Edirne Doyran Köyünde Hıdırellez Şenlikleri,

Mümine Güden Adına paylaşılmıştır;Kaynak Necmiye Özkan

Yetmiş yıl önce, Doyran köyü delikanlıları, hıdırellezden bir gün önce,köyün ağalarından,4-5 kuzu , diğer varlıklı ailelerden teneke dolusu yağlar,yakacak odun ve kapkacak ve Pilav için de pirinç alırlarmış.
Akşam herkes ,komşularıyla ateşten atlamak için birinin bahçesine eski hasırlarını alarak toplanırlarmış, kadın kız kızan ve erkekler herkes ateşten atlayıp, eğlenirlermiş.
Atlama işi bitince herkes alnına bir parça is sürermiş, ertesi gün meriç te yıkamak için kızlar akşam çömlek içlerine yüzük ve küpelerini koyup, niyet tutarlarmış. Ertesi sabah uyanınca, kızlar toplanıp niyetlerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini öğrenmek için toplanıp çömleği açarlarmış.
Hıdırellez sabahı herkes , ilk önce meriç te yüzlerini yıkayıp söğüt dalları kırarak birbirlerine vururlarmış, uzun boylu olsunlar diye.
Köy delikanlıları bir gün önce topladıkları kuzu ve diğer malzemeleri Doyran köyü çayırına götürüp orada kuzuları pişirip,hem eğlenir hemde içerlermiş.
Bu arada pilavlar da pişermiş pişirdiklerini önce kendileri yermiş delikanlılar,sonra bir çocuğu köye gönderip haber salarlarmış herkes pişen aştan gelip alsın diye.
Sabah köyde özellikle sıcak süte şeker katılıp ekmek doğranırmış, sabah yemekleri buymuş.
Hıdırellez gününe özel pide pişirilirmiş o gün kadın ve erkekler hiç iş yapmazlarmış hatta hayvanlar bile çalıştırılmazmış genç hanımlar, hıdırelleze özel beyaz patiskadan beli büzgülü, uzun kol etek ve yaka kenarları kaneviçe işli elbiselerini giyerlermiş.
Aylar önce köyün pullu yemenicisine oyalattıkları yemenilerini sıkarlarmış başlarına pişirilen hıdırellez pideleri öğle yemeği olarak yenilir ve öğleden sonra, köyün birkaç yerinde  komşu bahçelerindeki ulu ve dallı karaağaç ağaçlarına kalın urgandan salıncaklar kurulurmuş.
Bir gün önce genç kızlar yavuklularına nerede sallanacaklarının haberini ulaştırırlarmış. Genç kızlar ve erkekler,kadınlar o bahçeye toplanırlarmış.
Kızlar ve kadınlar birbirini sallarlarmış. Sallanırken de maniler söylermiş genç kızlar maniler sayesinde yavuklular haberleşirmiş.
Mesala;
Greb bağlarım yandan,seni severim candan,iki tane yar olmaz, ya ondan geç ya benden.
Karşıdaki tarlayı kazmaylamı kazdılar yar senin kaşlarını kalemle mi yazdılar.
Su gelir ulam ulam içinde kara yılan benim sevdiğim oğlan mavi kazaklı olan.
Herkes kim kimi seviyor kim sevgilisine küsmüş yeni yetişen kızlar kimi beğenirmiş,  tam bir haberleşme sağlanırmış
Ogün.kızların sallanma işi bitince kadınlar sallanırmış, hatta bazı anneler oğullarını sallarmış ama her anne yapmazmış.
Sallanarak gülüşerek ve eğlenilerek hıdırellez akşama kadar sürermiş.
Yorgun mutlu herkes bir sonraki hıdırellezde inşallah görüşürüz diyerek vedalaşırlarmış,özellikle yaşlılar.