Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi'ne ait, Hamam ve Değirmen,Şener Kulalar

Bilgiyi İleten:
(Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi’ne ait, Hamam ve Değirmen)
SULTAN BAYEZİD HAMAMI
Sultan Bayezid mahallesinde Nazır Baba sokağında yirmi sekizinci numaradadır. Sultan II. Bayezid’in emriyle yapılmışdır. Benzersiz ve iç açıcı bir çifte hamamdır. Enis-ül Müsamir’in bildirdiğine göre, suyu, dolapla Tunca nehrinden çekilirmiş. Kadınlar tarafından yaz mevsiminde çark suyu diyerek üzerinde özenle durulurmuş.
Câmekânı kubbedir. (H:1172-M:1758) tarihinde çalışır halde olduğu Örfi Ağa tarihçesinde yazılıdır.Bu durumda harab oluşu üzüntü vericidir.
(H:1311-M:1893) tarihinde vakıflar tarafından temelinden yıktırılmıştır. Kalıntıları yeni köprünün kargalık tarafında Meriç nehri üzerine yapılan sed ile Yıldırım tarafında Kum mahallesinde yapılan seddede kullanılmış olup yeri arsa haline gelmişdir. sayfa: 146 ”AHMET BÂDİ RİYÂZ-I BELDE-İ EDİRNE -EDİRNE ŞEHRİ BAHÇELERİ (EDİRNE ŞEHRİ TARİHİ) cilt-I Yrd.Doç.Dr. Ratip KAZANCIGİL”
. . . . .. .
”Değirmen ve Su Dolapları”
Bunlar, Külliye ünitelerinden olmakla beraber, vakfiye, hamamda olduğu gibi, bunları da gelir kaynağı olarak kaydetmektedir. Şöyle ki:
”Yeni İmaret yakınında adı geçen nehir üzerinde vakıf sahibi Sultanın inşa ettirdiği yeni köprü altında iki değirmen ve bir kendi döner dolap. . . ” (104)
”Kendi döner” sözünden, değirmeni döndüren dolabın, nehrin akıntı gücü ile döndüğünü anlıyoruz. Bunu belirtmemizin nedeni de, Külliye’nin gider bütçesinde, atla çevrilmek suretiyle nehirden diğer ihtiyaçlar için su çeken dolapların da bulunduğu ve bu iş için kullanılan atların ve dolapların onarımına ödenek konduğunu görmüş olmamızdır. Abdurrahman Hibri XVII. yüzyılda, nehirlerden su çeken bu dolaplar hakkında şu genel bilgiyi vermektedir;
”Edirne’nin tüm bahçeleri bu üç nehirin kıyısındadır ki hepsi dört yüz elli adet bağçe olmak üzere bağçevanlar kethudası defterinde yazılıdır. Bu sular o bağçelerin etrafında olan yüksek ağaçlar sayesinde güzel akarlar. Amma, bağçeler bunlardan bir içim su almayıp ancak kendi dolaplarının göz yaşlarıyla geçinirler.”(105)
Bundan da, hem külliyenin, hem de bağçelerin su ihtiyaçlarının dolaplarla sağlandığını bir kere daha öğrenmiş oluyoruz.
Değirmen ve dolaplar halen yıkılmıştır. ancak, elimizde her ikisine ait birkaç fotoğraf bulunmaktadır ki bununla kendimizi mutlu sayıyor ve onları fotoğraflarla saptamış olan Dr.Rıfat Osman Bey’e şükran borçlarımızı bir kere daha belirtiyoruz.
Edirne Yıllığına Göre:
Hicri 1309 (Miladi: 1894) tarihinde Edirne yıllığında hamam, değirmen ve dolaptan söz edilmekte ve sonunda:
”İmaretin müştemilatı ile hamam harap olmuş ve Dârüşşifa ve saire mevcut bulunmamaktadır.” denilmektedir.(106) . . . . . . sayfa: 84 – 85
(104) Tayyip Gökbilgin, a.g.e., Vakfiyeler Bölümü, s.30
(105) Abdurrahman Hibri Çelebi, a.g.e.,Fasıl:7, 2.26/2.
(106) Salname-i Vilayet-i Edirne, Hicri 1309 (Miladi 1893/1894),s.42.
”EDİRNE SULTAN II. BAYEZİD KÜLLİYESİ – Yrd. Doç. Dr. Ratip KAZANCIGİL