Bilinmeyen Edirne'li isimsiz kahraman SANDIKÇI MEHMET (SOYYANMAZ)

Sandıkçı Mehmet (Soyyanmaz)

  HELVA SOHBETİ’nde MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’a ; Edirne GAYRİ ASKERÎ MINTIKA olmaktan çıkmadıkça, TÜRK ORDUSU Edirne’ye girmedikçe, Millî Mücadele’den artan zimmetimdeki DOĞU TRAKYA SİLÂHLARI’nı sizlere teslim edemiyoruz. Asker olmayınca Edirne savunmasız kalıyor. Yerli Halk, Anadol’a göç ediyor. BAŞBAKAN İSMET PAŞA, dileklerimizi kulak ardı ediyor. ATATÜRK buna çare bulsun.>> Diyen; Konuştuğu sözleri MAREŞAL tarafından not alınıp, ATATÜRK’e iletilen pederim SANDIKÇI MEHMET (SOYYANMAZ).

 TÜRK ORDUSU 20-Ağustos-1938’de Edirne’ye girince de, zimmetindeki (MİLLÎ MÜCADELE’DEN ARTAN DOĞU TRAKYA SİLÂHLARI ve MÜHİMMATI)’nı ORDUMUZ’a armağan etmiştir. (1939 Yılında).

 1944 Yılında albüminden öleceğini anlayınca son vasiyeti : <<-Sakın benim mezarıma MEZAR TAŞI dikmeyin. Hiç bir arkadaşımın Mezar Taşı yoktur. Hepsi şehittir. Bedenimin hiç bir yerinde, savaşlarda bir el basımı yara almadık yerim yoktur. Şehit olmak şans işidir. İstesem de ben şehit olamadım. Allah’a güç gelmesin, “döşek içinde eceli ile ölmüş” diye arkamdan konuşacaklarını düşünüp, kendimden utanıyorum.>> Demesi oldu.
Not:  Cumhuriyet Döneminde, ilk olarak, tabudunun üzerine, şehit olmadığı halde BAYRAK örtülen ATATÜRK’ten sonra, ikinci olarak (SANDIKÇI) gelir.
Ne yazık ve ne utanç vericidir ki, MİLLİ ŞEF İSMET İNÖNÜ’nün hislerine uyularak, 1949 Yılında vefat eden, MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’ın tabutuna, BAYRAK örtülemedi. Radyolar oyun havalarını çalmaya devam etti. İlk olarak (ÜNİVERSİTE OLAYLARI) o gün başladı.
SAVAŞ ŞEHİDİ olmadığı halde, her önüne gelenin tabutuna BAYRAK ÖRTMEK ; 1970 Yılında ANARŞİK OLAYLAR ile başlayıp, günümüzde moda oldu.

Not-2 : (SANDIKÇI)’nın lâkabı ; BÜYÜK EDİRNE YANGINI’nda yanan (MÜCELLİTLER ÇARŞISI)’nın yerine yapılan (SANDIKÇILAR ÇARŞISI) No:2’de sandıkçılık yapan babası (SANDIKÇI OSMAN AĞA)’dan geçmedir.

SANDIKÇI  MEHMET  SOYYANMAZ’a  ait 

İSTİKLÂL  MADALYASI  VESİKASI.

İSTİKLÂL  MADALYASI  KİMLERE  VERİLDİ :

Türkiye için kritik bir devre sayılan 15 Mayıs 1919 gününden 1 Kasım 1920 gününe kadar olağanüstü hizmeti görülenlerin İstiklâl Madalyası ile taltifleri, 12 Aralık 1923 günü uygulanmaya başlıyordu. Mesrur İzzet Bey tarafından kalıbı yapılan ve oval şeklinde bulunan İstiklâl Madalyası, Türk Kurtuluş Savaşı’nda  görev almış kişilere verilmeye başlanıldı. Milletvekillerine yeşil şeritli, cephede bulunanlara kırmızı şeritli, cephe gerisinde çalışanlara ise beyaz şeritli madalyalar ayrılmıştı. Kurtuluş Savaşı’nda yararlıkları görülenlere verilmek üzere 29.11.1920 tarihinde kanunlaşmış olan bu madalyaların verilmesi Bakanlar Kurulu kararı ile 1923 yılında uygulanmaya başlanmış oluyordu…  Cephede görev almış milletvekillerinin madalyalarının şeritleri; yarısı kırmızı, yarısı yeşil renkteydi. Ek bir kanunla da 15 Mayıs 1919’dan, 9 Eylül 1920’ye dek Kurtuluş Savaşı’na katılan alay sancaklarına da madalya verildi.
 Kaynak:  İ.Hakkı Soyyanmaz