ADRİANOPLE EDİRNE SAVAŞI (M.S. 378)

http://www.youtube.com/watch?v=68R_7MoUJfE

Askerler[/caption]

Milattan sonra 4. yüzyılda Asya’dan batıya doğru ilerlemelerini hızlandıran Hun’lar karşılaştıkları yabancı kavimleri de önlerine katıyorlardı. Bunların arasında bir Töton toplumu olan Got’lar da vardı. Güney Rusya steplerinde İskit’lerden, Tatar ve Kazak’lara kadar pek çok toplumun atlardan nasıl istifade edebildiklerini gördükleri için kendileri de atlı ve mobilize bir toplum haline gelmişlerdi. Artarak devam eden Hun baskısı
sebebiyle bulundukları coğrafyadan batıya doğru göç ederek Tuna kıyıları civarlarına kadar indiler ve Roma topraklarına iltica etmeye çalıştılar. Roma tarihçisi Eunopius’a göre Got’ların sayısı 200,000’den az değildi.[adsenseyu1]

Adrianople (Edirne) Savaşı Öncesinde
Dönemin Coğrafî Yapısı
     Eski ihtişamından yoksun olan Romalılar ise vergi ödeyebilecekleri ve gerektiğinde
orduya asker sağlayabilecekleri düşüncesiyle Got’ları silahlarını bırakmaları
kaydıyla bazı metruk alanlarda iskan etmeyi planladılar. Bu nedenlerden ötürü
İmparatorluğun doğu bölümünden sorumlu eş yöneticisi Valens (Roma
İmparatorluğu’nun batı bölümünden ağabeyi Valentianus sorumluydu) sınır
muhafazasıyla sorumlu generalleri Lupicinus ve Maksimus’a direktif vererek
Got’ları Roma topraklarına almaya başladı. Böylelikle Vizigotlar (Batı Got’ları)
ve Ostrogotlar (Doğu Got’ları) Roma topraklarında yerleşti. Bir kısım Ostrogot
da Roma makamları ile anlaşmaya yanaşmadan gizlice ve rüşvet vererek Roma
sınırlarına girdiler.
Got’lar Roma Topraklarına Doğru İlerlerken…
     Romalılar ile bir anlaşma yapıp Roma topraklarında yaşamaya başlayan Got halkı zamanla Roma
askerlerinin ve memurlarının baskılarına maruz kaldı. Yerleşme bedeli
hususundaki aç gözlülükten, Got kadın ve kızlarının zorla alıkonmaya
çalışılmasına kadar giden Roma baskısı Got’ları Romalılara karşı kışkırtmaya
başladı.
Got’ların Roma Topraklarına Yerleşimini Gösteren Temsili Bir Çizim
     Zaman zaman ortaya çıkan ufak çaplı sürtüşmelerin çözümü için yetkilerini ikinci derecedeki
asker ve memurlarına devreden İmparator Valens sorunun daha fazla büyümemesi
amacıyla meseleyi kendisi çözmek üzere bir ordu hazırlanmasını emretti. Valens
Got’ların üzerine yürürken yanına 40 000 civarında piyade ile içlerinde ağır
süvari, atlı okçu ve Arap izcilerin bulunduğu 20 000 kişilik tali birlikleri
aldı.
     Valens kendisinden gayet emin biçimde Got’ların üzerine yürümekteydi; fakat hesaba
katmadığı şeyler de vardı. Zira artık ne Roma ordusu eski ihtişamındaydı ne de
Got’lar ve onlar gibi barbar olarak addedilen kavimler eskisi gibi zırhsız,
miğfersiz, zayıf kalkanlarla korunan, sadece mızrak kullanan toplumlardı. Şimdi
demir kaplı kalkanlar, kısa delici kılıç (scramasax), uzun kesici kılıç
(spatha) ve Roma zırhını kolayca delebilen savaş baltaları
(francisca) kullanıyorlardı.Yüz yüze yapılan muharebelerde Roma
piyadeleri eski barbar kavimleri yenebilmenin kolay olmadığını anlamışlardı.
Ayrıca Roma ordusu geçmişteki türdeş halini de kaybetmişti. Orduya git gide daha
fazla sayıda barbar ve köle girmişti. Askerler halen cesur olsa da, geçmişteki
ahenk kaybolmaya başlamıştı.
Roma ve Got Ordularının Adrianople (Edirne)’ye Geliş Güzergâhları
     Roma ordusu Got kuvvetleri üzerine ilerlerken Roma keşif birliği Got savaşçıları hakkında
yanlış bir istihbarat vererek düşman sayısını ekseriyeti piyade olmak üzere 10
000 kişi kadar tanımladı. Atlı bir kavim olan Got’ların süvari güçlerinin o
sıralarda nerede bulundukları halen muammadır. Bir kısım tarihçi bu atlıların
taktik gereği uzak bir bölgede saldırmak amacıyla bekletildiğini belirtirken,
diğer bir kısım tarihçi de Got atlıların yağma için başka bir yerde
bulunduklarını ifade etmektedir.
     Roma ordusunun üzerine geldiğini öğrenen Got lideri Fritigern, Valens’e Trakya
civarlarını kendisine vermesi karşılığında barış yapabileceğini bildirse de
Valens buna aldırmadı. Bir süre sonra Got’lar Roma ordusunun ilerleyişindeki
ihtişamdan korkarak bu kez şartsız bir barış teklifinde bulundu fakat Valens
