GÜNEŞ SAATLERİ ve ZAMAN


Bilgiyi İleten; Şener Kulalar
İslamiyette, 5 vakit kılınan namazın, vakitli kılınması farzdır. Şayet zamanında kılınmazsa namaz kazaya kalır. Ayrıca oruç, zekat ve hac gibi temel ibadetler belirli zaman aralıklarında yapılması gerekir ki. Tüm bu ibadet vakitlerin insanlar tarafından kolaylıkla belirlenebilmesi için, Astronomi’ye başvurulmuş. Bu yüzden, Osmanlı’da şehirlerde muvakkithaneler kurularak, buralarda muvakkitler yetiştirilmiştir.
Muvakkithane; Burası bir anlamda astronomi eğitimi verilen yerdi. Bir muvakkit, inceleme, uygulama ve hesaplamada usturlap,(denizcilerin açık denizde, güneş ve yıldızlara bakarak bulundukları bölgede yön belirlemeye yarayan alet idi ki, buradaki amaç, Kabe yönünü ve namaz saatlerini belirlemde kullanılıyordu.) güneş saati, rubu tahtası ve Kıblenüma (pusula) gibi aletleri kullanmayı öğrenirlerdi.
Günümüze kadar zaman ölçümünde, Güneş saati,(a-Dikey güneş saatleri, b-Yatay güneş saatleri) su saati, kum saati, mekanik saatler kullanılmıştır.
Gurubî (Alaturka ya da İtalik) saat; Yılın mevsimlerine göre saat süreleri sürekli değiştiğinden, özellikle geceleri kullanılan su saatlerinin kullanımında zorluklar yaşandığı için. İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Kaçar, güneş saatini şöyle anlatıyor. ”Güneşin battığı an günün değiştiği andır. İslâm dünyasında ve Osmanlı’da da kullanılan bu saatler günü 24 saate bölerek ve konumuna göre gerçek zamanı verir. Çünkü referans olarak güneş alınmıştır. Osmanlı’da gün akşam başlar, ertesi akşama kadar devam ederdi. Özellikle namaz vakitleri güneşin konumuna göre belirlendiği için, güneş saatleri Osmanlı’da vakti çözmenin en iyi metaryaliydi.”
Güneş saatleri, camilere, 12 saat çizgisi meridyen düzleminde uzanan ve saat düzlemi güneye bakacak şekilde dikey veya yatay konumda yerleştirilirlerdi.
SELEMİYE CAMİİ
GÜNEY YÖNÜNDE GÜNEŞ SAATLERİ
Dış avlunun Arasta’ya bakan yönünde görülebilir en ilginç noktalarından biri de cami duvarındaki Güneş Saatleri’dir.
Üç adet olan bu saatlerden birinin mili mevcut değilse de, gözle görülmesi çok zor olan ”kış ve yaz gündönümü eğrilerini” barındırmaktadır.
İkinci Güneş Saati iyi cins bir levha üzerine işlenerek duvara yerleştirilmiştir.
1774 tarihli bir kitabesi bulunan bu saat, kış, yaz, bahar ve güz gündönümlerini gösteren hatlardan başka, saat çizgilerini ihtiva etmektedir.
En altta, mili sağlam durumda olan üçüncü bir Güneş Saati bulunur. Bu saatin asıl fonksiyonu günün saatlerini göstermek olmayıp, İkindi’ye ne kadar zaman kaldığını işaret eder.
Osmanlı devrine ait güneş saatlerinin tüm ülkedeki, toplamı 80’i bulmakta, bunun 53’ü İstanbul’a ait iken, Edirne 6 saat ile diğer illere göre ikinci en çok saati olan şehir durumundadır.(Prof.Dr. Nusret Şam, Osmanlı’da güneş saatleri) Sayfa; 200 ”EDİRNE’DE TARİH, KÜLTÜR, İNANÇ TURU’NDA Yazan; AYHAN TUNCA”

(Selimiye Camii’ndeki güneş saati, dikey güneş saatlerindedir. Diğer camilerdeki, güneş saatlerini de kısmet olursa, sırasıyla koyacağız.)