ŞÖVALYELER ve YENİÇERİLER Etem Coşkun

Aşiyan Sahaf ; Etem Coşkun
MERAKLISINA :
ŞÖVALYELER ve YENİÇERİLER
———————————————-
Güney-batı Anadolunun antik bir kenti ; Halikarnasos, diğer adı ile Bodrum.
Bir Karya kenti olan Halikarnasos Zephria adası üzerinde kurulmuştu. Zephria , doğası güzel ve her zaman bahar havası olan yer anlamında. Adaya bu adın verilmesinin sebebi ise ; Mitolojik tanrılardan Bahar Tanrısı Zephiros’un adından dolayıdır.
Halikarnasos’un güzel Kraliçesi II. Artemisya kardeşi Mausolos ile evli idi. Çok sevdiği kardeşi ve kocası olan Mausolos ölünce Artemisya ona bir anıt mezar yaptırdı. Dört kat olan bu muhteşem anıt piramit şeklinde olup en tepe kısmına da iki tekerlekli savaş arabası üzerinde kocası ve kendi heykellerini kondurmuştu. Kutsal bir anıt olan bu mezar için Halikarnasos halkı aylarca ücretsiz çalıştılar.
[ Mosoleum = Anıt Mezar kelimesi , Kral Mausolos’un ismine izafetendir]
Ancak gel zaman git zaman Sen Jan Şövalyeleri Halikarnasos’u ele geçirdikleri zaman bu kenti , kendilerine Kutsal rehber olarak seçtikleri İsa’nın havarilerinden Sen Peter’a adayarak bu şehre Petronium adını verdiler. Kent Türklerin eline geçtiği zaman, Petronıum, Bodrum olarak teleffuz edilmeğe başladı.
Şövalyelerin kendilerine has armaları, ritüelleri vardı, kalkanlarında her birliğin ayrı bir arması vardı, parmaklarına ise şövalyelik ünvanını gösteren yüzükler takarlardı. [ Şövalye yüzüğü deyimi de buradan gelmiştir ]
Hacı Bektaş Veli . [1209 – ö. 1271], Horasan Nişabur doğumludur. Tezkire-i Eflâkî’ye göre “Hacı Bektâş” Rûm’da “Baba Resûl” derler bir Erin halifesiydi.
Bir Türkmen Baba’sı olan Hacı Bektaş Veli, Osmanlı Devleti kurulmadan 28 sene evvel Hakk’a yürümüş olduğundan Yeniçeri Ocağı’nın kuruluşuna tanık olması veya Yeniçeri Ocağına kazan hediye edip dua etmesi ihtimali yoktur.
Ancak;
Şövalyelerin Sen Petrus’u kendilerine kutsal bir rehber olarak seçmeleri gibi Yeniçeriler dahi Bir Türkmen Babası olan Hacı Bektaş Veli’yi rehber olarak seçmiş olmalılar. Bu bağlamda, Yeniçeri Ocağının Sen Jan şövalyeleri geleneğinden etkilendiğini söylemek mümkündür.
196 Ortadan müteşekkil Yeniçeri Ocağının her Ortasının [ Birliğinin ] da tıpkı Sen Jan Şövalyelerinin kalkanlarındaki armaları gibi flemaları ve armaları vardı.
Yalnız 65. Ortanın adı vardır ancak kendisi yoktur. Genç Osman’ın hakaret edilerek öldürülme olayına fiilen iştirak ettiklerinden dolayı lağv edilmiş olup, ulûfe dağıtımında da sıra 65. Ortaya geldiğinde hep bir ağızdan Yuh çekilirdi.
Osmanlı devlet teşkilatı her ne kadar Selçuklu geleneği ise de Roma ve Bizans’dan da bazı müesseseleri, ritüelleri almış olmaları tabiidir.
Osmanlı İmperatörleri üç büyük medeniyetin mirasçıları idiler ;
1 – Roma İmperatörü idiler [ II.Mehmet Fatih ile başladı ],
2 – İslam Medeniyetinin mirasçısı olarak Halife Ünvanı taşıyorlardı,
3 – Türk-Mongol geleneğinin mirasçıları olarak da Han Ünvanını kullanıyorlardı. Oysaki Han Ünvanını sadece Moğol kanından hükümdarlar kullanabilirdi [ Kırım Hanları gibi ]