http://www.edirnetarihi.com/sponsor-reklamlari/reklam.jpg

EDİRNE’DEKİ OSMANLI DÖNEMİ MEZARTAŞLARININ KORUNMALARI ÜZERİNE Cebe ÖZER



Yazar: Cengiz Bulut | Genel | 28 Kas 2017 | 0 Yorum

EDİRNE’DEKİ OSMANLI DÖNEMİ
MEZARTAŞLARININ KORUNMALARI ÜZERİNE
Cebe ÖZER*
14. yüzyılın üçüncü çeyreğinde, 1. Murad tarafından Osmanlı Topraklarına
katılan Edirne1, 1453 yılında İstanbul’un fethine kadar Osmanlı
Devleti’ne başkentlik etmiştir.
Fetihten sonra Edirne’de yoğun bir yapılaşma faaliyeti başlatılmış,
cami, han, hamam, köprü ve şifahane gibi değişik amaçlı yapıların inşaası
ile şehir bir Türk Kenti görünümü kazanmaya başlamış, cami hazineleri
ile başlayan mezarlıkların oluşumu, şehrin değişik bölgelerindeki müstakil
mezarlıklar ile bu bütünün tamamlayıcıları olmuştur.
İ9. yy. ortalarına kadar korunagelen bu bütünlükte, bu dönemden itibaren
bozulmalar görülmeye başlamış, birçok yapı ile birlikte hazineler de
tahrip edilmiştir2.İçinde bulunduğumuz yüzyıl bu tahribatın daha da yoğunlaştığı
bir dönem olarak sürerken, mezartaşlarının korunmalarına yönelik
çabalar çok küçük boyutlarda kalmaktadır.
1991 yılı içerisinde, Edirne’de hâlâ ayakta kalabilmiş cami hazineleri
ve müstakil mezarlıklar ile mezarlık olduğu bilinen fakat tamamiyle tah-
* Uzman, Ankara-Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim
Dalı.
1. Edirne’nin Fetih tarihi konusunda değişik görüşler bulunmaktadır. Bu konu ile ilgili
olarak bkz H. İNALCIK, “Edirne’nin Fethi (1361) EDİRNE EDİRNE’NİN 600. FETHİ
YILDÖNÜMÜ ARMAĞAN KİTABI , Ankara 1965, s. 137-159; N. ORMANCI, “Edirne’nin
Fethi Tarihine Dair” TÜRK SANATI TARİHİ ARAŞTIRMA VE İNCELENMELERİ
I, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Türk Sanatı Tarihi Enstitüsü Yayınları, İstanbul
1963, s. 435-438; A. BURMOV, “Türkler Edirne’yi Ne Vakit Aldılar” (Çev: H. EREN)
BELLETEN, C. XIII, S. 49, Ankara 1949, s. 97-107.
2. Edirne’deki mezarlık ve mezartaşları tahribatın en büyüğünü 19. yy. sonlarında
yaşamıştır. Edirne’yi işgal eden Ruslar, başta Tatarhaniler, Darüseyade ve Hacılarezanı gibi
büyük mezarlıkları ortadan kaldırmışlar, buralarda yer alan mezartaşlarının bir bölümü
emredilen yerlere taşıtılmış, bir bölümü de ev ve bahçe duvarları ile yapıların temellerinde
kullanılmıştır. Bkz: R. M. MERİÇ, “Edirne’nin Tarihi ve Mimari Eserleri hakkında”,
TÜRK SANATI ARAŞTIRMA VE İNCELEMELERİ I, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi,
Türk Sanatı Tarihi Enstitüsü Yayınları, İstanbul, 1963, s. 444.
368 CEBE ÖZER
rip olmuş alanlarda yaptığımız araştırmalar sonunda tahribatın boyutlarını
öğrenme imkanını bulduk.
Tesbit edebildiğimiz bu yerleri üç gruba ayırmak yerinde olacaktır.
1- Mezarlık olduğu bilinen ancak tamamiyle tahrip olmuş alanlar,
2- Büyük bölümü tahrip olmuş hazine ve mezarlıklar,
3- Orijinalitesini korumuş olarak günümüze gelebilmiş hazine ve mezarlıklar.
1. grup içerisinde değerlendirebileceğimiz Ayşekadın Camii, Sitti
Sultan Camii3,Hıdır Ağa Camii, Defterdar Mustafa Paşa Camii, Çakırağa
