Edirneli Kami

Adı Mehmed, mahlası Kâmî’dir. Kendisinden bahseden kaynakların çoğunda adı ile mahlası birlikte zikredilerek Kâmî Mehmed veya Mehmed Kâmî olarak anılmış, bazan da isminin, mahlasının ya da her ikisininsonuna bir “efendi” unvanı eklenmiştir.
Ayrıca Nefîse-i Uhreviyye isimli Salât-ı Mes‘ûdî çevirisinin sebeb-i te‘lif kısmında kendisi de adını Mehmed, mahlasını Kâmî olarak vermiştir.
Safâyî Tezkiresi’nde Edirne’de doğmasından dolayı halk arasında “Edirneli Efendi” diye meşhur olduğu, Ramiz Tezkiresi’nde, Asım Tarihi’nde ve bunlardan aktarılarak  Büyük Türk Klasikleri‘nde “Edirneli Çelebi” olarak tanındığı kaydedilmiştir.
Ali Canib Yöntem,Fuad Köprülü ve Abdülbâki Gölpınarlı da Kâmî’den Edirneli Efendi olarak bahsederler.
Kâmî, şiirde sadeliği ve Türkçe söyleyişi savunurken kendi şiirini de sade
olarak niteler:
“Kelâmuñ ruhı ancak tuhfe-i mazmûn-ı ma‘nâdur
Hünerdür sâ’irinden zîveri Türkî lisân üzre
Ne deñlü da‘vi-i nazm itse sâ’irler lisânınca
Hüner Türkî-edâ nazmındadur silk-i beyân üzre”
“Egerçi kalmamış söylenmedük bir söz bu ‘âlemde
Bu nazm-ı sâde kilk-i Kâmi-i nâ-şâddan kalmış”
Daha Detaylı Bilgi İçin Tıklayınız.