http://edirnetarihi.com/duzenleme1.png

EDİRNE’NİN KURTULUŞU – Şener Kulalar



Yazar: Cengiz Bulut | Cumhuriyet Dönemi, Genel | 10 Nis 2013 | 0 Yorum


Kaynak Araştırma;Şener Kulalar

EDİRNE’NİN KURTULUŞU

1.nci bölüm;
”11 Ekim 1922′de imzalanan Mudanya Ateşkes Anlaşması ile Yunanlılar; İngiliz, Fransız ve İtalyan yöneticileri ve askerleri gözetiminde bir ay içinde, Meriç Irmağı sınır olmak üzere tüm Doğu Trakya’nın, Türk sivil yöneticileri ve jandarma birliklerine teslim etmeyi kabul etmişlerdir.
Mudanya Ateşkes Anlaşması 14/15 Ekim 1922 gece yarısından itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma gereği Doğu Trakya’yı Türkiye Büyük Millet Meclisi adına teslim almaya memur edilen Rafet (Bele) Paşa, Müttefik heyet ve askerlerinin aracılığı ile teslim alma koşullarını saptamak üzere 19 Ekim 1922′de İstanbul’a geldi.
Yine anlaşma gereği 15 Ekim 1922′de İstanbul’dan bir İtalyan taburu Silivri, Vize ve Çorlu’ya, üç Fransız taburu Lüleburgaz, Kırklareli ve Edirne’ye üç İngiliz taburu da Tekirdağ, Şarköy, Uzunköprü ve Keşan bölgelerine hareket etmişlerdir. Bu aracı birlikler, bir dereceye kadar Trakya kasaba ve köylerinin yağma edilmesi ve yakılmasını önlemişlerdir.
Ayrıca Yunanlılar Doğu Trakya’yı boşaltırken Trakya Türklerini korumak için Trakya Müdafaai Hukuk Derneği tarafından Bulgaristan’da Burgaz ve Yanbolu’da İbrahim Akıncı ve Filibeli Hüseyin komutasında silahlı müfrezeler oluşturdu. Bunlar gizlice Kırklareli ve Vize yörelerine gönderildi. Bunlardan başka Mudanya Ateşkes Anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle bir hücum taburu da Çatalca’dan harekete geçti.
Bu müfreze ve taburumuzun etkili girişimleri sonucu Yunan tecavüzleri, Türk kasaba ve köylerinin yağma edilmesi ve birçok Türklerin Yunanistan’a götürülmelerini önlemiştir.
Trakya ve Edirne’nin teslim alınmasına Trakya Paşaeli Müdafaai Hukuk derneği üyelerinden Şakir (Kesebir) görevlendirilmiştir. 20 Kasım 1922′ye kadar Edirne dışında tüm Trakya kent ve kasabaları teslim alınmıştır. En son olarak 24 Kasım 1922′de Anıt Kent Edirne’miz düşman işgalinden kurtarılarak, Türk askeri onu şanlı bayrağımıza kavuşturmuştur.
Edirne’nin kurtuluşu günü bu mutlu olaya, İstanbul gazetelerinden ikisinin muhabirleri katılarak tanık olmuşlar ve gazetelerine ayrıntılı bir biçimde kurtuluşu belirten yazılarını yayınlamışlardır. Bunlardan biri Tanin gazetesi muhabiri Ali Sedat ”Edirne’ye nasıl girdik” diğeri de Tasviriefkâr gazetesi muhabiri Refik Ahmed’in ”Edirne İlk Kurtuluşunu Nasıl Kutladı” yazılarıdır. Sadeleştirerek kitabımıza aldığımız bu yazılar, Edirne’mizin ilk kurtuluş gününe ışık tutmaktadır.

Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Şener Kulalar
EDİRNE’YE NASIL GİRDİK ?
2.nci Bölüm;
Yazan:Ali Sedat (Tanin Gazetesi Muhabiri) Sadeleştiren: Lâtif Bağman
ŞANLI SANCAĞIMIZ CUMA GÜNÜ EDİRNE HÜKÜMET KONAĞINA ÇEKİLMİŞTİR
Edirne’yi teslim alacak heyetle beraber çarşamba (22 Kasım 1922) sabahı Sirkeci’den trenle hareket ettik. On sekiz saat süren bir yolculuktan sonra Babaeski’ye vardık. Kar fırtınası birkaç saat evvel durmuş, yollar kalın ve yeğin bir buz tabakası ile örtünmüştü. İstasyonu kasabaya bağlayan yirmi dakikalık yolu hep bir arada koşa koşa geçtik. İstanbul’dan gelen bu iki yüz kişilik heyete Babaeski’de de yüz, yüzelli memurun katılacağını haber almıştık. Herkes dört yüze yakın konuğun bu küçük kasabada bu gece yarısından sonra nasıl konuk edileceğini merak ediyordu. Kaymakamlık dairesinde sobalar yanmış; her şeyi hazır bulduk.. Heyet ikişer üçer kişi olmak üzere kasabanın evlerine bölündü.
Biz de köyün ovaya bakan ve kuytu bir tarafında Sadık Ağanın evine konuk edildik. Her adımda önümüze çıkan köy köpeklerini bin güçlükle kovarak konuk olacağımız eve vardık. Konukseverliğini en geniş anlamıyla gösteren Sadık Ağa ile dost olmakta geçikmedik. Bize daha on gün önce kıyım ve işkence altında inledikleri, Yunanlıların iğrenç kötülük ve hırsızlıklarını tüm ayrıntıları ile anlatmağa başladı. Köyde bir araba, bir hayvan olsun kalmadı. Erzakla ilgili ne buldularsa zorla alan Yunanlılar hırsızlıklarının kapsamını köyün pencerelerindeki çerçeveleri almaktan bile çekinmemişlerdi. Sadık Ağa tüm bu yoksulluk içinde konukların ağırlayamadığı ezikliği içinde gözleri dolgun ve üzgündü.
BABAESKİ’DEN EDİRNE’YE; Sabahleyin ilk işimiz Edirne’ye gitmek için araç aramamız oldu. Vali Şakir (Kesebir) Bey Bakırköylülerin Trakya’ya bağışladıkları küçük kamyonu gazetecilere ayırdı. Etraftan getirilen yüz yetmiş araba ile Babaeski’nin tüm konukları geceyi geçirmek üzere Havsa’ya doğru yola çıkarken biz de otomobille Edirne’ye yola çıkıyorduk.
Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Şener Kulalar
EDİRNE’YE NASIL GİRDİK
3.ncü Bölüm;
Yazan:Ali Sedat (Tanin Gazetesi Muhabiri) Sadeleştiren: Lâtif Bağman ;

