Edirne’de Seramik ve Çini Üretimi,Nadir ADLI

 
nadir-hoca
Edirne’de Seramik ve Çini Üretimi
Osmanlı başkenti Edirne, Türk Çini ve Seramik Sanatının önemli merkezlerinden biriydi. Sultanların vazgeçemediği süsleme tarzı, Saray ve Anıtsal Yapıların emsalsiz çinileri, Edirne’nin kültür mirası içinde önemli bir yer tutar. Hünerli ellerin ürettiği Seramik Ürünleriyle Edirne, renkleri, motifleri ve modelleriyle geçmişin estetik değerlerini günümüzde de yaşatmaktadır. Bu kursumuzun amacı bu değerlerin günümüze ilk haliyle aktarılarak yaşatılmasının gayretidir.
Edirne´de Çini Sanatı
Edirne 1361 de alınır. Alındığında ta ki Roma’dan kalma toprak pişirme sanatı geleneği Bizans’lılara da geçmiş. Edirne ’nin alınışı ile bu sanatın geleneği sürdürülmüştür. Son kazılarda (Makedonya Kule Kazılarında) bu gelişmeyi görmek mümkündür. Çıkan sonuçların Roma-Bizans ve Osmanlı fırınlarının aynı bölgede toplanması dikkat çekicidir.
1365’te ilk Saray yapılır ardından 1398 Yıldırım Beyazıt 1402 Eski Camii 1414’te Bedesten ve diğerleri 1430’larda II.Murat döneminde yapılan bütün camilerde çini vardır artık bunlar Şahmelek Camii 1429 altı köşe altın varaklı KAŞİ çinilerle süslüdür. Muradiye Çinileri dünyanın en güzel Mavi-Beyazlarına sahiptir. Mezitbey camii minaresinden kalan çini parçaları günümüze kadar ulaşabilmiştir. Üç şerefeli camii kabartma hat yazılı çinileri hala duvarlardadır. Beylerbeyi camii türbesi II. Murat döneminin (1440) çinileri yıkıntılar arasında gözümüze ilişmektedir.
Sarayda doğan Fatih bu yeni sarayın çinilerle kaplı odalarında İstanbul’u almayı düşünür. Harem dairesinde hünkar sofrasındaki pencere, kapı sanatları sedef ve fildişi, duvarları zamanın en kıymetli çinileri ile kaplanmıştır. Kum Kasrı, İftar Köşkü, Bülbül Köşkü, Terazi Kasrı, Adalet ve Sepetçiler Kasırlarında Çiniler mevcuttur.
Saraydaki Şehzadeler mektebi çinili ocaklarla ısınmaktadır. Kadın Efendiler dairesi duvarları tavanlara kadar çinilerle kaplıdır ve kapısında çini levha kitabesi vardır. Hastalar Sofası duvarları çini kaplıdır.
Rus işgalinde bu çinilerin birçoğu sökülüp götürülmüştür. Bugün Victoria ve Albert Müzesi’nde sayısız örnekleri gösterilmektedir. 1424 Bursa Yeşil Camii Türbesi, Bursa Şehzade Ahmet Türbesi, 1429 Muradiye Camii, 1435 Şehzade Mahmut Türbesi, 1506-1507 Bursa Yeşil Camii Mihrap ve galerindeki çinileri (Baba Nakkaş) Ali İbn İlyas yapmıştır. Bu sanatçı ile çevresindeki çini ustaları Bursa’dan sonra Edirne’ye gelerek burada çalışmıştır.
İşte bu kısacık tarihi dolaşım içerisinde Edirne Çiniciliğinin çok eskilere dayandığını görmek hiçte zor değildir. İstanbul’un alınışı ile Saray Sanatçıları Grubunun Saraylarla beraber yavaş yavaş İstanbul’a taşınması İstanbul’da yapılan mimari gelişimlere sanat üretmesi bu sanatın Edirne’de kaybolmaya yüz tutmasına neden olmuştur.
Bizim amacımız unutulmak üzere olan bu sanatımızın tekrar gün ışığına çıkmasını sağlamak Kültür Mirasımız olan bu olgunun gelişmesine yardımcı olmaktır.
Çini ve Seramik Öğretmeni
Nadir ADLI