Yurd için ölenlere, Rebia-Kız Muallim Mektebi, 1933

Kulağımda en ulu bir ses ve nefes gibi ,
Bilmiyorum kaynağı nerede bu oğuz sesin ?
 Göklerde ince nurlar beliriyor ses gibi
Şehid misin yoksa sen, nurdan bir ilâh mısın ?
Kızıl ruhun önünde ta benliğim eriyor ,
Bana bir ses geliyor, bir nefes yükseliyor
 İçim kanıyor birden , dudaklarım gülerken ,
Bana azab veriyor , gökten masum bakışın
Dün hız alan kanından su gibi kanlar döken!
İçime acı verdi  senin yerde yatışın.
Benliğim görünmeyen  varlığınla eriyor,
Bir nefes  kayboluyor, bir ilâh yükseliyor.
Bak sana ne diyorlar, şu  ince minareler ,
Senin oğuz ruhunu bulmak için yükseldik.
 Billur sular ağlarken,  her gece  minareler,
Diyorlar : “Aziz ölü , kalk Biz de dile geldik!.. “
Gökte güneş sönerken varlığın yükseliyor ,
Nefesin söndü fakat senden bir ses geliyor !..
Bugün sen göklere yükseldin , Seninle öğünürüm yaksa da bu ayrılık! . .
Neden gene karşıma neden kıpkızıl geldin ? .
Dinle tapınanları sana ey ulu varlık ! . . .
Ululaşan yurduna kızıl yüzün gülüyor ,
Oradan ses geliyor , oradan ses geliyor ! . „
E.K. M. M.
REBİA – 1933