Bir şimşek gibi arabaların arasından sıyrılıp geçen otomobilimizi,on saat araba içinde sallananların ahı tuttu. Otomobil yarı yolda bir daha yürümemek üzere durdu. Havsa’ya doğru yaya yolumuza devam ederken önümüzden geçen arabaların selamlar ve kahkahalarla dolu alaylarını anlamamak için ara vermeden yere bakıyorduk.
”BÜYÜK İNKİLÂBIN MÜJDECİLERİ SAFA GELDİNİZ” tümcesi göze çarpıyordu. Arabaların kaldırımlarda oluşturduğu derin gıcırtı yolun iki tarafındaki kahvelerde oturan tek tük halkı sokaklara çıkarıyor. Herkes henüz şanlı bayrağımıza (hilâle) kavuşmamış Edirne’ye gelen bu gece yolcularını görmek için arabalara dikkatle bakıyor, yüzlerimizi sezmek istiyor. Köşe başlarında süngülü Fransız askerleri nöbet bekliyor. Her taraf bayraklarımızla donanmış, büyük caddelerde zarif taklar yükseliyor. Yalnız hahamhane daha bu geceden kırmızılı beyazlı havagazı lambalarıyla donanmış.
YUNANLILAR EDİRNE’DEN NASIL ÇIKTILAR?
Edirne’den en son ayrılan Yunan asker ve memurları salı günü(21 Kasım 1922) saat on ikide Türk ve Müslüman kentimizden topraklarımıza bir daha ayak basmamak üzere defolup gitmişlerdi.
Daha sonra onbirbuçukta Fransız polisleri Yunan jandarmalarının geçeceği sokaklardaki mağazaları kapatmış ve halkın gidiş gelişini yasaklamıştı.
Saat onikide vali vekili Lambridis ve tüm Yunan memurları üç otomobille geçmiş ve diğer Yunan memurları da Fransız otomobilleri içinde ve Fransız askerlerinin gözetiminde Edirne düşüne sonsuza dek ayrılarak çekilmişlerdir. Beş dakika sonra iki sıra süngü takmış Fransız askeri arasında altı yüz Yunan jandarması başlarını kaldırıp balkonlardan, pencerelerden gelen kahkahaları işitmekten sakınarak aşağılanan ve değersiz bir halde Karaağac’a gitmişler. Yunan askerlerinin kentten ayrılmasiyle, Kentin kırmızı beyaz kılığa bürünmesi bir anda olmuştur.
Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Şener Kulalar
EDİRNE BAYRAĞIMIZA KAVUŞMADAN ÖNCE
4.ncü bölüm;
Yazan:Ali Sedat (Tanin Gazetesi Muhabiri) Sadeleştiren: Lâtif Bağman ;
Havsa’dan Kaymakam Bey ve Trakya heyetinin sağladığı arabalarla Edirne’ye hareket ettik. Üç saatlik yolculuktan sonra perşembe gecesi (23 Kasım 1922) saat on birde İstanbul yolundan Edirne’ye giriyoruz. Kentin girişinde büyük utku takı üzerinde:
”EDİRNE HİLÂLE KAVUŞUYOR”
Cuma sabahı (24 Kasım 1922) Edirne şimdiye dek benzerini görmediği bir istek ve sevinç içinde idi. Tüm halk İstanbul yoluna koşuyordu. Kahraman jandarmalarımızın ve heyetin geçeceği yollarda tüm kız ve erkek okulları sıralanmıştı. Saat on birde valiyi ve jandarmaları karşılayacak heyetler kent dışında İstanbul şosesi üzerinde toplanmıştı. Burada Cemaat-î İslâmiye ve Belediye heyetlerinden başka eşraf hahambaşı, Rum,Ermeni ve Bulgar metropolitleri, konsolosluklar; kenti teslim alacak olan heyeti bekliyorlardı. İstanbul yolundan Hükûmet dairesine kadar tüm caddelerde iki sıra Fransız askerleri yerlerini almıştı.
JANDARMAMIZ HACILAREZANINDA Geceyi Edirne’den bir buçuk saat saat uzaklıkta Sazlıdere’de geçiren piyade ve suvari jandarma birliklerimiz sabahleyin erkenden Edirne yakınında Hacılarezanı’nda yerleşmiş, valinin gelmesini bekliyordu.
Gelen kuvvetlerimiz Albay Mümtaz Bey’in komutası altında üç tabur jandarma ile İkinci Suvari Jandarma Alayının İkinci Bölüğünden oluşuyordu. Bandırma’dan Tekirdağ’ı yoluyla gelen jandarma taburlarına Binbaşı Murat, Hurşit ve Faik Bey’ler ve suvari Bölüğümüze de Yüzbaşı Fahri Bey komuta etmekte idi.
