BAYRAMI KÖYE GÖTÜRENLER , KEMAL/ Edirne’de Muallim


Mehmet Kadri Sümer
BAYRAMI KÖYE GÖTÜRENLER (*)
KEMAL/ Edirne’de Muallim (**) , (***)
Büyük Bayram’dan bir gün evvel 28.10.1933 Cumartesi sabahı saat sekizde Edirne’den hareket ettik. Kafile, Muallim Mektebi talebelerinden on beş genç ile bir de muallimlerinden ibaretti. Seyahati hazırlayan, bu arzuyu içinden duyan Türk gencidir. Bunu müştereken teşkilatlandıran mektebin idaresi ile Fırka ve vilayetimizdir. Gençler, “biz bayramı Türk Milleti’nin özü demek olan köylümüzle beraber yapacağız. Saltanatın ihmal ettiği istidatlı kafasına ve ruhuna Türkiye’mizin yücelme ülküsü için iman ve umut vereceğiz…” diyorlardı.
On yılın sonunda başlayan bu köycülük ülküsü geç kalmış değildir. Bunu ancak cumhuriyet mektebinde yetişen, ülkülenen genç duyabilirdi. Bu duygudaki genç de ancak on yılda yetişebilirdi.
Cumhuriyetin yaptığı işlerden biri ve birincisi yepyeni ve milletini hakkiyle seven bir gençlik yetiştirmesidir. Eski nesilden tortulanma riyakâr bir ruhla, doyurulamayan ihtiraslarla memleketin içine fesat sokan, halka uzaktan, yumuşak koltuklarda, yahut pis kokulu kahve köşelerinde oturarak acıyan insanlara bu gençliğin hınç gütmesi de onun inkılâpçı ve halkçı ruhunun başlıca vasıflarından biridir.
Genç diyor ki:
-Efendi, demokrasiye inanıyor, halka acıyor musun? Lâf istemiyoruz, fesat istemiyoruz.Ya git halkın ve köylünün tekâmülüne hizmet et veyahut birliği bozan, heyecanı söndüren hançereni yumruğumla yırtarım.
Kurtuluş: Bu bir davadır. Bu davanın bir tek cevabı vardır. Kırmızı koltukları ve kahve köşelerini bırakarak, halk tabakalarına sokulmak ve gürültüsüzce çalışmaktır. Gevezelikten, dedikodudan nefret eden gençlik, memleketin ortasında Dumlupınar gibi yükseliyor.
İşte bu gençlerden küçük bir gurup Trakya’mızın Lalapaşa nahiyesinde yedi gün fikir ve heyecan savaşı yaptı. Bu savaşta asil, mütevazi kahraman olan Nahiye Müdürü Osman Bey, öncü idi. Bizi köye selâmetleyen İbrahim Bey ve arkadaşları tekrar köye gelerek gençliğin heyecanını körüklediler. Gençler, bu köylerde İstiklâl, Yarım Osman piyeslerini temsil ettiler. İstiklâl ve Cumhuriyet marşları ile mektep marşları ve halk şarkıları söylediler. Hasbıhal ettiler, nutuklar verdiler.
Halkın dizinin dibinde onlarla ayran içtiler. Ayran çanağından köylü sevgisini yudum yudum değil, kana kana içtiler. Köylüler, yanlarında samimi bir tebessümle içten konuşan ve sahiden kendisini candan seven bu gençlerin peşini bırakmadı. Köy köy peşimiz sıra geldiler. Kötürümler bile ihtiyar merkeplerine binerek bizi takip ettiler.
Türk Milleti, köylü demektir. Köylü çok istidatlı, akıllı olduğundan, kendisiyle ilk defa çatık kaşla konuşmayan şehirli gencinin gözlerinden sevgiyi bir umut, bir teselli gibi içti, sarhoş gibi oldu, sevindi. Bu sevinç onu, tepeleri tırmanan kafilenin peşi sıra sürükledi.
Ne yazalım, ne söyleyelim? Sözler duygularımızı anlatamaz… İnsan, çok duyduğu zaman susuyor.
Cumhuriyet genci için ülkü, kerpiçten kara köyleri, taştan ve beyaz renkte kurmak, bilgisiz, karanlık kafaları aydınlatmaktır.
Tevazu ve iş sevgisini duyan gençlik; varlığıyla, yeni büyük Türk medeniyetini yaracaktır.
(*) 1933 yılına kadar Cumhuriyet Bayramları şehir ve kasaba merkezlerinde kutlanırken, 10. Yıl kutlamaları köyleri de içine aldı. Tüm yurdu saran coşku ve heyecan köylere de taşındı. Cumhuriyet’in 10. Yıl kutlamalarının en önemli özelliklerinden biri de, bu bayramın üç gün süreyle tören ve şenliklerle kutlanmasıydı. Köylerde de, “Köy Kutlama Programı” çerçevesinde üç gün boyunca konferanslar verildi, tiyatro gösterileri düzenlendi, şarkılar, türküler, marşlar söylendi.
Edirne Erkek Öğretmen Okulu’ndan 15 öğrenci de o tarihlerde yedi gün süreyle Edirne/Lalapaşa köylerini dolaştı. Cumhuriyet Bayramı’nın 10. Yıl coşkusunu ve heyecanını köylere taşıdı. Öğretmen Kemal’in “Bayramı Köye Götürenler” adlı bu yazısı, Edirne Erkek Öğretmen Okulu öğrencilerinin cumhuriyet inancı ve ülküsüyle yaptıkları bu yolculuğu anlatmaktadır.
(**) Kaynak: “ÜLKÜ” Halkevleri Mecmuası/ İkinciteşrin (Kasım) 1933, sayı:10, sayfa:319-320
(***) M. Kadri SÜMER / “1882’den 1978’e EDİRNE ERKEK ÖĞRETMEN OKULU TARİHÇESİ” adlı kitap çalışmamdan aktarılmıştır.