Edirne'nin Kurtuluşu Neden Geciktirildi?

Balkan Savaşları

1912-1913 Balkan Savaşları sırasında Edirne’nin Bulgar ve Sırp ordularının kuşatmasına direnmesi ve Şükrü Paşa’nın şehri kahramanca savunması genellikle bilinen bir hadisedir. Ama Edirne’nin düşüsü sonrasında yaklaşık dört ay Bulgar işgaline uğraması (Mart-Temmuz 1913) ve tam da Meşrutiyet’in yeniden ilanının beşinci yıldönümünde kurtarılması pek bilinmez. Tanin gazetesinin 23 Temmuz 1913 günkü başlığı bir çifte bayram sevincine işaret ediyordu: “İki Büyük Bayram: 10 Temmuz, Edirne ve Kırkkilise’nin (Kırklareli) istirdâdı.”30 Mayıs 1913’te imzalanan Londra Antlaşması ile 1. Balkan Savaşı resmen sona erdiğinde, Osmanlı Devleti neredeyse Avrupa’daki bütün topraklarını kaybetmiş durumdaydı.

Hemen haziran ayında, Balkan devletleri kazandıkları toprakları paylaşmak için birbirlerine düştüler. Balkan Savaşı’ndan en kârlı çıkan Bulgaristan, eski müttefiklerine karşı savaşırken, Osmanlı Devleti de Edirne’yi geri almak için harekete geçti.

Osmanlı Genelkurmayı, kurmay heyetinde Yarbay Ali Fethi (Okyar) ve Binbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) Beyler’in bulunduğu Bolayır ordusunun Edirne’ye girmesini kararlaştırdı. 19 Temmuz 1913’te bu ordunun Lüleburgaz’a girdiği haberi Edirne’ye ulaştığında, Bulgar makamları şehri bir gün içinde boşalttılar. Şehri terketmeden önce de bütün hapishaneleri açmış, tahıl ambarlarını ateşe vermiş ve Karaağaç’taki tren istasyonunu yakmışlardı. Ama 20 Temmuz günü geldiğinde Türklerin hâlâ kente girmemiş olmaları büyük bir şaşkınlığa sebep oldu. Bu şaşkınlık daha da sürdü; çünkü Osmanlı ordusu Edirne’ye ancak 23 Temmuz’da girecekti. Edirne’ye girişteki gecikmenin iki nedeni vardır. Birincisi, Osmanlı hükümetinin büyük devletlerin Londra Antlaşması’nın ihlâline vereceği tepkiden çekinmesidir. İkincisi ise İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin, geri alınmasını propaganda malzemesi yapmak istemesidir. Sonuçta Bolayır ordusuna Lüleburgaz’da durması emredildi ve Yarbay Enver Bey’in kurmay başkanı atandığı, Hurşit Paşa yönetimindeki sol kanat ordusu ile Çatalca’dan gelen bağımsız süvari tugayı Edirne’ye doğru yürüme emri aldı.

Böylece hem Edirne, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin “Hürriyet Kahramanı” olarak öne sürmüş olduğu Enver Bey tarafından kurtarılmış, hem de bu mutlu olay “Hürriyet’in ilânı”nın, yani 1908 Devrimi’nin beşinci yıldönümüne “rastlamış” oluyordu.

Kaynak : http://www.bilim.org/?s=haber&haberid=5727