Saat on bir buçukta, bir taraf kente girmek için hazırlığını tamamlıyor, bir taraftan da kadın erkek tüm Edirne’liler gazilerimizi ve yönetici memurlarımızı karşılamak için can atıyorlardı. Bu sırada tüm gözler ufuklarda gezinmeye başladı. Havada bir motor sesi işitiliyordu.Karaağaç yönünden gelen bir Yunan uçağı hiç utanmadan kentteki gösterileri ve jandarma birliklerimizi görmek için İstanbul yolu ile Hacılarezanı arasında 1500-2000 metre yüksekten dolaşmakta idi.
Cuma sabahı (24 Kasım 1922) Havsa’yı teslim alan Vali Şakir (Kesebir) Bey ve beraberindekiler sekiz otomobil ile saat birde Hacılarezanı’na vardı. Mızıka İzmir marşını çalıyor. Tüm asker silah elde heyeti selâmlıyor.
Kentin girişinde Şakir Bey ve heyet otomobillerden indi. Artık gösteriler son derecesini bulmuştu. Binlerce halk heyacanından şaşkın bir halde bağırıyor, mızıka sesleri alkış tufanına karışıyor, tüm camilerden ve özellikle Sultanselim’in minarelerinden yükselen tekbir sesleri tüm Edirne göklerini dolduruyordu.
Önde Vali Şakir(Kesebir) Bey, iki tarafında Edirne Milletvekilleri Şeref(Aykut),Faik (Kaltakıran) Bey’lerle Bolu Milletvekili Fuat, İçel Milletvekili Faik Bey’ ler ve arkada tüm Edirne memurları mızıka sesleri arasında Fransız askeri kıtasını selâmlıyarak kente girdi. Her taraftan heyet üzerine çiçek ve konfeti yağdırılıyordu.
On dakika sonra mızıka, boru sesleri arasında kente giren askerimiz gerçekten ulu ve görkemli bir görünüm arzediyordu.
Baharın en güzel günlerini andıran bir hava ile Edirne’ye giren bu zafer kazanmış ordumuzun süngüleri güneşte parlıyor, başlarından düşen çiçek ve konfetiler yerlere saçılıyordu. Tüm sokaklarda ”YAŞA” sesinden başka bir şey işitilmiyor, yaşlı gözlerle jandarmalarımızın ayaklarına kapanan binlerce kadın ve erkekten başka bir şey gözükmüyordu.
Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Şener Kulalar
HÜKÛMET DAİRESİNE BAYRAK ÇEKİLİRKEN
5.nci bölüm;
Yazan:Ali Sedat (Tanin Gazetesi Muhabiri) Sadeleştiren: Lâtif Bağman ;
Hükûmetin geniş kapısı önüne kurulan takın iki tarafı kurdelalarla kapatılmıştı. Beyaz elbiseler giyinmiş iki kız burada Valiye yaklaştı. Sekiz yaşındaki yavrucak elinde tuttuğu tuz ve ekmeği valiye uzattı ve:”Buyurunuz efendim, bir töre imiş ben de ona uydum. Bana kalsa idi ulusal devrimimizin muştucularına şeker sunardım” dedi. Sarı saçları, mavi gözleri ve beyaz elbiselerinin iki tarafındaki geniş kanatlarıyla bir melekten hiç de farkı olmıyan arkadaşı yine sekiz yaşında bir kız elinde tuttuğu makası Şakir Bey’e uzatarak: ”-Buyurunuz Beyefendi, size Edirne kalesinin anahtarını değil, ulusal utkumuzu hazırlayan Türk kadınlığının irfan silahını sunuyorum. Bu araç elinizde oldukça tarihsel kalelerin büyük demir kapılarını bile açarsınız. Büyük ulusumuzun ulusal tarihini yazan parlak süngüsünü anımsarken mini mini bir makası da unutmayalım” dedi.
Şakir bey mini mini kızcağızın uzattığı makasla kurdelaları kesti ve kükûmet avlusuna girdi.
Hükümet konağı önündeki geniş meydanlıkta Fransız suvari ve piyade birliği resmî selam görevini yapıyordu. Heyet ve arkasında binlerce halk merdiven sahanlığına geldi. Burada da kelebek şeklinde bir kılığa bürünmüş bir kız sırma işlemeli bir bohça içinde şanlı bayrağımızı valiye uzatırken, yaşlı masum gözleriyle valiye bakıyor ve diyordu ki: ”Başımızda taşımağa özlemle beklediğimiz ulusal başörtümüzü sunuyoruz. Edirne’nin iki buçuk yıldan beri üzgünlük ve usançtan kurtulamayan semâsını sevgili bayrağımızla şenlendiriniz.”