Mescidi ve Mezit Bey (Yeşilce) Camii hazirelerinde çok yakın bir zamana
kadar mezartaşları bulunmakta iken bugün tümünün hazireleri ortadan
kaldırılmıştır. Yine bu grupta yer alan müstakil mezarlıklardan Uzunkaldırım
Mezarlığı’nda ise 1942 yılından itibaren tahribat başlamış, bu tarihte
Kirişhane Caddesi ile Tunca Nehri arasındaki Vilayet Aygır deposu’nun
inşası sırasında bu mezarlıktan ve bazı hazirelerden getirilen
mezartaşları da kullanılmıştır4. 1950 yılından sonra ise tamamiyle ortadan
kaldırılarak yerine aynı adı taşıyan bir mahalle kurulmuştur. Bu mezarlıkta
yer alan mezartaşların birazı müzeye kaldırılmış, büyük bölümünün ise
akıbetleri bilinmemektedir5.
Edirne’nin kuzey-doğusunda yer alan, halk arasında Sarıtepe, bazı
yayınlarda ise Tepe Mezarlığı6 olarak geçen mezarlık geçtiğimiz 20 yıl
içerisinde tamamiyle tahrip edilmiş, mezartaşlarının yerini gecekondular
almıştır.
2. grup içerisinde değerlendirebileceğimiz mezarlıklar arasında yer
alan Nazırçeşme Mezarlığı; Edirne-İstanbul Yolu’nun sağ ve solunda yer
almaktayken İstanbul’a gidiş yönünün sağında yer alan bölüm tamamiyle
ortadan kaldırılmış, halen otopark olarak kullanılmaktadır. Yolun sol tara-
3. Fatih Sultan Mehmet’in eşi Sitti Hatun; Dulkadiroğlu Süleyman Bey’in kızıdır.
853 H. (M. 1449) tarihinde Fatih Sultan Mehmet ile Edirne’de evlenmişlerdir Bkz F.İ.
AYANOGLU, “Fatih Devri Ricali Mezartaşları…” VAKIFLAR DERGİSİ, C. IV, Ankara,
1958, s. 194.890 H. (M. 1485) yılında ölümünden sonra, 887 H. (M. 1482)’de yapımı biten
ve kendi adını taşıyan caminin haziresine defnedilmiştir bkz O. ASLANAPA, EDİRNE’DE
OSMANLI DEVRİ ABİDELERİ, İstanbul 1949, s. 108 109. Halen restorasyonu
devam eden bu yapının (Aralık 1991) haziresinde hiç mezartaşı bulunmamaktadır. Sitti
Hatun’un mezartaşı Edirne Etnoğrafya Müzesindedir. Sözünü ettiğimiz diğer yapılar da
restorasyon geçirmişler, muhtemelen bu dönemde de hazireleri ortadan kaldırılmıştır.
4. R.M. MERİÇ, a.g.m. s. 464.
5. Uzunkaldırım Mezarlığını tesbit çalışmalarında çevrede yaşayan ve 60 yaşın üzerindeki
kişilerle yapmış olduğumuz görüşmelerde bu mezarlığın 1950 yılında ortadan kaldırıldığını
öğrendik.
6. H.T. DAĞLIOĞLU, “Edirne Mezarları”, TÜRK TARİH ARKEOLOGYA VE ETNOGRAFYA
DERGİSİ, İstanbul 1936, s. 164.
EDİRNE’DEKİ OSMANLI DÖNEMİ MEZARTAŞLARININ KORUNMALARI ÜZERİNE 369
fında yer alan bölümde ise; Mimar Sinan’ın torunu Fatma Hatun’un lahdi
ile birlikte Dr. Rıfat OSMAN’ın mezarının baştaşı, örnekleri çok az görülen
2 yeniçeri mezartaşı ve değişik tarihli birçok lahid ve mezartaşı yer almaktadır.
Burada yer alan lahidler ve mezartaşları arasında bizce en
önemlileri: 981 H. (M. 1573) tarihli Fatma Hatun’un lahdi7 ile 1148 H.
(M. 1735) tarihli Yeniçeri Mehmed ve 1206 H. (M. 1791) tarihli Yeniçeri
Emin’e ait olanlarıdır8. Bu mezarlıkta yer alan bazı mezartaşları, Edirne
Mezartaşlarının korunması için büyük çabalar göstermiş Hikmet Turhan
DAĞLIOĞLU tarafından 1930’larda Edirne müzesi’ne kaldırtılmıştır9. Bu
