1912 LONDRA BARIŞ KONFERANSI’NDA TÜRK KARŞI ÖNERİLERİ;

20 Aralık 1912 tarihli Fransız gazetesi LE PETIT JOURNAL gazetesinden Çeviri-Fazıl Bülent KOCAMEMİ
LONDRA BARIŞ KONFERANSI’NDA TÜRK KARŞI ÖNERİLERİ;
Türkler toprak meselesinde boyun eğmek istemiyorlar.Reformları kabul ediyorlar.
Barış Konferansı dün, Cumartesi, Londra’da, Saint-James Sarayı’nda başladı. Sabah saat 11:00’de başlayan seans çok kısa sürdü ve Türkler’in karşı önerilerinin sunumuna ayrıldı.
Konferansın resmî sonuç bildirgesi şöyledir:
Barış konferansı’nın altıncı seansı Reşit Paşa başkanlığında yapıldı.Türk delegeleri karşı önerilerini sunarak görüşlerini bildirdiler. Toplantı Pazartesi akşam saat dört’e kadar
ertelendi.
İşte Türkler tarafından sunulan karşı tekliflerinin ayrıntıları:
1) Edirne Vilâyeti doğrudan Türk hâkimiyetinde kalacak.
2) Makedonya prenslik olacak, başkenti Selânik olacak, Sultan’ın idaresinde kalacak,müttefiklerin seçeceği ve Sultan’ın atayacağı bir prensi olacaktır. Bu prens tarafsız bir ülkeden gelecektir ve Protestan inancına bağlı olacaktır.
3) Arnavutluk Sultan’ın hakimiyetinde muhtar bir ülke olacak, tekrar seçilme imkânına sahip olup beş yıl süreyle Osmanlı hanedanından bir prens tarafından yönetilecektir.
4)Ege Denizi’ndeki bütün adalar Türk kalacaktır.
5) Girit meselesi konferansın konusu değildir ve Türkiye ile büyük güçler arasında halledilmelidir.
Bilâhare yavaş yavaş bu delegeler konferansının nasıl geçtiği öğrenildi:
Türkler’in tam yetkiyle donattığı ve konferansa başkanlık yapan Reşit Paşa seansı açtı. Son seansın kabul edilen bildirgesini okuttu, sonra da Balkan delegelerine hükûmetinden aldığı ve size açıkladığımız karşı teklifleri birazdan okutacağını söyledi.
Okuma tamamlanınca, Balkanlı delegeler bunların yazılı olarak kendilerine verilmesini istediler. Bu nedenle seansa ara verildi ve her delegasyondan bir sekreter metni kopyaladı.
Bu sırada, Balkanlı delegeler arasında bu tekliflerin kabul edilemez özelliği üzerindeki mutabakatlarının fark edilmesinin zor olmadığı kısa bir görüşme oldu.
Seans tekrar başladı ve Bulgar, Sırp, Yunan, Karadağ delegasyon şefleri Türk tekliflerinin bir tartışmaya temel teşkil etmediğini bildirdiler: Teklifler, müttefiklerin tekliflerini dikkate almamışa ve savaşın yarattığı durumu ve müttefiklerin başarısını tanımamışa
benziyordu.
Gerçekten de savaştan önce kabul edilebilecek ve belki de savaşı engelleyebilecek nitelikte teklifler olduklarını ama müttefiklerin akıtılan kan, yapılan mücadele ve elde edilen başarıdan sonra basit reformlarla yetinmeyeceklerini ifade ettiler. Dolayısıyla
toprakla ilgili talepler geliştirdiler. Türk teklifleri bu konuyu hiç dikkate almıyordu. Bu halleriyle kabul edilmez ve tartışılmaz olarak görülmeliydi. Müttefiklerin görüşü işte böyleydi.
Reşit Paşa, önceki seanstaki açıklamasına uygun olarak müttefiklerin isteklerini kendi hükûmetine aktardığını söyledi. Bab-ı Âli’nin bunları incelediğini ve kendisinin bir teklif hazırladığını söyledi. Şimdi inceleme sırası müttefiklerdeydi. Ama daha incelemeden
kabul edilmez dediklerine göre Reşit Paşa kendi hükûmetine durumu bildireceğini ve en geç Pazartesi saat dört’te cevap geleceğini söyledi. Dolayısıyla seansın o zamana kadar ertelenmesini istedi ve buna karar verildi.
Her ne kadar Balkan delegasyonları ile Türkler arasında büyük bir fark bekliyor iseler de, “mevcut teklifi gülünç kabul ediyorlar ve bu şekilde Türkiye’nin nereye varmak istediğini kendi kendilerine soruyorlar.
**********************
ÇATALCA HATLARINDA (Muhabirimizin telgrafı)
Odessa 28 Aralık 1912
İstanbul’dan gelen bir özel ulak, Çatalca hattındaki Türk askerleri arasında büyük bir hareketlilik olduğunu haber verdi. “Askerler ya düşman üstüne gönderilmelerini ya da evlerine salınmalarını istiyorlar”.