Bir zamanlar Edirne

Büyük  Sultanların çocukluk ikametlerinde, hayır ve hasenatı için inşa ettirdikleri Yıldırım Bayezid Han hazretlerinin namlarına mensup camii şerif ile sultan Muhammet han hazretlerinin Eski Camii denmekle bilinen muhkem camii şerifleri ve Sultan ikinci Murat hazretlerinin biri üç şerefeli ve diğeri Muradiye adlarındaki camii şerifleri, medrese, imaret ve Mevlevihaneleri ve Tunca yakınında Sultan Bayezid hazretlerinin kezalik iki minareli cami, imaret ve medreseleri ve Sultan İkinci Selim hazretlerinin dört minareli yüksek namına mensup camii şerif ile medresesi vesair hayrat-ı celileri memleketin en büyük şeref ve ziynetleridir.
Sultan Selim Camisi ise cümlesinin büyüğü olup gerek metaneti ve gerekse sanayi-i mimariyede haiz olduğu nefaseti cihetle nadiren emsaldir. Sultan İkinci Mahmut hazretlerinin Edirne civarında büyük bir kışlaları ile kışla içinde bir de camii şerif vardır. Topçu askerleri için dahi mükemmel bir 

kışla ve merkez hastane namıyla bir de hastane mevcuttur.
Şehrin içinde, Askeri ve Belediye dairesi, biri askeri diğeri mülki olarak iki bab mekteb-i idadi , yetim ve kimsesiz çocukların talim ve terbiyesi için ziraat namına çiftliğinde yapılan ziraat, sanayi ve ticaret şubelerine taksim olunan mektep, bir adet matbaa ve bazı eşyanın dokunmasına mahsus kârhaneler (ticarethaneler) ve dabaghaneler mevcuttur.
Edirne’nin bir saat mahallinde bulunan Arnavud köyünde büyük bir taş madeni mevcut olup, bundan çıkarılan taş, köprü ve emsali kargir binalara sarf olunmaktadır.
Adıgeçen köy civarında suyu gayet hafif ve hazmı kolay bir çeşme vardır. Bu su devam üzere içildikte zayıf ve hasta kişilere faydalıdır.
Edirne şehri civarında Demirtaş namındaki mahalde nefis sulardan Demirtaş suyu vardır. Edirne’ye 6 saat mesafede yer alan Ortaköy’de dahi çelikli bir su çıkar ki adıgeçen suyu etba çelik verecekleri hastalara içirirler.
Kaynak : Engin Koç