mezarlıkta üzerinde durulması gereken bir diğer tahribat da; bilgisiz kimseler
tarafından yapılan onarımları döneminde olmuş, erken tarihli mezartaşları
18-19. yüzyıllardan kalma lahidlerin üzerlerine dikilmiş, yeniçeri
mezartaşlarına da dayanacakları beton sandukalar eklenmiştir, yapılan bu
yanlışlıkların şahide ve lahidlerin orijinalliklerini bozduğu gibi araştırmacıları
yanıltıcı bir rol de üstlenmektedirler.
Selimiye Camii haziresinde yakın zamana kadar ayakta olan birçok
şahideden günümüze sadece, kare baldaken türbe içerisinde Sultan II. Ahmet’in
oğlu Küçük Selim’in10, Yüzbaşı Reşit Bey’in mermer lahdi, Cevad
Seyid’in11 mezartaşı ile Edirne eski belediye başkanlarından Dilaver
Bey’in mezartaşları kalmıştır. Bu hazirenin güney-doğusunda bir biri üzerine
istiflenmiş, pek çoğu kırık, değişik tip ve tarihli yüzlerce şahide bulunmaktadır.
Yine bu grup içerisinde inceleyebileceğimiz Darülhadis Camii haziresinde
bulunan türbeler içerisinde II. Murad, II. Mustafa, III. Ahmed’in
oğulları ve kızları medfundur12. Bu lahidlerin bir kısmının baştaşları kırıl-
7. Fatma Hatun, Mimar Sinan’ın oğlu Ankara Mirlivası Mehmet Bey’in kızıdır. bkz.:
İ. H. KONYALI, MİMAR KOCA SİNAN, İstanbul 1948, s. 151, 153.
8. C. ÖZER, “edirne’de Üsküflü Mezartaşı Örnekleri” 9. MİLLETLERARASI
TÜRK SANATLARI KONGRESİ, İstanbul 23-27 Eylül 1991, KONGREYE SUNULAN
TEBLİĞLER (Baskıda).
9. H.T. DAĞLIOĞLU, a.g.m. s. 171.
10. Bkz. N. SARAÇOĞLU, TÜRK MEZARLARINA DAİR ARAŞTIRMA, İstanbul,
1950, s. 33.
11. Cevad Seyid; Miralay ve Edirne Askeri Hastanesi Başhekimi iken Vefat etmiştir.
Aynı zamanda ressam da olan Cevad Seyid, Edine’de bulunduğu dönemde resim dersleri
vermiş, Dr. Rıfat Osman’da bu konuda kendisinden ders almıştır. Bkz: R. OSMAN,
EDİRNE SARAYI, (Yayınlayan; S. ÜNVER), Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara,
1989, s. XII. Cevad Seyid, Türk Resmi’nin önde gelen isimlerinden Süleyman Seyid’in oğludur.
Süleyman Seyid, oğlunun ölümünden kısa bir süre sonra acısına dayanamayıp vefat
etmiştir. Bkz: N. İSLİMYELİ, ASKER RESSAMLAR VE EKOLLER, Ankara 1965, s. 42.
12. Darülhadis Camii haziresindeki iki türbede medfun kişiler; Çelebi Hüseyin b.
Sultan Murad-ı Sânî, Orhan b. Murad-ı Sânî Rukiye binti Sultan Mustafa-ı Sânî, Hatice
binti Sultan Mustafa-ı Sânî, Ahmet b. Sultan Mustafa-ı Sânî, Mehmet b, Sultan Ahmed-i
Sâlis, Selim b. Sultan Ahmed-i Sâlis, Zeynep binti Sultan Ahmed-i Sâlis, Hafsa Sultan
binti Sultan Murad-ı Sânî, Ümmii Gülsüm binti Sultan Mustafa-ı Sânî. Bkz: R.M.MERİÇ,
a.g.m. s. 483.
370 CEBE ÖZER
mış, üzerlerine yakılan mumlar nedeniyle de kitabelerin bir bölümü okunamaz
hale gelmiştir. Aynı hazirede yer alan bir başka lahid de eski Edirne
Valilerinden Karaman Bey’e aittir13. Bunların dışında erken tarihli 2
şahide bulunmaktadır.
Aynı grup içerisine aldığımız bir diğer hazire de Sarıcapaşa Camiininkidir.
Burada bulunan mezartaşları arasında Merzifonlu Kara Mustafa
