Edirne Müftülerinden Osman Hilmi Efendi (1867-1931)(Kahraman Zorlutuna'nın Büyük Dedesi)

[adsenseyu1]
Osman Hilmi Efendi Kırımlı Tatar bir ailenin çocuğu olarak (H.1284) 1867 yılında Kırım’da doğdu.Babası Halil Ali ile annesi Halime hanımın ölümü üzerine 7 yaşında öksüz kalarak ailenin yakını Hacı Sami beye sığındı. On çocuklu bir aile reisi olan Hacı Sami bey’in yanında iki yıl kalarak daha sonra medreselerdeki eğitim ve öğretimine devam etti..

     Uzun süren eğitim ve öğretimden sonra başlayan öğretmenlik ve Dimotaka Rüştiyesi Müdürlüğü sırasında eşi Zeynep hanımla (Edirne 1869-11,07,1930) evlendi, tek oğlu emekli Korgeneral Ali Sami Topçu (1891-13,2,1976) Dimetoka’da doğdu. Üç kızından Emine Makbule 1903, Ayşe Mürvet 1906 ve Hatice Saadet Zorlutuna’da 1909 yılında Edirne’de doğdular..

     Osman Hilmi, Efendi ( H.1308) 1890 tarihinde Edirne Rüştiyesine müdür olarak atanarak bu görevini 20 yıl sürdürdü.(Salih Zorlutananın yayınlanmamış anılarından)

    Osmanlı devletinin son yıllarında cami ve tarihi eserlere bakan Cemaat-ı islamiyye heyeti Başkanlığı için seçimler yapılırdı. Osman Hilmi Efendi de (H.1328) 1910 yılında seçimle bu teşkilatın başkanlığına getirldi.Teşkilatın yönetiminde 10 kişilik bir heyet bulunmaktaydı.Bu heyetin içinde zamanın Edirne Eşrafından Maksut beyzade Derviş bey,Edirne Belediye başkanı Fuad bey,Hoca Salim Efendizade Cemal Bey v.b. bulunuyordu.(Edirne Evkaf-ı İslamiyye Tarihi.Camiler ve Mescitler.Dr.Rıfat Osman )

Edirne müftülüğünde bulunduğu sırada, Trakya Paşaeli Müdafa-i Hukuk cemiyeti Başkanlığınada seçilen Osman Hilmi Efendi bu görevini 16 10 1919 tarihinde Edirne’de yapılan kongre sonunda,zamanın Edirne Belediye başkanı olan Şevket beye devretti.(Trakyada milli mücadele Tevfik Bıyıklıoğlu) Osamn Hilmi Efendi daha sonraları Trakya Paşaeli Cemiyeti içindeki hizmetlerine devam ederek 9-14 mayıs 1920 tarihleri arasında Edirne erkek öğretmen okulu salonunda yapılan Büyük Edirne kongresinde ünlü komutan Cafer Tayyar Bey’le mukavemet (Direnme) konusunda çaloışmalar yaparak fikirlerini açıkladı..

   Ediren yunan ordusu tarafından  25 07 1920 günü işgal edilince,camilere ve görevlilerine eziyetler başlayarak halı ve minarelere varıncaya kadar kirletmeler,Edirne müftüsü Osman Hilmi Efendinin sabrını taşırdı.O günlerde yunan ordusu merkez karagahı durumunda olan bu günkü Polis Evi binasında tartışmaya giren Osman Hilmi efendi üstteki  bir odaya hapsedildi.Daha sonra Öğretmen okulunda bir odaya aktarıldı.Yerine vekaleten eski “Gevgili Müftüsü Mustafa Hilmi efendi” hükümet tarafından atandı..

   Osman Hilmi efendi 11 09 1922 günü önce semendirek,midilli,pire,Hanya ve milos adası esir kampına sürgün gönderildi.(Yöre dergisi 2002/10-11 S.31-329 Türk Yunan antlaşması sonunda 23 03 1923 günü Yunan Propontis isimli gemiyle istanbul’a getirildi.

