EDİRNE ve TUNABOYU TARİHLERİ’Nİ YAZAN OSMAN NURİ PEREMECİ

EDİRNE ve TUNABOYU TARİHLERİ’Nİ YAZAN (OSMAN NURİ PEREMECİ)
TARİHÇİ OSMAN NURİ PEREMECİ : 1874 Yılında, Bulgaristan’ın ŞUMNU şehrinde doğdu. Babası (HACI İSMAİL EFENDİ), annesi (EMİNE HANIM)’dır.
ŞUMNU RÜŞTİYESİ’nde (MÜFTÜ RAŞİT EFENDİ)’den ARAPÇA ve FARSÇA lisanlarını öğrenmekle kalmayıp : (KÛFİ), (TÂLİK), (SÜLÜS) gibi, ESKİ YAZI TÜRLERİ’ni de öğrenmiştir. 17 Yaşında iken öğretmen olmuştur. İSTANBUL’a da gelip, MAARİF NEZARETİ’nde : (<<-MECLİS–Î KEBİRİ MAARİF >>) önünde sınava girip, (TARİH ÖĞRETMENİ) olmuştur. Sonra da OSMANLI HÜKÜMETİ tarafından, (VARNA RÜŞTİYESİ TARİH ÖĞRETMENLİĞİ)’ne atanıp, (OSMAN PAZARI), (ESKİ CUMA), (PRAVADI), (NİĞBOLU), (RUSÇUK), ve (TIRNOVA)’da TARİH ÖĞRETMENLİKLERİ’nde bulunmuştur. TARİH ÖĞRETMENLİĞİ ile birlikte camilerde vaazlar verip, TÜRKLÜK AŞISI yaparak Türk Gençlerini aşılamıştır.
Bunlar ile de kalmayıp, 1900 Yılında başlayıp, (BOSNA’da yayınlanan VATAN), (KIRIM’da yayınlanan TERCÜMAN), (PARİS’te yayınlanan MEŞVERET), (KAHİRE’de yayınlanan MİZAN) Gazetelerine sürekli yazılar yazarak BALKAN TÜRKLERİ’nin seslerini, 200 kadar MAKALE yazarak duyurmuştur. İmparatorluğun (İTTİHATÇI) (İTİLÂFÇI) Bölücü fikirlerine karşı çıkıp, İSTİBDAT idaresine çatmıştır.
MEŞRUTİYET fikirleri ortaya atılınca da, 1906 Yılında (BULGARİSTAN MUALLİMLER BİRLİĞİ) ismi altında bir cemiyet kurmuştur. Türk Cemaatine yaptığı kongreler ile de, pek çok haklar kazandırmıştır.
1927 Yılında gizli faaliyetlerde bulunduğu da anlaşılıp EDİRNE’ye gelince kendisi BULGARCA bildiği için, Milli Eğitim MÜDÜRLÜĞÜ (OSMAN NURİ PEREMECİ)’yi hiç Türkçe konuşmayıp pomakça konuşan, MERİÇ’in SUBAŞI KÖYÜ’ne verdiler. Bir yıl sonra da Edirne’de YANGINLIK YÖRESİ’nde bulunan BULGAR MEKTEBİ’ne naklini yaptılar. Edirne Merkezi’ne gelince de, ORTA OKUL ve LİSE’de (TÜRKÇE ve TARİH ÖĞRETMENLİĞİ’ne atadılar. 1938 ve 1942 Yılları arasında benim de TARİH ÖĞRETMENİM oldu. Hiçbir zaman, hiçbir öğrenciyi derse kaldırıp imtihan ettiğine, yazılı yoklama yaptığına tanık olmadım. Derse girer girmez kendisi, dersten çıkış ziline kadar konuşur, öğrencilerine MİLLÎ DUYGULAR aşılardı. Okul ders saatleri dolunca da, HALK EVİ ile EDİRNE MÜZESİ’ne gider, MÜZE MÜDÜRÜ NECMİ İGE ile konuşur, dönüşünde de LOKALİMİZ’e uğrar, SANDIKÇI ile ayak üstü konuşup, KAÇAK GELEN BULGARİSTAN GÖÇMENLERİ hakkında bilgi alır, doksandokuzluk SEDEF NAMAZ TESPİHİ elinde VAKİT NAMAZI’nı kılmaya giderdi. Eğer SANDIKÇI’nın yanında KÂZIM DİRİK varsa <<-Buyur otur >> Deyince oturmak zorunda kalır, Çok tecrübeli ve çok zekî olan KÂZIM DİRİK, bir konu açıp, Peremeci’nin bir KULAK TARİHÇİSİ olmadığını anlardı.
Radyo ve Televizyonun olmadığı o yıllarda, KULAKTAN DOLMA öğrenip konuşarak satan resmî kayıt tarih ve belge belirtmeden konuşan, tahsilli KULAK TARİHÇİLERİ vardı. OSMAN NURİ PEREMECİ’nin hakiki bir TARİHÇİ oluşunu TRAKYA GENEL MÜFETTİŞİ Kor.Gn.KÂZIM DİRİK anlamış, gazete ve dergilerde çıkan yazılarını okumuştu. Geniş çapta bir EDİRNE TARİHİ yazması için teklifte bulununca, <<-sana arabamı da veririm, dilediğin yerleri gezip araştır.>> Diye de söz verince, OSMAN NURİ PEREMECİ teklifi kabul edip, araştırmalarına başladı. En büyük yardımı, hem cami arkadaşı ve hem de meslektaşı olan, HAFIZ RAKIM ERTÜR’den gördü. EDİRNE ve YÖRESİ ESKİ ESERLERİ ARAŞTIRMA KURUMU’nda ve HAFIZ RAKIM ERTÜR’ün sürekli bulunduğu KOZA KOOPERATİF odasında araştırmalarını sürdürdü.
Sonuçta : ESKİ ESERLERİ SEVENLER KURUMU tarafından yayınlanan (456 Büyük sayfalık yazı ve 127 Resimden oluşan 82 Resimli ek sayfalık (EDİRNE TARİHİ) Kitabı ile 220 sayfalık (TUNA BOYU TARİHİ) ve 304 sayfalık (ATA SÖZLERİ) kitabını bizlere armağan etmiş oldu.
17-Mart-1945 Cumartesi sabahı vefat edince, 18-Mart-1945 Pazar günü, başta TRAKYA GENEL MÜFETTİŞİ ABİDİN ÖZMEN ve Edirne Valisi – Belediye Reisi, Polis ve askerî Erkân ile tüm okullar ve Edirne Halkı’nın da katılımı ile, EDİRNE BUÇUKTEPE MEZARLIĞI’na defnedildi. Sonradan EVİ’nin bulunduğu sokağa (OSMAN NURİ PEREMECİ SOKAĞI) diye isim verilerek, hatırlanması sağlandı.
(Aziz Ruhu Şâd olsun.)
Kaynak; Edirne Destanı
İ.Hakkı Soyyanmaz