ve dinlenme amacıyla gönderilen hastalar için yapılmış olan odalardan kalan yapılar önemli değişikliklere uğrayarak askeri hastaneye dönüştürülmüştür. Yapılan arşiv incelemesinde, bu yapının Asakir-i Redif-i Şahane Hastanesi olduğu tespit edilmiştir. Bu hastaneden günümüze hiçbir kalıntı ulaşmamıştır.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında, Sultan Abdülhamit’in emriyle, Piyade Kışlası’nın(Mahmudiye Kışlası) yakınında, 1887 yılında yapımına başlanan Edirne Merkez Asker Hastanesi, 1889 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Hastanenin ortasında bir avlu mevcut olup, bina eski hastaneler modelinde yapılmıştır. Bu hastanenin, güney cephesine ait duvar kalıntısı dışında aslına ait hiçbir şey yoktur.
Aynı tarihlerde Edirne demiryolu yakınlarında ve hat bitişiğinde bir ana bina ve iki kanatlı binadan oluşan hastane yapılmıştır. Bu hastane Karaağaç Asker Hastanesi denilen, Demirtaş Asker Hastanesi’dir.(Timurtaş) Yapı elemanları sağlam fakat kullanılamaz durumda olan bina onarım ve restorasyon beklemektedir. 1889 yılında II.Abdülhamid tarafından yaptırılan hastane binası, sırasıyla Astsubay Okulu, İlkokul, Köy Enstitüsü ve Göçmen Misafirhanesi olarak kullanılmıştır.
Trakya ve Balkanlardaki birçok askeri birliğin karargahı olarak kullanılan Müşirlik Binası(Tümen Karargahı) 1897 tarihinde halkın da yardımıyla, şehir merkezinde yapılmıştır. 1899-1913 yıllarında karargah olarak kullanılan bina 1913 yılında kısa bir dönem Mısır Hilal-i Ahmer’ine hizmet vermiştir. 1913 yılından günümüze değin bir çok farklı işlevde kullanılan binanın; komutanlık karargahı, askerlik şubesi gibi askeri kullanımları dışında, vali konağı gibi kamu alanıyla ilgili kullanımlarına da rastlanmıştır. Dönemin karargah binası olarak kullanılan diğer bir yapısı ise Baba Demirtaş Mahallesi Sanayi Caddesinde, Sanayi Kışlası olarak da bilinen, günümüzde de Trakya Üniversitesi Sağlık meslek Yüksek Okulu’dur. Buradaki binaların geçmişi, hastalar için yapılan odalara dayanır. Edirne Sarayına tedavi ve dinlenme amacıyla gönderilen hastalar için yapılan odalar, 1877-78 yılında askeri hastaneye dönüştürülmüştür. Kayıtlarda geçen Askeri Hastane’den günümüze sadece girişteki kemerli açıklık ve kitabesi dışında hiçbir şey kalmamıştır. Bu alan üzerine 1906-1907 yılında karargah hizmeti yürütülen redif dairesi ve depo binası yapılmıştır. Bu binalar Trakya Üniversitesi’ne devredildiği tarihe kadar General Adil Alpay Kışlası olarak kullanılmaktaydı.

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi..

Yorumlar

Translate

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Edirne Kitaplığı Kataloğu

e-bülten üyeliği

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

.

İstatistik

  • 1039Bu gönderi:
  • 719094Toplam okunan:
  • 447Bugün okunanlar:
  • 5521Aylık okunma:
  • 381915Toplam ziyaretçi:
  • 228Bugün kü ziyaretçiler:
  • 4Şu anda online olan ziyatçiler:

Ziyaretçi Haritamız

Edirne Hava Durumu

Mynet

Edirne Tarihi E-Mail Girişi