Edirneli Şahsiyetler Osmanlı Dönemi

1908-1912 Osmanlı Meclis-i Mebusanı Edirne üyeleri


Faik Kaltakkıran

Faik Kaltakkıran:
1870 yılında Edirne’de doğdu. İttihat ve Terakki Fırkası’na girdi. 1908-1919 yılları arasında Meclis-i Mebusan’da Edirne mebusluğu yaptı.
Mondros Mütarekesi’nin ardından Trakya bölgesinde Kuvayi Milliye çalışmalarına katıldı.
12 Ocak 1920’de toplanan son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ında yine Edirne mebusu seçildi.
16 Mart 1920’de İstanbul’u işgal eden İngilizler tarafından Malta’ya sürüldü. 31 Temmuz 1920’deTBMM 1. Dönem Edirne milletvekili olarak meclise girdi.
16 Mayıs 1921’de TBMM ikinci meclis başkan vekilliğine seçildi. 1923’ten sonra birkaç kez daha Edirne milletvekili olarak meclise girdi. 1948’de öldü.
 

Rıza Tevfik Bölükbaşı

Rıza Tevfik Bölükbaşı:
1869’da günümüzde Bulgaristan sınırları içinde bulunan Svilengrad o yıllarda ise Edirnevilayetine bağlı bir kaza olan Cisr (Cisr-i Mustafapaşa)’da doğdu. Babası Mülkiye kaymakamlarından Hoca Mehmet Tevfik, annesi Kafkas muhacirlerinden Münire Hanım idi. Babasının isteği üzerine İstanbul’da bir Musevî okulunda okudu. İspanyolca ve Fransızca öğrendi. Babasının kaymakamlık yaptığı Gelibolu’da rüştiyeyi(ortaokul) bitirdi. Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Öğrenci hareketlerine katıldığı için Mülkiye’den kovulduktan sonra1890’da Tıbbiye’ye girdi. Tıp eğitimi sırasında da birkaç defa hapse girdi çıktı; hapiste mahkumları isyana teşvik etti. Okulu 1899’da bitirip doktor olabildi.
Tıbbiye yıllarında tanıştığı Ayşe Sıdıka Hanım ile evlenerek 3 kız çocuğu sahibi oldu; ancak eşini 1903’te çocukları henüz 3, 4 ve 7 yaşlarında iken kaybetti
1907’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi ve bir yıl sonra Edirne mebusu olarak Osmanlı parlamentosuna girdi. 1908’de ilân edilen II. Meşrutiyet sonrası Selim Sırrı (Tancan) ile birlikte at üstünde İstanbul’un asayişinden sorumlu oldu. İstanbul’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin en önde gelen şahsiyeti olarak sivrildi ve devrim günleri boyunca Dersaadet’te en etkili kişilerden bir tanesi oldu. Bu dönemde iri cüssesi ile nam salmıştı.¹ Bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyetiile anlaşmazlığa düştü. Balkan Harbi’nin İttihatçılar yüzünden çıktığına inanıyor, devletin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine karşı çıkıyordu. İttihatçılarla mücadele için 1912’de Hürriyet ve İtilâf Partisi’ne girdi. Bu sırada Sultan II. Abdülhamit’ten özür dileyen bir şiir de yazdı.
1918’de son Osmanlı kabinesinde Maârif Nâzırı (Eğitim Bakanı) olarak bulundu. Aynı yıl Hür ve Kabul Edilmiş MasonlarBüyük Locası’nın büyük üstâdı oldu. 1919’da Şura-yı Devlet (Danıştay) Reisliği yaptı. Darülfünun’da felsefe dersleri verdi. Felsefenin eğitim sisteminde yer alması için çabaladı. 23 Temmuz 1908 tarihinde başlayan II. Meşrutiyet Dönemi (1908-1918) boyunca tiyatro salonları ve kıraathanelerde halka açık verdiği konferanslar ile tanındı.
Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması’nı (10 Ağustos 1920) imzaladı. Bu nedenle Yüzellilikler listesinde yer aldı ve1922’de yurtdışına kaçtı. Sürgün yıllarında Hicaz, Amerika, Ürdün ve Lübnan’da yaşadı. Af Kanunu’ndan faydalanarak1943’te kendi ifadesiyle hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için yurda döndü. 31 Aralık 1949’da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Vakıf Gurebâ Hastanesi’nde zatürreeden öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı’nda bulunmaktadır.
Talat Paşa

Mehmed Talat Paşa:

(d.1874,Hasköy, Doğu Rumeli (Bulgaristan), Osmanlı İmparatorluğu — ö.15 Mart 1921, Berlin) Edirne Lisesi’nden mezun olmuştur.İttihat ve Terakki kurucularından ve önde gelen siyasetçilerindendir. Meclis Vekilliği, Dahiliye Nazırlığı, Posta Vekilliği ve 1917’de Sadrazamlık yapmıştır. Ayrıca 1909-1910 yılları arasında Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının büyük üstatlığını yapmıştır.[1]
I. Dünya Savaşı sırasında Ermenileri sürgün etmek için Tehcir Kanununun çıkarılmasınında etkin rol oynamıştır. Sovyet Devriminin gerçekleşmesiyle savaştan çekilen Rusya ile 3 Mart 1918’de imzalanan Brest Litovsk Barış Antlaşması’na Osmanlı Devleti temsilcisi olarak imza atan Talat Paşa’nın ısrarları neticesinde Rusya, 1878’de 93 Harbi sırasında işgal ederek aldığı tüm toprakları, yani Ardahan, Kars, Artvin ve Batum’u Antlaşma’yı takiben Osmanlı Devleti’ne iade etmiştir.

Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşı yenilgisi ile sonuçlandığı görülünce İttihat ve Terakki’nin bir kısım ileri gelenleri ile birlikte 1918 yılında ülkeyi terketmiş, 15 Mart 1921 tarihinde, Almanya’da bir Ermenikomitacı ve suikastçi olan Soghomon Tehlirian tarafından suikaste uğrayarak öldürülmüştür.Suikastçı, Alman Mahkesi’nde 1,5 günlük bir yargılama sonucu beraat etmiştir.

Mehmet Talat Paşa’nın kemikleri, 1943yılında alınan Bakanlar Kurulu Kararı ileTürkiye’ye geri getirilmiş ve Abide-i Hürriyet şehitliğine gömülmüştür.
TBMM’nin 1926 yılında kabul ettiği bir kanunla ailesine ev tahsis edilmiş ve şehit aylığı bağlanmıştır.
 1912 Nisan-Ağustos Osmanlı Meclis-i Mebusanı Edirne üyeleri
Faik Kaltakkıran ve Mehmed Talat Paşa
 1914-1918 Osmanlı Meclis-i Mebusanı Edirne üyeleri 
Faik Kaltakkıran