Edirne'nin Fethi; 05 Mayıs 1361

Edirne’nin Fethi Birinci Murat Devri’de 05 Mayıs 1361 de oldu;
On dördüncü asrın ortalarında Balkan yarımadasına Anadolu’dan yeni bir ulus daha geçmeğe, buraları benimsenmeğe başladı ki, bunlar da Osmanlı Türkleri idi.
1357 senesinde Osmanlı Türkleri Balkan yarımadasına geçtiler. Asırlardan beri birbirleriyle didişip uğraşan Balkan milletleri Osmanlı Türklerine karşı birlikler yaparak, Türk saldırılarını durdurmağa çalıştılarsa da başaramadılar.
1360’ta Osmanlı tahtına oturan Birinci Murat, 1361 senesinde Türk ordusunun başında Balkan yarımadasına geçti. Keşan, Çorlu, Lüleburgaz, Dimetoka, Babaeski kasabalarını aldı ve yanındaki cesur komutanlardan Lala Şahin Paşa’yı Edirne üzerine gönderdi.
Lala Şahin Paşa, Sazlıdere’de o zaman Edirne Tekfuru olan Adriyan ile kanlı bir savaş yapıp Adriyan’ı bozdu; Edirne’ye kaçırdı. Lala Şahin Paşa ordusuyla peşini takip ederek Edirney’i sardı. Birinci Murat’ın da, yanındaki askerlerle arkadan gelip Edirne önüne konması üzerine Adriyan, Edirne kalesinde tutunamadı. Meriç Irmağı’nın o aralık taşkın olmasından faydalanarak bir gece çoluğu çocuğu ve yükte yeyni, bahada ağır eşyası ile bir kayığa atlayıp İnoza kaçtı. Ertesi gün Edirne’deki ahali bu tarihi kaleyi 05 mayıs 1361 tarihinde Birinci Murat’a teslim ettiler.
Rifat Osman Bey merhumun, Edirneli bir Rum tarih öğretmeninden işitip Edirne Rehnüması’na yazdığına göre Osmanlı Türklerinin Edirne’yi sarmaları temmuz sonlarında imiş. Merhum yine o öğretmenin anlattığı bir şeyi daha yazıyor. Edirne Rumları arasında ağızdan ağza işitildiğine göre Türkler, Edirne kalesini muhasara ettikleri zaman şehir dışındaki Rum bağ ve bahçelerinden yedikleri yemiş ve üzümlerin paralarını, ağaç ve kütüklerin diplerine bırakacak kadar başkalarının mal ve haklarına saygılı imişler. Edirneliler askerdeki bu saygıyı görünce kalelerini seve seve Türklere teslim etmişler. Bu, o zamanki Türk karakterini gösterdiği için bence pek önemli bir rivayettir.
O zamanki Edirne, şimdiki Edirne olmayıp hemen Kaleiçi’nden ibaret küçük bir şehir idi. Bir de şimdiki Yıldırım mahallesinin olduğu yerde Aina adlı bir kasabacık vardı.
Edirne’nin alınması Birinci Murat’ı çok sevindirmiş, şehrin o zamana kadar olan Hadrianopl adını Edrine’ye çevirmiş ve bu fethi etraftaki Müslüman padişahlara mektuplarla muştulamıştır ki; Feridun Bey Münşeat’ında, Birinci Murat’ın Üveys Han’a yazdığı Farisi mektubu okumaktayız.
Edirne’ye giren Birinci Murat, kale içindeki bir kiliseyi camiye döndürmüş ki buna (Kilise Camii) derlermiş. Diğer bir kiliseyi de Halebîye adı ile cami yaptırmıştı.
Edirne’nin yerini pek beğenen Birinci Murat, orada saraylar yapılmasını emretti. Çünkü Kaleiçi’nde o zamanlar da bir Tekfur sarayı varsa da, beğenilecek, içinde yaşanacak bir yer değildi. Bu saray kalenin doğu kuzeyinde olup şimdiki Maarif Bahçesi’nin olduğu yerde idi.
Birinci Murat, Edirne’deki saray yapılıncaya kadar Dimetoka’da oturdu. Çünkü Dimetoka’daki Tekfur sarayı daha güzel ve yaşamağa daha elverişli olduğu gibi, kasaba da o zaman Edirne’ye nispetle daha bayındır idi.
Edirne’de ilk sarayı nerede yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Yıldırım Bayezit’in şimdiki Selimiye Camii yerinde bir saray yaptırdığı biliniyorsa da, bunu, Birinci Murat’ın yaptırdığı sarayı yıktırıp da mı, yoksa bazı tarihlerin yazdığı gibi bir yangından sonra mı yaptırılmıştır, belli değildir. 1367’de saray bitince Birinci Murat hükümet merkezini Dimetoka’dan Edirne’ye kaldırdı.
Anadolu’dan birçok Türk budunların, bazı imtiyazlar verilerek Balkan yarımadasına geçirilmeleri de bu seneden başlar.
kaynak :Edirne Tarihi-O.Nuri Peremeci