Tolstoy'un Gizli Raporlarında Osmanlı

Tolstoy

Osmanlı’daki ilk Rus daimi elçisi Tolstoy’un hatıraları ve yazışmaları kitaplaştırıldı. Eser o dönemde Osmanlı’nın içerde ve dışarda ne halde olduğunu gözler önüne seriyor.
Rus kaynaklarının en önemlilerinden olan Osmanlı topraklarındaki ilk Rus daimi elçisi Pyotr Andreyeviç Tolstoy’un 1702-1709 yılları arasındaki elçilik dönemine ait hatıraları ve yazışmaları kitaplaştı.
Tolstoy, elçilik dönemde başta 1703’teki II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle biten Edirne Vak’ası olmak üzere birçok olayı kaleme almış,[adsenseyu1]
Çar Petro’nun emriyle imparatorluktaki halkın durumunu, imparatorluğun nasıl yönetildiğini, Osmanlı ordusunun ve donanmasının ne halde olduğunu anlatan raporlar tanzim etmiş.
Eser sadece Rus diplomatlarının Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hedefleri hakkında değil, ülke hakkında da önemli ipuçları veriyor. Tolstoy’un tuttuğu notlarda Sultan 2. Mustafa döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun dahili durumu hakkında ayrıntılı bir resim çizilirken, 18. yüzyılın başlarında ne Türk ne de Avrupa kaynaklarında bu kadar geniş bir şekilde anlatılmayan bir çok önemli mesele hakkında değerli bilgiler veriyor. Kayıtlar özellikle vergi yükü, gayrimüslim halkla olan ilişkiler, devlet mekanizmasının yapısı, üst düzey bazı memurların kişisel özellikleri, saraydaki yolsuzluk, ordunun özellikle de donanmanın durumu, Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle ilişkileri, Rus-Türk ilişkilerini zorlaştırmaya çalışan Avrupa elçilerinin Türkiye’deki faaliyetleri konularını ihtiva ediyor.
ZENGİNLİK DÜŞKÜNÜ VEZİRLER

Tolstoy’un verdiği rakamlar sayesinde Osmanlı’nın feodal bürokrasisinin faaliyetleri aydınlanıyor: “Tüm Türk vezirler devlet idaresinden ziyade kendi zenginliklerini düşünüyorlar. Şu anda Türk ağalar Hazine-i Amire’yi kendi istekleri doğrultusunda kullanabilme imkanı elde ettiler…”
Tolstoy’a göre, devletin mali çöküşüne sebep olan başlıca nedenlerden biri, imparatorlukta hüküm süren hazine hortumlanması ve suistimaller… Ona göre, şayet “vezirler hırsızlık yapmasalar ve tutumlu olmaya çalışsalar” o zaman hazine çok daha büyük bir kaynağa sahip olurdu.
Osmanlı’nın iç durumu hakkında geniş bilgiye sahip olan Tolstoy hazineye toplanan vergilerin üçte birinden fazlasının çalındığını belirterek, istismarın artması sonucu halkın iflas ettiğini bu nedenle de halk isyanlarının başladığını öne sürüyor.
YENİÇERİLER SAVAŞ BECERİLERİNİ NEDEN KAYBETTİ?
Tolstoy, ekonomik durumun kötüleşmesinin en fazla etki ettiği Osmanlı ordusu hakkında da çarpıcı bilgiler veriyor:
Yeniçeriler eski savaş becerilerini kaybettiler. Talim ve eğitimler yapılmıyor. Devlette paranın az olması ve Yeniçeri ağalarının hırsızlığı yüzünden yeniçeriler geçinebilmek için zanaat ve ticaretle uğraşmaya başladı.
Tolstoy’un raporlarında Türk donanmasının durumu hakkında da geniş bilgiler yer alıyor. Donanmanın organizasyonu ve gemi yapım meselesi Tolstoy tarafından profesyonel bir şekilde ele alınıyor.
DIŞ GÜÇLERİN EMELLERİ

Tolstoy, notlarında dış güçlerin Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki emellerini de şu sözlerle gözler önüne seriyor: Fransız elçi inanılmaz çabalar sarfetmekte. Ancak İngiltere ve Hollanda elçileri boş durmuyor. Onların ne kadar para harcadıklarını ve hediyeler verdiklerini ise bir tek Allah bilmektedir.
Fransa, İngiltere ve Hollanda’nın Rusya’ya karşı Osmanlı’yı bir kalkan olarak kullanmaya çalıştıklarını belirten Tolstoy sonuçta 1711’deki Türk-Rus savaşının çıkmasında önemli rol oynadıklarını aktarıyor. Tolstoy notlarında ayrıca dış güçlerin Osmanlı pazarındaki çıkar savaşlarını da anlatıyor. Fransız tüccarların Türk topraklarında yaptığı bir takım uygunsuz faaliyetlerine yer veren Tolstoy şöyle yazıyor: Fransızlar savaş yapmadan Türk topraklarını istila ediyorlar.
İngilizlerin Osmanlı’daki konumlarına gelince, Tolstoy’a göre İngilizlerin konumu sağlamdı, onları daha çok Osmanlı pazarı ilgilendiriyordu ve bu yüzden İngiltere elçisi ticari maksatla seçilirdi.
 
Kaynak : http://www.tarihhaber.com