bunu korku ve acizlik belirtisi olarak nitelendirdiğinden meseleyi kökünden
çözebileceği düşüncesiyle Got kampına doğru yürüyüşüne devam etti.
Roma Ordusunun İlerleyişi ve Birliklerin Savaş Düzeni
     Got karargâhı laager denen arabalarla çevrili bir tepede kurulmuştu.
Hazırlıklarını eksiksiz tamamlamak isteyen Got lideri Fritigern, Roma
saldırısını geciktirmek maksadıyla müzakerelere girişti ve kamp çevresindeki
bazı tarlaları ateşe verdi. Tam bu esnada müzakere için Got kampı yakınlarında
bulunan Roma elçisinin korumalarından bir tanesi kampta tehditkâr bir
hareketlenme olduğunu düşünerek Got kampına doğru okunu fırlattı. Got’lar da
aynı biçimde mukabele ettiler ve Romalıları karargâhın civarından
uzaklaştırdılar. Hızlı biçimde geri dönen Romalı askerler diğer piyadelerin de
spontane biçimde hareket etmelerine neden oldu. Hasımlarına karşı bir düzen
içinde ve sabırla savaşmalarıyla tanınan Roma ordusu için bu durum pek
alışılmamış birşeydi. Roma sağ kanat süvarileri ileri atılıp Got karargâhı
üzerine doğru saldırlar ancak oradaki mukavemeti yaramadılar.
Roma Ordusu Savaş Unsurları
Süvari…
     Bu esnada daha önce nerede oldukları kesin biçimde bilinmeyen çok sayıdaki Got süvarisi
ormanlık alandan çıkıp Roma ordusunun sağ kanat süvarilerine ve piyadelerine ani
biçimde saldırarak, onları bozdular. Got süvarilerinin savaş alanına girdiğini
gören Got piyadeleri de barikatların arkasından çıkarak Roma askerlerine taarruz
ettiler.
Got Ordusu
Savaş Unsurları
Piyade…
(Got piyadeleri kılıç-kalkan-mızrak ve balta ile savaşılardı. Sadece Got komutanları
ağır zırh giyerler, diğerleri çoğunlukla hafif zırh ve kalkanla kendilerini
korurlardı. Got piyadeleri düşman üstüne taktiksel olarak alçak sesle başlayan
sonra yükselerek gök gürültüsüne benzer biçimde yükselerek devam eden bir
biçimde bağırarak taarruz ederlerdi. Bu taktik düşman askerlerinin morali
üzerinde menfi biçimde etki yapardı.)
Süvari…
(Got süvarileri üzengi kullanmaz, büyük mızraklar ve kılıç-kalkan taşırlardı.
Taktiksel olarak kanatlardan saldırıp, sahte ricat yaparak aniden dönüp tekrar
saldırırlardı.)
     Valens’in içinde yer alan kıtaları koruyan birliklerden iki tanesi Got ordusunun ana
unsurunu oluşturan süvari biriminin yolunu kesmek için öne çıktıysa da, Got
atlarının altında ezildiler. Akabinde Got ordusu Roma ordusu sol kanadındaki
piyadelere saldırıp onları kuşatarak merkeze doğru sürdü. Got süvarisi öylesine
etkili olmuştu ki, Roma askeri unsurları çaresizlik ve şaşkınlık içinde
birbirlerine doğru itildiler. Kısa bir süre sonra Roma sol cenahı – merkezi ve
yedekleri ayırt edilemez hale geldi. Roma askerleri silahlarını kullanabilecek
manevra alanından yoksun biçimde kaldılar. Piyadelerin aciz halini gören Roma
süvarisi ise savaşı kaybedebileceğini anlayıp, yavaş yavaş savaş meydanından
uzaklaşmaya başladılar.
Adrianople (Edirne) Savaşının Gelişim Sürecini Gösteren İki Çizim
     Roma askerlerinin bu durumu daha önce Cannae’de yaşanılana benzer bir durumdu.
Aynen Cannae’de olduğu gibi, kuşatılıp hareket alanı bırakılmayan Roma piyadesinin hiçbir kurtulma olasılığı
kalmıyordu. Got savaşçılarının mızrak ve kılıç darbeleri sonucunda pek çok
Romalı asker hayatını kaybederken, az sayıdaki Romalı kaçıp canını kurtarabildi.
İmparator Valens de dahil olmak üzere, çoğu Roma subayı ve toplamda 40 000
civarındaki Roma askeri Adrianople’de hayatını kaybetti. Efsaneye göre Got
süvarisinden kaçan İmparator Valens yakınlardaki bir çiftlik evine sığınmış,
sonrasında Got’ların içinde Valens’in olduğunu bilmedikleri bir halde bu çiftlik
evini yakması sonucu yanarak ölmüştür.
     Adrianople Savaşı’nın sonunda Roma İmparatorluğu’nun çöküşü önlenemez biçimde başlamıştır.
Got’lar Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde kendi yöneticileri tarafından yönetildikleri
bağımsız bir düzen kurmuşlardır.
Adrianople (Edirne) Savaşı’ndan Sonra
Oluşan Yeni Siyasal ve Coğrafi Durum
(Savaştan sonra Got’lar Roma’ya kadar
akınlar yaparak şehri yağmalamış, Galya ve İspanya’nın yönetimini ele
geçirmişlerdir.
)
Adrianople (Edirne) Savaş
Alanı: Günümüzdeki Görünüm

