1913 Yılı Edirne'si – Ali Tevfik

Engin Koç;
Ali Tevfik, 1913 tarihli Mufassal Memalik-i Osmaniye Coğrafyası adlı eserinde, vilayetin beşeri ve iktisadi coğrafya özellikleri hakkında oldukça fazla bilgiler verir;
“Vilayetinin Tarım ve Sanayi Ürünleri: Edirne vilayetinin toprakları mümbit ve mahsuldar olduğundan arazisinde her çeşit hububat, meyve ve sebze yetişir. Çoğu taraflarında, tütün, keten, pamuk ve güney semtlerinde zeytin yetişir. Tütünün en iyisi İskeçe tarafında üretilir. Bağlar; Edirne, Kırkkilise şehirlerine çevrelediği gibi Tekfurdağı sancağında dahi çoğunluk üzere bulunmaktadır.
Vilayet dâhilinde hayli ipek böceği ve koyun dahi beslenmektedir. Vilayetin gülyağı, gülsuyu, balmumu, peynir sanayi ürünlerinden olup, yerli ihtiyaçlarından fazlası harice satılır, Vilayetin her tarafında yerel ihtiyaçlar için aba, kilim, pamuk bezi, alaca dokunur.
Edirne vilayetinin gerek demiryolları ve gerek Marmara denizi sahilinde yer alan Tekfurdağı, Gelibolu ve Adalar Denizi sahilinde yer alan Dedeağaç, karaağaç iskeleleri ve limanları sayesinde ticareti yolunda olup, bunların en meşhurları Gelibolu ve Dedeağaç iskeleleridir. İşbu Gelibolu iskelesi, Çanakkale boğazı sahilinde bulunmakla, Karadeniz ve Adalar denizinden gelip giden gemiler için uğrak yeridir.
Dedeağaç her ne kadar limana malik değil ise de, Edirne’den gelen şimendifer hattının ehemmiyetli durağıdır. Karaağaç dahi Gümülcine cihetinin mahsulünü harice ihraç eder.
İdari Yapısı: Edirne vilayetinin Edirne, Kırkkilise, Tekfurdağı, Gelibolu, Dedeağaç, Gümülcine adında altı adet sancağı vardır. Makro vilayeti Edirne şehri olup, sancak merkezleri kendi isimlerinde bulunan kasabalardır.
Meşhur Beldelerinin Durumları
Edirne Şehri: Meriç, tunca, Arda nehirlerinin toplanıp birleştikleri yere yakın, gayet güzel ve hoş manzara bir suret üzerine kurulmuş ve 110.000 nüfusa sahip ve dört tarafı bağ, bahçe ve bostan ile çevrili ve bir eski kaleye sahip ve topraktan yapılmış istihkâmlar ile çevrili bir belde-i raina olup Asutane-i Aliye’nin 48 saat kuzeybatısında yer alır. İstanbul’a ve Dedeağaç’a dahi birer demiryolu hattı vasıtasıyla bitişiktir. Bununla beraber şehrin yazın havası ağır ve sıtmalıdır. Suyu dahi sinekli tabir ettikleri sudur.
Adıgeçen şehir, sultan Murat Hüdavendigar’ın saltanat zamanında fethedilmiş ve memalik-i Osmaniye topraklarına katılmış, Ebulfeth Sultan İkinci Muhammed han hazretlerinin İstanbul’u feth buyurdukları zamana kadar, ebediyete kadar devam edecek olan Devlet-i Aliye’ye ikinci payitaht yapılmış ve bugünkü günde ikinci ordunun merkezi olmuştur.
Edirne’nin Ali Paşa çarşısı denilen kargir ve büyük çarşısı ile Eskisaray, Tunca köprüsü meşhurdur.
İşbu Ali Paşa çarşısı İstanbul’daki Büyük Çarşı’ya eşdeğerdir. Çarşının bitişiğinde bir de camii şerif vardır.
Bunlardan başka Edirne’de büyük bir bedesten ve sayısız kargir hanlar ve buna denk binalar vardır. Edirne’nin Sarayiçi Mesiresi, bahar günlerinde latif olur. Bağlarında en iyi üzüm ve rayhalı kayısı ve armut ve emsali meyve ağaçları ve diğer ağaçlar günden güne yetişir. Edirne’nin bamya mahsulü dahi meşhurdur. Tıbben faydalı sayılan misk sabunları, sığır