Edirne’deki Osmanlı Dönemi MezarlıklarıKategori: Cumhuriyet Dönemi, Genel, Güncel, Roma DönemiEklenme Tarihi: Eyl 22nd, 2011Ekleyen: CengizOsmanlı Mezar Taşları Edirne’de hâlâ ayakta kalabilmiş cami hazireleri ve müstakil mezarlıklar ile mezarlık olduğu bilinen fakat tamamiyle tahrip olmuş alanlar bulunmaktadır.
2. Grup içerisinde değerlendirebileceğimiz mezarlıklar arasında yer alan Nazırçeşme Mezarlığı; Edirne-İstanbul Yolu’nun sağ ve solunda yer almaktayken İstanbul’a gidiş yönünün sağında yer alan bölümtamamiyle ortadan kaldırılmış, halen otopark olarak kullanılmaktadır. Yolun sol tarafında yer alan bölümde ise; Mimar Sinan’ın torunu Fatma Hatun’un lahdi ile birlikte Dr. Rıfat OSMAN’ın mezarının baştaşı, örnekleri çok az görü len 2 yeniçeri mezartaşı ve değişik tarihli birçok lahid ve mezartaşı yer al maktadır. Burada yer alan lahidler ve mezartaşları arasında bizce en önemlileri: 981 H. (M. 1573) tarihli Fatma Hatun’un lahdi ile 1148 H. (M. 1735) tarihli Yeniçeri Mehmed ve 1206 H. (M. 1791) tarihli Yeniçeri Emin’e ait olanlarıdır. Bu mezarlıkta yer alan bazı mezartaşları, Edirne Mezartaşlarının korunması için büyük çabalar göstermiş Hikmet Turhan DAĞLIOĞLU tarafından 1930′larda Edirne müzesi’ne kaldırtılmıştır Bu mezarlıkta üzerinde durulması gereken bir diğer tahribat da; bilgisiz kim seler tarafından yapılan onarımları döneminde olmuş, erken tarihli mezar taşları 18-19. yüzyıllardan kalma lahidlerin üzerlerine dikilmiş, yeniçeri mezartaşlarına da dayanacakları beton sandukalar eklenmiştir, yapılan bu yanlışlıkların şahide ve lahidlerin orijinalliklerini bozduğu gibi araştırma cıları yanıltıcı bir rol de üstlenmektedirler. Selimiye Camii haziresinde yakın zamana kadar ayakta olan birçok şahideden günümüze sadece, kare baldaken türbe içerisinde Sultan II. Ah met’in oğlu Küçük Selim’in, Yüzbaşı Reşit Bey’in mermer lahdi, Cevad Seyid’in mezartaşı ile Edirne eski belediye başkanlarından Dilaver Bey’in mezartaşları kalmıştır. Bu hazirenin güney-doğusunda bir biri üze rine istiflenmiş, pek çoğu kırık, değişik tip ve tarihli yüzlerce şahide bu lunmaktadır. Yine bu grup içerisinde inceleyebileceğimiz Darülhadis Camii hazi resinde bulunan türbeler içerisinde II. Murad, II. Mustafa, III. Ahmed’in oğulları ve kızları medfundur Bu lahidlerin bir kısmının baştaşları kırılmış, üzerlerine yakılan mumlar nedeniyle de kitabelerin bir bölümü okunamaz hale gelmiştir. Aynı hazirede yer alan bir başka lahid de eski Edirne Valilerinden Karaman Bey’e aittir. Bunların dışında erken tarihli 2 şahide bulunmaktadır. Aynı grup içerisine aldığımız bir diğer hazire de Sarıcapaşa Camiininkidir. Bur ada bulunan mezartaşları arasında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ile Budin Valisi Me l ek İbrahim Paşa’nın baştaşlarının yanısıra, Edirne Sarayı Kapıcıbaşısı Mehmet Ağa ve yakınlarının lahidleri bulun maktadır. Bu yapının haziresi; muhtemelen Devlet Hastanesi’nin yapımında büyük çapta tahribata uğramıştır. 17-18. yy. mezartaşlarının ağırlıkta olduğu Kadı Bedrettin Camii hazıresinde az sayıda erken tarihli mezartaşı da bulunmakt adır. Oldukça harap durumda olan Yahya Bey (Kirazlı) Camii ‘nin ihata duvarlarının büyük bir bölümü yıkık olduğundan burada da tahribat çok büyük olmuş, bu hazireden günümü ze çok az örnek gelebilmiştir. Selimiye Camii ‘nin güney-doğusunda yer alan Atik Ali Paşa Camii haziresinin mihrap yönünde bulunan mezartaşları günümüze kadar gelebilmişken, yakın geçmiş te Kuzey ve kuzey-batı yönünde yer alan mezar taşları tamamiyle ortadan kaldırılmış ve buraları yeşil alan olarak düzenlenmiştir. İkinci Beyazıd Külliyesi’nin doğu yönünde yer alan ve halk arasında Saraçhane Mezarlığı olarak adlandırılan mezarlık da oldukça kötü durum dadır. Bir bölümü ekime açılarak tahrip edilmiş, şahidelerin büyük bölümü kırılmış, birkısmı toprağa gömülmüş, birkısmı da yabani otlar arasında kaybolmuştur. Kirişhane Semtinde, Tunca Nehri’nin hemen kıyısındaki Kasımpaşa Camii haziresindeki şahidelerin tümü serpuşları kırılarak tahrip edilmiştir. 3.Grup içerisinde alabileceğimiz, diğerlerine oranla orijinalitesini günümüze kadar koruyabilen hazirelerden; Muradiye Camii ‘ninki Edirne’deki en yoğun mevlevi ve bektaşi mezartaşlarının bulunduğu haziredir. Bunların yanısıra 18-19. yüzyıldan günümüze gelmiş, taçkısmı natürmort süslemeli çok sayıda şahide burada yer almaktadır. Edirne mezartaşlarında, insan elinin yaptığı tahribatın yanısıra doğa nın da büyük tahribatı söskonusudur. Özellikle Tunca nehri kenarında yer alan yapıların hazirelerindeki mezartaşları üzerinde, oldukça yoğun bir yosun tabakası oluşmuş, bu da kitabelerde okumayı zorlaştırmaktadır. Bu tür tahribatın görüldüğü Gazimihal Camii haziresinde yer alan mezartaş larının büyük bir bölümü yosunlardan görülmeyecek hale gelmiştir. Bu hazirede 6 yeniçeri mezartaşının yanısıra Haseki Sancaktarı Mezartaşı özellikle korunması gereken örneklerdir. Gazimihal Köprüsünün güney-doğusunda yer atan Şah Melek Camii haziresi de doğal tahribatın dışında insan elinin tahribatından uzak kal mıştır. Bu hazirede Şah Melek Paşa’nın Lahdi ile yerinden çıkarılmış ve her an tahribata hedef olabilecek 1 yeniçeri mezartaşı ile 18-19. yüzyıl örnekleri yer almaktadır. 19-20. yüzyıl başlarına tarihlenen asker mezartaşlarının yoğunlukta olduğu Üç Şerefeli Camii Haziresi, askeri bölge içerisinde yer alması nedeniyle araştırma zorluklarına rağmen doğal koruma altındadırlar. Kaynak:http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/1255/14447.pdf
Konu Yazari: Cengiz (Cengiz ) ... Yorum Yap |
Ziyaretçi İstatiğimiz
Meta Sevdiğimiz Linkler |