Unutulmuş Bir Edirne Geleneği – Helva Sohbetleri

 

Helva Sohbetleri

HELVA SOHBETİ NEDİR?
Helva Sohbeti, kışın en soğuk geçen kırk günü ile onu takip eden elli soğuk gün arasında geçen 90 günlük sürede, Edirne konaklarında özellikle Cuma geceleri helva eşliğinde yapılan sohbettir.
Helva Sohbeti, Sıra ve İrfane Toplantısı olmak üzere iki şekilde yapılır. Sıra Toplantısı, her zaman ve hep beraber toplananlar arasında yapılan sohbetlere denirdi. Helva, bu toplantıya katılan kişi sayısına göre yapılır ve masrafları sıra ile bir kişi tarafından karşılanır. İrfane Toplantısı ise masrafları ev sahibi ile hizmet edenler hariç katılanlara pay edilerek karşılanır. Başlangıçta bir saray geleneği olan Helva Sohbeti, zamanla, önce üst düzey asker ve idareciler, sonra esnaf ve tüccar loncalarına, zengin eşraf konaklarına yapılmaya başlandı. Edirne`deki Helva Sohbetlerinde kışın başlamasından sonraki ilk sohbete şehrin protokolü ve ileri gelenleri katılırdı. Daha sonraki Helva Sohbetleri tüccarlara, esnaflara ve çiftçilere yapılırdı. Bu düzen kışın bitimine kadar böylece sürer giderdi.
Helva Sohbetine ev sahipliği yapmaya `Ev Açma` denirdi. Ev açan kişi, gecenin tüm hazırlığını yapar, sohbete çağıracağı kişileri tek tek davet ederdi. Misafirler akşam yemeğinden sonra toplanmaya başlar, gelecekler tamamlanınca türkülerle gece başlardı. Helva Sohbeti tecrübeli biri tarafından yönetilirdi. Helva Sohbetinde oyunlar oynanır, türküler ve maniler söylenir, yetenekli olanlar tarafından taklitler yapılır, Eski ve yeni Edirne ve Rumeli türküleri söylenirdi.
Helva Sohbetlerinin değişmeyen unsurlarından biri de oyunlardı. En çok oynanan oyunlar Fincan Oyunu, Yüzük Oyunu, Arişna Oyunu, Buğday Oyunu, Şaşıranlar Oyunu, Tabur Ateş Oyunu, Tezgah Oyunu ve Onsekiz Sayı Yazmak Oyunu idi. Oyunlar genellikle guruplar halinde oynanır, her gurubun bir `elebaşı` olurdu. Oyunlarda kaybedenlere `alınlarına kara basmak` gibi değişik cezalar verilirdi.
Sohbet ve diğer etkinlikler sürerken hazırlanan kazanlarda irmik helvası pişirilirdi. Helva yenmeden önce, hocalar dualar okurdu. Duanın okunmasından sonra pişirilen helva yenilir ve üzerine kahve içilirdi. Kahveler içilirken bir sonraki Helva Sohbetinin kimin tarafından yapılacağı kararlaştırılırdı.
Sohbete katılan delikanlılar süslü bir tabağa helva koyup üzerini de şimşir dalları ile süsler, def ve darbuka eşliğinde sohbet odasına giderlerdi. Helva tabağını gelecek sohbeti yapmasına karar verilenin kişinin önüne koyarlar ve şu maniyi söylerlerdi:

Sohbet, oyun sona erdi
Gitmemizin vakti geldi
Sohbet sırası size geldi
Buyurun helvayı helvayı
Buyurun helvayı helvayııı
Ardından sohbetin gerçekleştiği ev sabine döner ve şu maniyi söylerlerdi:
Ocağınız tüter olsun
Kesenize bereket dolsun
Bu hane hep mâmur olsun
Kalkmak zamanı, gitmek zamanı

Bu seremoni ve manilerle Helva Sohbeti sona ererdi. Sohbetten ayrılanlara, evlerindekilere götürmeleri için yenilen helvadan `diş hakkı` ya da `diş kirası` adıyla kese içerisinde bir miktar helva verilirdi.

Son yıllarda yeniden çanlandırılmaya çalışılan Helva Sohbetlerinin 2010 yılında yapılmış olanına ŞURADAN  ulaşabilirsiniz.