Edirne'nin 1829 Ruslar Tarafından İşgali

II.Mahmud dönemi Edirne’si 1828—1829 osmanlı-rus savaşında düşman tarafından istilâ edilmek felâketine uğradı. Rus ordusu Tuna ‘yı geçtikten sonra, bir taraftan Edirne ve mülhakatı ahâli ve âyânına bir beyanname neşrederken (1 saf er 1245 Aydos = 2 ağustos 1829), diğer taraftan,Islimye ve Yanbolu üzerinden, sür’atle Edirne üzerine yürüdü. Bu sırada Edirne ‘nin etrafına mümkün mertebe istihkâm inşasına başlanmışsa da, kısa bir zamanda bunun ikmâli ile mukavemet imkânsız görülmüş ve Balkanların cenubunda kalan belli-başlı kumandan ve idarecilerin, ezcümle sarasker kaymakamı Halil Rıfat Paşa ile İbrahim ve Çirmen kaymakamı Vecihî Paşa ‘lar ve diğer alâkadarların Edirne ‘de yaptıkları toplantıda,rus ordusu ile muharebe etmemeğe karar verilmişti.Gerçi ruslar, Vecihî Paşa lâyihasında tasrih edildiği üzere, on iki bin kişi kadar bir kuvvetle Edirne ‘ye karşı hücuma geçmişlerdi. Esasen Halil ve İbrahim Paşa ‘ların fikrine göre, askerin sebatsızlık ve gayretsizliği ve zahîre ile mühimmatın yokluğu her türlü mukavemeti imkânsız hâle getirecek, üstelik düşmanı Edirne ‘yi tahrip ve yağmaya sevkedecekti. Rus kumandanını barış sözü ile durduracağını ümit eden Halil Paşa ‘dan bu yolda emir alan Vecihî Paşa, korku ve telâşla hicrete hazırlanan ahâliyi teskin etti ve ertesi sabah Edirne ‘ye yaklaşan rus ordusuna gönderilen kapıcı-başı Hasan Ağa, Yalıya Bey,Arif Efendi v.b.’dan teşekkül eden heyet, Edirne ‘nin ruslar tarafından tâyin edilecek şartlar altında teslim edilmesi talebi ile karşılaştı. Bir gün sonra düşman ordusu, harpsiz, Edirne ‘ye girdi (21 safer 1245 = 22 ağustos 1829) Prusya sefirinin araya girmesi ile, muhasamata son verildi ve rus kumandanı askerini Edirne ‘nin garbına çekmeğe başlayınca da, Edirne ‘de sulh müzâkerelerine girişilmesi kararlaştı ki, bunun üzerine, ricalden Sâdık Efendi ile mevâlîden Abdülkadir Bey murahhas tâyin edilerek, Edirne ‘ye gönderildi.Edirne’de 15 rebiülevvel 1245 ( 1 8 2 9 ) ‘ t e imzalanan sulh, Halil Rifat Paşa ‘nin reisliğinde Rusya ‘ya bir sefaret hey’eti gönderildiği sırada, ilân edildi (tafsilât için bk. Lûtfî, Tarih, II, 98 v.d.) Bu harp memleketi derinden sarsmıştı. Edirne ‘den muhaceret başlamış ve müslümanlar çekildikçe, hıristiyan köylerinin ileri gelenleri Edirne ‘de yerleşmişlerdir. İstilâdan evvel 140.000 mıkdarındaki nüfus 100.000’e inmiştir. Bir az sonra Mahmud II. ‘un,halkın maneviyatını kuvvetlendirmek maksadı ile,Edirne ‘ye geldiğini (11 muharrem 1247) ve 10 gün kalarak,askerî müesseseleri teftiş edip, Meriç üzerinde büyük bir köprü inşasına emir verdiğini görüyoruz. Bu seyahatin hâtırasını taşımak üzere, Edirne damgası ve hayriye, nısfiye, rub’iye adları ile, sikkeler darbolunmuştur ( Lûtfî, Tarik, III, 162 ) Kaynak : T.Mehmet Gökbilgin-Edirne