Paşa ile Budin Valisi Melek İbrahim Paşa’nın baştaşlarının14 yanısıra,
Edirne Sarayı Kapıcıbaşısı Mehmet Ağa ve yakınlarının lahidleri bulunmaktadır.
Bu yapının haziresi; muhtemelen Devlet Hastanesi’nin yapımında
büyük çapta tahribata uğramıştır15.
17-18. yy. mezartaşlarının ağırlıkta olduğu Kadı Bedrettin Camii hazıresinde
az sayıda erken tarihli mezartaşı da bulunmaktadır.
Oldukça harap durumda olan Yahya Bey (Kirazlı) Camii’nin ihata
duvarlarının büyük bir bölümü yıkık olduğundan burada da tahribat çok
büyük olmuş, bu hazireden günümüze çok az örnek gelebilmiştir.
Selimiye Camii’nin güney-doğusunda yer alan Atik Ali Paşa Camii
haziresinin mihrap yönünde bulunan mezartaşları günümüze kadar gelebilmişken,
yakın geçmişte Kuzey ve kuzey-batı yönünde yer alan mezartaşları
tamamiyle ortadan kaldırılmış ve buraları yeşil alan olarak düzenlenmiştir.
İkinci Beyazıd Külliyesi’nin doğu yönünde yer alan ve halk arasında
Saraçhane Mezarlığı olarak adlandırılan mezarlık da oldukça kötü durumdadır.
Bir bölümü ekime açılarak tahrip edilmiş, şahidelerin büyük bölümü
kırılmış, bir kısmı toprağa gömülmüş, bir kısmı da yabani otlar arasında
kaybolmuştur.
Kirişhane Semtinde, Tunca Nehri’nin hemen kıyısındaki Kasımpaşa
Camii haziresindeki şahidelerin tümü serpuşları kırılarak tahrip edilmiştir-
16.
13. CUMHURİYETİN 50, YILINDA EDİRNE, 1973 İl Yıllığı, İstanbul 1973, s. 253.
14. İbrahim Paşa, Viyana’nın zaptı için kurulan mecliste bu konuda Merzifonlu Kara
Mustafa Paşa’ya karşı gelmiş, Viyana bozgunundan sonra Kara Mustafa Paşa tarafından
idam ettirilmiş, başı Edirne’ye getirilerek buraya defnedilmiştir. Aynı bozgundan sonra
Kara Mustafa Paşa da IV Mehmed tarafından idam ettirilmiş, başı aynı cami haziresine
İbrahim Paşa’nın yanına defnedilmiştir bkz: H.T. DAĞLIOĞLU, a.g.m. s. 178-180.
15. Hazirenin kuzey ve doğu yönlerinde orijinal ihata duvarları bulunmaktadır. Güney
yönünde yer alan duvar ise doğu-batı istikametinde uzanmakta ve sonradan inşa edildiği
anlaşılmaktadır. Bu duvarın hemen arkasında hastanenin bahçesi yer almaktadır.
16. Caminin tamamlandığı 883 H. (M. 1479) da vefat eden Kasım Paşa bu yapının
haziresine defnedilmiş bkz. O. ASLANAPA, a.g.e, s. 103., ancak mezarı tüm aramalarımıza
rağmen bulunamamıştır. 1936’da sağlam olan Haseki Sancakları İskender Çavuş’un
baştaşı da ne yazık ki tahrip edilmiştir.
EDİRNE’DEKİ OSMANLI DÖNEMİ MEZARTAŞLARININ KORUNMALARI ÜZERİNE 371
3. grup içerisinde alabileceğimiz, diğerlerine oranla orijinalitesini
günümüze kadar koruyabilen hazirelerden; Muradiye Camii’ninki Edirne’deki
en yoğun mevlevi ve bektaşi mezartaşlarının bulunduğu haziredir.
Bunların yanısıra 18-19. yüzyıldan günümüze gelmiş, taç kısmı natürmort
süslemeli çok sayıda şahide burada yer almaktadır.
Edirne mezartaşlarında, insan elinin yaptığı tahribatın yanısıra doğanın
da büyük tahribatı söskonusudur. Özellikle Tunca nehri kenarında yer
alan yapıların hazirelerindeki mezartaşları üzerinde, oldukça yoğun bir
