ELVEDA RUMELİ -Rıdvan CANIM

ELVEDA RUMELİ

“Elvedâ Rumeli” dizisine ithaf olunur..
Bana “elvedâ” deme !
Deme ne olur etim ayrılıyor kemiğimden
Gözlerimdeki ışık sönüyor birden
Yıldızlar sönüyor dağlarımda inan
Bana “elvedâ” deme..

“Elvedâ” deyip gidenler çoktan gittiler buralardan
Bari sen bana “elvedâ” deme
Kırılır kalbi Murad Hüdâvendigârın
Zoruna gider Bayezidin, Fatihin, Yıldırım’ın
Kahrolur Gazi Evrenos Bey, Hacı İl Bey
Karalar bağlar dağlar, ovalar bile
Bana “elvedâ” deme..
“Elvedâ” demek o kadar mı kolay
Beşbuçuk asır süren bir rüyâ mıydı gördüğüm
Görmez misin, yerin altı mezar, üstü mezardır
Kumruların bile terk etmedi servilerini baksana
Ihlamurlar hâlâ “Anadolu” kokar toprağımızda
Hâlâ diz çöküp besmeleyle oturur sofralarına çocuklarımız
Bana “elvedâ” deme..
Zaman ağaran saçlarımı tarayadursun şimdi Rumeli’nde
Güneşin doğduğu yerdedir gözlerim
Âah, gözlerim kapansa da yine sendedir
“Sen gel” deme bana gelemem, bilirsin gelemem
Beni çağırır ezanlar bu topraklarda akşam sabah
Bak, hasretinden saçı sakalı ağardı zamanın
İstersen unut, unut o beşbuçuk asırlık aşkı sen
Bana “elvedâ” deme..
Burası Rumeli’dir, varsay ki Türkeli’dir
Tuna burada, Vardar ve Neretva burada, işte Arda ve Meriç
Şurası Üsküp, Prizren, Berat, Filibe, İşkodra, orada Saraybosna
Ve biz, “misafirlikte unuttuğun çocukların!”
Mendilimizin ucu hâlâ oyalıdır bizim
Ve Aleksler daha bilmezken aşkın tarifini
Onun destanını yazdı kara kaşlı Aliş’ler
Can verdi güzel gözlü Zarife’ler, Vahide’ler
Ben hâlâ o Rumeli’yim inan
Bana “elvedâ” deme..
Evet, hoyrattır kışları ama sarhoş eder bahârları
Doru taylara biner, serhadlara uçarım rüyalarımda hâlâ
Çeşmelerinden tarih akarken su yerine
Hâlâ tekkelerinden “hû hû”lar yükselirken seherlerde
Bunca “Sarı Saltuk” benimle beraberken dualarımda
Arşa çıkarken Yâ-sin’ler, o harap türbelerinden
Ve toprak beni de çağırırken her akşam buralarda
Sen git artık, istersen beni de unut
Ama..
Bana “ELVED” deme..!
RIDVAN CANIM