Dostluk mu ? Belki bir gün ! (Fazıl Bülent Kocamemi)


Dostluk mu ? Belki bir gün ! Unutmak mı ? Asla !
Kişiler dost olabiliyorlar, ender de olsa. Ama devletler arasında “dostluk” bir nezaket sözcüğü olmaktan ileri gidemez. Bu demek değildir ki şahsen dostluğu külliyen reddediyorum. Türk devletinin gerek yakın komşularıyla, gerekse diğer dünya devletleriyle dostane ilişkiler içinde olması gereğine yürekten inanırım. Düşmanlık, kin, nefret eninde sonunda en çok zararı o duyguları besleyenlere veriyor. Ancak, bana kalırsa hassas nokta burada duruyor. Dost elimizi cömertçe uzatalım ama geçmişi unutmadan, lütfen. Geçmişe takılıp kalmak değil anlatmak istediğim. Geçmişte muhatap olduğumuz mezalimi, haksızlıkları ihanetleri sürekli gündemde tutmak da değil elbette meramım. Sadece “unutmamak”. Çünkü, unutmamak beraberinde tedbiri getirir ve tedbir, devletler arası ilişkilerde elzemdir. Dost elimizi uzatırken bize uzanan elin, yumruğa dönüşebileceğini tarih bize çok kez ispat etti. Unutmamamız gereken budur. Bulgar ile, Yunan ile, Sırp ile, Rus ile, Arap ile, İngiliz ile, Fransız ile…dostluk kurarken; Çanakkale’yi, Anadolu’nun işgalini, Eski Zağra’yı, Mestanlı’yı, Kırcaali’yi, Tulçe’yi, Kornitza’yı, Edirne’yi, Srebrenica’yı, Mostar’ı, Mora’yı, Trapoliçe’yi, Kars’ı, Ardahan’ı, Sarıkamış’ı unutmamalıyım, unutmayacağım. Kolokotronis’i, Patras Piskoposu Germanos’u, Mladic’i, Karadzic’i, Jivkov’u, Domuzciyef’i, Dimitriyef’i unutmayacağım. Neden unutmayacağım bilir misiniz ? Çünkü unutmamız için çok uğraşıyorlar. Buna mukabil kendileri hiçbir şeyi unutmuyorlar, unutturmuyorlar.
Fazıl Bülent Kocamemi