yosun tabakası oluşmuş,, bu da kitabelerde okumayı zorlaştırmaktadır. Bu
tür tahribatın görüldüğü Gazimihal Camii haziresinde yer alan mezartaşlarının
büyük bir bölümü yosunlardan görülmeyecek hale gelmiştir. Bu
hazirede 6 yeniçeri mezartaşının yanısıra Haseki Sancaktarı Mezartaşı17
özellikle korunması gereken örneklerdir.
Gazimihal Köprüsünün güney-doğusunda yer atan Şah Melek Camii
haziresi de doğal tahribatın dışında insan elinin tahribatından uzak kalmıştır.
Bu hazirede Şah Melek Paşa’nın Lahdi ile yerinden çıkarılmış ve
her an tahribata hedef olabilecek 1 yeniçeri mezartaşı ile 18-19. yüzyıl
örnekleri yer almaktadır.
19-20. yüzyıl başlarına tarihlenen asker mezartaşlarının yoğunlukta
olduğu Üç Şerefeli Camii Haziresi, askeri bölge içerisinde yer alması nedeniyle
araştırma zorluklarına rağmen doğal koruma altındadırlar.
Sonuç:
Tesbitini yapabildiğimiz Edirne’deki müstakil mezarlıklar ile cami
hazireleri koruma yönünden oldukça ihmal edilmiş görünmektedirler. Bu
konuda acil ve etkin tedbirler alınmadığı takdirde çok yakın bir gelecekte
herbiri yok olmaya mahkûmdurlar.
Ülkemizdeki kültür varlıklarını koruma görevini üstlenmiş olan Kültür
Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu tahribata müdahale etmeleri
gerekmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu
yaptırılan cami ve mescitlerin hazirelerinin restorasyonunu yapan kişi ya
da kuruluşlarca korunmalarını sağlayacak tedbirler alınmalıdır.
Edirne Müzesi tarafından koruma altına alınan (!), Selimiye Camii
haziresindeki daha envanterleri bile yapılmamış şahideler ile Müze envanterine
girmiş fakat müzenin bahçesine adeta atılmış birçok şahidenin
uygun şartlarda teşhir edilmesi gerekmektedir.
Şahmelek, Kadı Bedreddin ve Sarıcapaşa Camii hazirelerinde bulunan
ve orijinal yerlerinden çıkarılmış, devrik ya da bir kenara atılıvermiş
17. Kasım Paşa Camii haziresi ile birlikte bir örneği de burada bulunan Haseki Sancaktan
Mezartaşı burada da tahrip edilmiştir. Taşın kırık serpuşu hemen yanı başındadır.
372 CEBE ÖZER
şahidelerin de yine Müze Müdürlüğü tarafından buralarda alınarak koruma
altına alınması, Gazimihal ve Şahmelek Camileri hazireleri ile Saraçhane
mezarlığında doğa tahribatı sonucu oldukça kötü durumda bulunan
şahidelerin temizlettirilmesi kırık olanların onarılmaları, Edirnedeki tüm
Osmanlı Mezartaşlarının Kültür Bakanlığı öncülüğünde kurulacak bir
ekip tarafından envanterlenerek kronolojik tipolojilerinin yapılması, Selimiye
Camiinin güneyinde yer alan belediye mülkü çamlık alanda kurulabilecek
bir AÇIK HAVA MEZARTAŞLARI MÜZESİ’nde teşhir edilmesi
korunmaları açısında önemli bir adım olacaktır.

Yorumlar

.

Yazılarımız Mailinize Gelsin

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Ziyaretçi İstatistikleri

  • 370Bu gönderi:
  • 1380786Sayfa Okunması:
  • 31Bugün okunanlar:
  • 4567Aylık okunma:
  • 814345Ziyaretçi Sayımız:
  • 24Bugün kü ziyaretçiler:
  • 110Dünkü ziyaretçiler:
  • 3285Aylık ziyaretçi:
  • 2Şu anda online olan ziyatçiler:

.