Antik Dönem Cengiz Ned Paylaşımları Osmanlı Dönemi

Edirne (Adrianopolis)

Roma İmparatoru Hadrianus’un yeni baştan tahkim ettiği ve geliştirdiği şehir Roma, Bizans ve Osmanlı tarihinde çok önemli olaylara tanık olmuştur. Şehrin bulunduğu konum coğrafi açıdan doğal bir kale görüntüsü çizmektedir. Tunca nehrinin Meriç ile birleşmesinden evvel çizdiği yay üzerinde kurulan şehir saldırılara karşı korunmak için stratejik bir konuma sahiptir.
Birçok kez saldırıya uğramış defalarca zapt edilmiş olmasına rağmen hala güzelliğini koruyan Edirne hakkında Osmanlı öncesi mimari yapıları, sosyal hayatı ve ekonomisi ile ilgili kaynaklar yok denecek kadar azdır. Roma İmparatorluğunda basılan paralardan anladığımız kadarı ile şehir surlarının ana kapısı konik kubbeli iki kule arasında bulunmaktadır. Yine çeşitli paralardan anlaşıldığına göre şehirde Zeus,  Artemis, Demeter tapınakları ve Nehir tanrısı Hebros sunakları mevcuttur.
Edirne’de basılan Roma sikkeleri ile ilgili görselleri aşağıda inceleyebilirsiniz.

Edirne surları dikdörtgen şeklinde inşa edilmiştir. Bugün surlardan geriye neredeyse hiçbir parça kalmamıştır. Tek kalan kuzey doğu ucundaki Makedonya Kulesi denilen kuledir. Surların köşelerinde yuvarlak kuleler ve bu kuleler arasından dörtgen şekilli ufak 12şer kule bulunuyordu. Şehir duvarlarındaki toplam kapı sayısı 9 dur. Ve duvarların etrafı hendek ile çevrilmişti. Bu şekil itibari ile tipik bir Castrum görüntüsündedir. Şehir halkı surların içinde yaşıyordu ve dışarı da sadece Tunca nehrinden geçen köprü ile merkeze bağlı olan varoş mahallesi Aina vardı. Günümüz Edirne’sinde Yıldırım semti bu bölgenin bulunduğu yerdedir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde surların 6000 adım olduğunu belirtmiştir. Bu bize şehir surlarının uzunluğu ve Edirne’nin Roma döneminde dahi ne kadar önemli bir merkez olduğu konusunda fikir vermektedir.
 
Edirne Kaleiçi semtinin uydu görüntüsü üzerinde ve şehirde kalan ufak ufak sur parçaları doğrultusunda bir şehir duvarı tasarladım. Bunu oluştururken referans noktası olarak Makedonya kulesi, Tunca Nehrinin çizdiği yay ve Kaleiçi semtinin ana yollarını ve birbirini dik kesen sokaklarını baz aldım. Prensip olarak bir şehirdeki ana yolların sabit kaldığı ilkesi ile kapıların konumlarını ve diğer ana surların nerelerden geçtiğini belirlemeye çalıştım. Hazırlamış olduğum modelleri aşağıda inceleyebilirsiniz.

 

 

 
Şehir surlarındaki 4 ana kulenin isimleri şöyledir; Makedonya kulesi ( Kuzey doğu ), Yelliburgaz veya Kafes Kule (Kuzey batı), Germe kulesi(Güneybatı) ve Zindanaltı kulesi (güney doğu). Şehir Osmanlılar tarafından alınmadan önce Tekfurun gizlice Tunca ve Meriç üzerinden Enez’e (Ainos) kaçmasından şu nu anlayabiliriz ki Tekfur sarayı ve şehir garnizonu Surların Germe kule tarafında bulunuyordu. Ve muhtemelen etrafında bir iç sur vardı.
Şehirde bulunan dokuz adet kapının isimleri ise; Kule kapı veya ketenciler, Topkapı, kafeskapı, keçeciler kapısı, uğrunkapı, manyas kapısı, tavukpazarı kapısı, balıkpazarı veya iğneciler veya İstanbul kapısı ve ortakapıdır.
Şehir surlarının modelini verdikten sonra kısaca Bizans İmparatorluğunda Edirne’de meydana gelmiş bir takım önemli olaylardan kısaca bahsetmek gerekirse en önemlisi 378 yılında Ostrogot ve Vizigotlardan oluşan ordu ile Bizans ordusu arasında meydana gelmiş Edirne savaşıdır. 9 Ağustos 378′de Bizans ordusunun imha edilmesi ile sonuçlanan savaşta Roma Tarihinde ilk defa bir imparator savaş alanında can veriyordu. Bu imparator İstanbul Unkapanında su kemerinin yapılmasını sağlayan ‘Valens’dir. Edirne yakınında 811 yılında meydana gelen bir başka savaşta yine imparator Nikephoros I savaş alanında can veriyor ve Bulgar kralı imparatorun kafa tasını gümüş ile kaplatıp içinden şarap içtiği bilinen bir gerçektir. Maktul imparatorun oğlu Stavrakios bir kaç adamı ile beraber yaralı halde Edirne’ye  kaçmayı başarmış ve burada yeni imparator ilan edilmişse de yaralarından dolayı fazla yaşayamamıştır. Özellikle 9.yüzyıldan itibaren imparatorluğun başına problem olan Bulgarlar 914 yılında Kral Symeon ile Edirneyi zapt etmiştir. Bir diğer hadise yine hepimizin tanıdığı bir isim Malazgirt Savaşında yenik düştüğü için imparatorluktan atılan ve yeni imparator tarafından ölümü istenen Romanos Diogenes Edirne de olduğu ihbar edilip yakalanıyor. Bir başka olay ikinci haçlı ordularının Edirneden geçişi sırasında meydana geliyor. Alman Kralı Konrad’ın akrabası olan bir şövalye rahatsızlığından  dolayı Edirne’de bulunan manastırda kaldığı sırada kendisini Bizans askeri olarak tanıtan bir kaç çapulcu askerlerin kaldığı manastıra girip soygun yapıyor ve o sırada şövalye öldürülüyor. Muhtemelen soyguncuları gördüğü için ve ihbar edilmek korkusu ile kendisini öldürüyorlar. Olay duyulunca Konrad yeğeni ve kendinden sonra imparator olacak olan Friedrich Barbossa’ya haber veriyor ve Barbossa Edirnede bulunan manastırı yakıp olayın faillerini öldürüyor. Bizans ordusunun Edirne’ye yetişmesi ile olay büyümeden hallediliyor. Bizans’ın son yıllarında çeşitli defalar akınlara uğramış ve bir çok kez asi olsun haneden ailesinden olsun imparator ilan edilme olaylarına sahne olmuştur. Edirne Osmanlıların eline böyle çalkantılı süreçleri atlattıktan sonra geçmiştir. Kaynaklar kesin bir tarih belirtmeyip bir çok bilim adamı 1362 ile 1369 yılları arasını göstermektedir.
Kaynaklar,
– Nikephoros Bryennios , Tarihin Özü   Çvr: Bilge Umar
– IV Haçlı Seferi Kronikleri
-Bizansın Son Yüzyılları , Donald M. Nicol
-Bizans Devlet Tarihi, Georg Ostrogorsky
-Michael Psellos’un Khronographia’sı  Işın Demirkent
-Edirne, Edirne Fethinin 600. yıl dönümü hediye kitabı

Kaynak : http://www.bizansbizans.com/2012/09/edirne-adrianopolis