STRATEJİ – TAKTİK:

Adrianople Savaşı ağır süvarinin kazandığı ilk büyük zafer olarak

görülmektedir. O döneme değin eşsiz görülen Roma piyadesini bozguna uğratan Got
süvarileri atlı birimlerin düzenli yaya orduları ezebileceğini kanıtlamıştır.
Barbar olarak nitelendirilen toplumların atları kullanarak seri ve etkili
biçimde hücum etmeleri özellikle savunmayı – korunmayı öncelikli biçimde düstur
edinen yapıları zor durumda bırakmıştır. Ayrıca barbar – yarı barbar kavimlerin
atları etkin biçimde kullanıp düzenli piyade birliklerini zor duruma sokması
süvari sınıfının kuvvetlendirilmesini ve piyade birliklerinin süvarilerle daha
çok destek vermesi gerektiğini tüm devletlere göstermiştir.
     Adiranople Savaşı’nda Roma ordusu bunun eksikliğini acı biçimde hissetti. Zırhlı Got
süvarilerinin ani saldırıları ve sayıca üstünlükleri karşısında Roma piyade ve
süvarisi neredeyse hiçbir şey yapamadı. Roma ordusunun unsurları içerisinde
süvari birimleri nicelik ve nitelik bakımdan daha gelişmiş düzeyde olsaydı hiç
şüphesiz ki, bu büyük bozgun yaşanmayabilecekti.
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
* Christon I. Archer – John R. Ferris vd., Dünya Savaş Tarihi, (Çev.) Cem
Demirkan, Tümzamanlar Yayıncılık, 2006, (s. 105 – 111).
* C.W.C Oman‚
Ok Balta ve Mancınık: Ortaçağ´da Savaş Sanatı 378-1515‚ (Çev.) İsmail
Yavuz Alogan, Kitap Yayınevi‚ İstanbul‚ 2002‚ (s. 14 – 23).
* Peter Wilcox –
G.A. Embleton, Rome’s Enemies 1: Germanics And Dacians, Osprey
Publishing, 1994.
* Philip Matyszak,
“Adrianople”, Bütün Zamanların Yetmiş Büyük Savaşı,
(Ed.) Jeremy Black, (Çev.) Nurettin Elhüseyni, Oğlak Yayınları, İstanbul, 2006,
(s. 44 – 45).
* Richard Bodley
Scott, Legions Triumphant, Osprey Publishing, 2008.
* Simon Macdowall,
Adriaople AD 378: The Goth’s Crush Rome’s Legion’s, Osprey
Publishing, 2001.
* Simon Macdowall
– Angus McBride, Germanic Warrior AD 236 – 568, Osprey
Publishing, 1996.
* Simon Macdowall,
Late Roman Cavalryman AD 236 – 565, Osprey Publishing,
1995.
* William Weir,
Dünyayı Değiştiren 50 Savaş, (Çev.) Emine Demirtaş – Mehmet
Usta), Etkileşim Yayınları, 2009, (s. 89 – 93).

http://dunyaharptarihi.blogspot.com/2010/12/adrianople-edirne-savasi-ms-378.html