Vali bey bu törenden sonra bayrağı saygı ile aldı. Fransız borozanlarının çaldıkları selâm havası, tekbir sesleri ve alkışlar arasında:
Şanlı bayrağımız 1341 hicri senesi Rebiü’l-âhirinin 4. ve 1338(1922) malî senesi Teşrin-î sânisinin(Kasım) 24. Cuma günü saat ikiyi otuz iki (14.32) dakika geçe Hükûmet konağına çekildi.
HÜKUMETTE RESMİ KABUL VE ŞAKİR BEY’İN SÖYLEVİ
Yunan çapulculuğunun bomboş bıraktığı hükûmetin büyük salonunda kentin ileri gelen ve saygın kişileri, hahambaşı ve metropolitler valiyi ziyaret ederek kutladılar. Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Şener Kulalar
‎6.ncı ve son bölüm;
Vali Şakir(Kesebir) Bey hazır bulunanlara şu söylevi verdi:
”Hepinizle inşallah çok çok görüşeceğiz. Yıllardan beri birbirimizi görememekten ileri gelen özlemimiz büyüktü. Hala onun çoşkusuyla doluyuz. Bir aya yakın bir zamandan beri vilayet topraklarına ayak bastık. Sonunda bugün Edirne’mize kavuştuk.
Edirne bizim pek değerli, pek kutsal yerimizdir. Tarihimizin yüzyıllardan beri başlayan övünceleri burada işlenmiştir. Biz bu tarihsel anılarımız ve kutsal haklarımız nedeniyle yurdumuzun bu güzel parçasını gene tutsaklıktan kurtaracağımıza güvencemiz tamdı. Bu gün Tanrıya şükür bu amaca kavuştuk. Buna pek çok şükür ve hamd etmek borcumuzdur.
Bu günün özelliği yalnız Edirne’nin kurtarılması değil, tarihin baştan aşağı değişmiş olmasiyle artmıştır. Bu gün İstanbul’da yeni halifemize resmî kutlama yapılacağı gibi, Lozan Konferansı da barış görüşmeleri uğraşı içindedir. Dileriz ki bu iki olay mutlu sonuçlara varır ve tümümüz geçmiş zamanların acılarını unuturuz. İnşallah artık barış yolunda el ele vererek gönenç ve mutluluk için çalışmak mutluluğuna erişiriz” dedi. Şakir bey kabul salonunda hazır bulunanlara söylevini verirken kahraman jandarmalarımız da hükûmet avlusuna yerleşmişti. Tüm hazır olanlar aşağıya indi. Albay Mümtaz Bey’in komuta etmekte olduğu taburlarımız Bahriye Mızıkasının çaldığı marşlar arasında ve selam duran Fransız birliği önünden geçerek resmî geçide başladı.
Her tabur komutanı başta olmak üzere disiplinli ve düzenli bir yürüyüşle vali ve heyeti selâmlayarak geçti.
Bu gün Sultanselim Camiinde şehitlerimizin ruhuna okunacak mevlit, vaktin geç olması nedeniyle yarına ertelenmiştir. Yalnız Sultanselim Camiinde dua edilecek ve milletvekili Şeref(Aykut) Bey tarafından halka bir söylev verilecektir.
Edirne’nin göklere yükselen minarelerinde, Sultanselim’in büyük ve görkemli kubbelerinde şanlı sancağımız dalgalanıyor. Bu gece tüm kent donanacaktır.
Edirne iki buçuk yıllık tutsaklıktan sonra, bu mutlu gününü en yüksek ve yüce gösterilerle, sonsuz bir çoşkuyla kutluyor.

Atatürk’ün Yaşamında Edirne (Latif BAĞMAN-Oral ONUR)

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi..

Yorumlar

Translate

EnglishFrenchGermanItalianPortugueseRussianSpanish

Edirne Kitaplığı Kataloğu

e-mail Üyelik Sistemimiz

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

.

İstatistik

  • 161Bu gönderi:
  • 696985Toplam okunan:
  • 81Bugün okunanlar:
  • 81Aylık okunma:
  • 367968Toplam ziyaretçi:
  • 55Bugün kü ziyaretçiler:
  • 1Şu anda online olan ziyatçiler:

Ziyaretçi Haritamız

Edirne Hava Durumu

Mynet

Edirne Tarihi E-Mail Girişi