Bilinmeyen bir bölge, Trakya


Trakya

Ülkemizde eski eserlere yönelik kültür turizmi denince akla en son gelen bölgelerden biri de her halde Trakya’dır.  Trakya’nın bir kaç kentindeki Osmanlı yapıları ile tümülüslerin dışında, Trakya’nın eski eserler bakımından fakir olduğu şeklinde yaygın bir kanı vardır.  Buna karşılık hepimiz  Trakya’nın Avrupa ile Asya arasındaki en kolay geçiş yolu olduğunu ve bu stratejik coğrafi konumu nedeni ile kültür tarihi açısından büyük bir önem taşıdığını biliriz.[adsenseyu1]
Trakya arkeolojisine karşı duyulan ilgi eksikliğinin bir çok nedeni vardır; bunlann başında Trakya’daki arkeolojik kalıntıların, Anadolu’ dan alıştıklarımızdan çok farklı olması gelmektedir. Trakya’da Anadolu’da olduğu gibi büyük höyükler ve ören yerleri, yok değilse bile, sayıca çok azdır. Ancak bu durum Trakya arkeolojisinin fakirliğinden değil, kültür tarihinde Anadolu’ya göre çok farklı bir gelişim süreci geçirmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Doğal çevre koşulları gereği Anadolu mimarisinde kerpiç ve taş, Trakya’ da ise ahşap kullanılmış, bu da kalıntıların görünümünü etkilemiştir. İlgi eksikliğinin ikinci nedeni ise, Türkiye’ de arkeolojinin daha çok “Mezopotamya Odaklı” bir gelişim sürecinden gelmesi ve Avrupa arkeolojisine pek ilgi duymamış olmasıdır. Bu nedenle Türk arkeolojisinin ilgisi Trakya dışında odaklanmış; bu duruma uzun süre Trakya’nın askeri nedenlerle arkeolojik araştırmalara kapalı kalması da eklenince, Trakya yakın zamanlara kadar “bilinmeyen bölge” olarak kalmıştır.
Bu ilgi eksikliğine karşın, coğrafi konumu nedeniyle Trakya kıtalar arası stratejik bir öneme sahiptir ve kültür tarihi ile ilgili bir çok sorunun çözümü de bu bölgede aranmalıdır. Bu bölge bir yanda Güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadasının birleştiği, öte yanda da Karadeniz ile Ege­Akdeniz kültürleri arasındaki deniz yolunun da dar boğazı üzerindedir. Bu nedenle, göç, istila, kültür alış verişi ya da etkileşim gibi kıtalar arasındaki her türlü ilişki ile ilgili sorunlar ancak Trakya’daki araştırmalar ile çözümlenebilir. Aynı şekilde Anadolu ile Avrupa ve Ege kronolojik sistemleri arasındaki sorunlann çözümü de Trakya bölgesinden elde edilecek verilere bağlıdır. Bunların yam sıra Avrupa uygarlığının kökenleri ile ilgili sorular, Avrupa uygarlığının gelişmesinde Anadolu-Yakın Doğu uygarlıklarının ne ölçüde etkili olduğu, ancak Trakya’ da yapılacak arkeolojik araştırmalar ile anlaşılabilir.