Osmanlı Dönemi

Ömer Ziyâeddin Efendi

Ömer Ziyâeddin Efendi
Ömer Ziyâeddin Efendi

ŞUÛN
Ömer Ziyâeddin Efendi Hazretleri
Edirnemizin bir sîmâ-i fazîleti bulunan Ömer Ziyâeddin Efendi Hazretlerinin Dâru-l Hilâfetü-l Âliye Medresesi ahlâkiyât müderrisliğine ta’yinine irâde-i seniye Hazret-i Hilâfetpenâhî şeref sudûr buyurulmuşdur.
Ömer Ziyâeddin Efendi kırk seneden beri Edirne mülhakâtında Kâdîlıklarda bulunmuş ve otuz bir mart hâdisesini müteâkib ittihadcıların bühtanlarına hedef olarak Medîne-i Münevvere’ye ta’yin edilmişdi. Mütârekeyi müteâkib Şeyhulislâm merhum Cemâleddin Efendi Hazretlerinin cenâzeleriyle beraber Mısır’dan İstanbul’a avdet eden müşârunileyh hazretleri üç ay evvel ol şehzâde-i [..] Cemâleddin Efendi hazretleri ile şehrimize gelmişlerdi.
Yeni vazifelerinden dolayı kendilerini tebrîk ederiz.
Edirne İ’TİLÂF  Gazetesi  Sayı..48
17 Ağustos 1335 – 1919
(Çeviren : Ömer Faruk Köseoğlu) – (48-1/3)
Ömer Ziyâeddin Efendi KİMDİR ?
KAYNAK; WİKİPEDİA…..
Hicri 1266, Miladi 1849 yılında Dağıstan‘da Çerkay’a bağlı Miatlı köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Ulema‘danMüderris Abdullah Efendi olup, kökenleri Dağıstanlı Avarlar‘dandır. Arapça, Farsça ve Rusça‘dan başka, Türk lehçeleriuzmanıdırlar.
İlk tahsiline babasından ders görerek başlar. Gençlik yıllarına geldiğinde Ruslarla Şeyh Şamil arasında 1825’lerden beri devam eden mücadelelere iştirak eder. Şeyh Şamil’in oğlu Gazi Mehmed Paşa‘nın maiyetinde Kafkas Cephesi‘nde Ruslar’a karşı yıllarca savaşır.[1] O sıralar yirmi yaşlarındadır. Savaş sona erince Dağıstan grubu Osmanlı Devleti‘ne göç eder. Böylece Ömer Ziyâüddîn Efendi de İstanbul’a yerleşir. 
Tahsilini tamamlayıp icâzet aldıktan sonra Aralık 1878’de Edirne ikinci Ordu Alay Müftülüğü’ne tayin edilir. Eylül 1892 tarihine kadar ondört sene bu vazifeyi îfâ eder. Haziran 1893 – Mayıs 1901 seneleri arasında Malkara kadılığı vazifesinde bulunur. 1903’de Kudüs mevleviyetine, ertesi yıl Malkara kadılığına tayin olunur.
Malkara kadılığı vazifesinde iki yıl kaldıktan sonra, 1906 senesinde İstanbul‘a yerleşir. 1908’de saltanat ve hilafeti savunan “Hadîs-i Erbaîn fî Hukûki’s-Selâtîn” adlı eserini neşreder.
Uzun süre sonunda, önce 5 Ağustos 1919’da Dârü’l-Hilâfeti’l-Aliyye Medresesi hilâfiyat (tartışma ve münakaşa yoluyla, karşı fikri çürütme), sonra da 27 Ekim 1920’de yine aynı medresenin Hadis dersi müderrisliğine tayin edilmiştir.”