Yunanistan’dan yurda ilk getirilen  723 kişilik kafilede bulunan Osman Hilmi Efendi Edirne müftülüğü görevine tekrar döndü..

   Uzun yıllar Edirne’ye hizmet eden Osman Hilmi Efendi 17 01 1931 günü vefat ederek Buçuktepe mezarlığına defnedildi..

Medresede yetişip,Rüştiye müdürlüğü ve Edirne Müftülüğü görevlerini layıkı ile yürüten Osman Hilmi Efendi, Ulema (Din bilgini) bir kişiliğe sahipti.Çok iyi derecede Fransızca’yı bilen Osman Hilmi Efendi ayrıca, 6 dilde daha derdini anlatabilecek kadar yabancı dil bilgisine hakim olduğu söylenmektedir..

  Milos adasında sürgünde iken bir gün abdest alırken kamp komutanı onu yanına çağırarak ne yaptığını sorar. Osman Hilmi Efendi abdest aldığını namaz kılacağını söyler.Kamp komutanı yanında bulunan papazla birlikte onunla sohbete başlar.Konu temizliğe gelince Osman Hilmi Efendi, papaza karşılıklı olarak iç çamaşırlarının çıkarılmasını teklif eder.Ancak papaz bu teklife itiraz ederek oradan uzaklaşır.Böylece esir kampında bile dini vecibelerine ne kadar saygılı ve bağlı olduğunu gösterir..

  Osman Hilmi Efendi’nin bilgin bir kişiliğe sahip olduğunu belgeleyen ilginç olaylardan birini daha nakledelim.Fransa’da ölen zengin bir kişinin veraset işlemlerinde pek çok talipli çıkınca en yakın akrabasının tespiti konusunda bazı tereddütler doğmuş ve çözüm için çağrılar yapılmış. Edirne müftülüğüne gelen bu çağrıya Osman Hilmi Efendi o güzelim Fransızca’sı ile ilginç bir öneride bulunmuş.Verasetçi durumunda olduğunu beyan edenlerden alınan kan örneklerinin ölüden alınan kemik üzerine dökülmesini ve belli bir süre sonunda kemik tarafından emilen kanın sahibinin en yakın akraba olduğunu belirtmiş.Fransız Hükümetinin gönderdiği teşekkür yazısına göre, testin tam başarı ile uygulandığı ve doğru netice alındığı anlaşılmaktadır..

  Edirne’ye ve çevreye çeşitli zamanlarda yaptığı ve başardığı görevler nedeniyle,”Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası” ile onurlandırılmıştır, Oğlu Emekli Korgeneral Ali Sami Topçu’da kurtuluş savaşındaki hizmetlerinden dolayı “Kırmızı şeritli İstiklal Madalyası” ile ödüllendirilmiştir..

  Ünlü romancı Halide Nusret Zorlutuna anılarında, Aziz Vecihi Zorlutuna ile Edirne’de yapılan nikahlarını 09 09 1926 yılında Edirne Müftüsü  Osman Hilmi Efendi’nin kıydığını yazar.(Bir devrin romanı H.N.Zorlutuna)

    Osman Hilmi Efendi müftülük görevinin son yıllarında tanıştığı eski Edirne Hukuk İşleri Müdürü Hasan Paşa ile (Çetin Altan’ın dedesi) kendisinin kardeş çocukları olduğunu söylermiş..

  Toplumu yönlendirmede çok önemli görevler üstlenen Osman Hilmi Efendi’ye yüklendiği büyük misyonlardan ve başardığı hizmetlerden dolayı minnetlerimizi sunuyoruz…Ruhu Şad olsun…

Kaynak;  Araştırmacı-Yazar Mehmet AĞIRGAN

Hudut Gazetesi 11 11 2005  Tarihli köşe yazısından