Bu da asırlık bamya

Bu da asırlık bamya
Edirneli Tarih Araştırmacısı Cengiz Bulut, 3 yıl önce Osmanlı Saray Mutfağı’yla ilgili yaptığı araştırmalar sırasında Pertevniyal Valide Sultan’ın evrakları arasından karşısına çıkan Edirne Bamyası namı diğer ‘Hasırdibi Bamyası’nın peşine düştü ve tohumunu bulup bahçesinde yetiştirmeyi başardı…
Sıkı bir koleksiyoner olan Edirneli Tarih Araştırmacısı Cengiz Bulut, tarih tutkusu sayesinde kentin mutfağına özgü bir değeri gün yüzüne çıkardı.
Eskilerin ‘Hasırdibi Bamyası’ olarak bildiği Edirne Bamyası’nın varlığına İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arşivinden ulaşan Bulut, şansının da yardımıyla tohumunu Edirne’de buldu.
OSMANLI ARŞİVİNDEN FATMA NİNE’NİN BAHÇESİNE UZANAN TOHUM YOLCULUĞU
3 yıl önce İBB arşivinden Edirne Bamyası’yla ilgili Pertevniyal Valide Sultan’ın evrakları arasından 2 adet evrağa ulaştığını dile getiren Bulut; “Bu belgeleri bulunca daha çok araştırmaya devam ettim fakat bu iki belgeden başka bulamadım. Dolayısıyla bunun Edirne’de de peşine düştüm. Karaağaç’ta ve köylerimizde yaptığım araştırmalarda bütün çiftçilerimizin herkes gibi hibrit tohum kullandığını öğrendim. Fakat 2 yıl önce mahallemizde 86 yaşlarında Fatma Nine dediğimiz yaşlı bir teyzeden bu Edirne yani Hasırdibi Bamyası tohumlarını buldum” dedi.
“YEDİĞİM EN İYİ BAMYA ÇEŞİDİ”
Bulut, Fatma Nine’nin gençliğinde Karaağaç’taki bahçelerde çalışmaya gittiği zaman Edirne Bamyası’nın tohumunu alıp bahçesinde yetiştirdiğini öğrendiklerini ifade ederek; “Dolayısıyla 3 yıl önce bana bu tohumlardan 5-6 tane verdi. Bunu bende değişik topraklarda denedim. Normal kara toprakta denedik ama istediğimiz verimi alamadık. Ondan sonra Karaağaç’taki kendi bahçemde denedim. İlk yıl doğru dürüst verim alamadık. Fakat geçen yıl çok iyi verim aldık. Bakımını ve sulamasını yaptık. Şimdiye kadar yediğim en güzel bamya çeşidi. Hem lezzeti, hem kolay pişimi hem de kılçıksız olması açısından çok iyi bir çeşit” diye konuştu.
“AMACIMIZ YERLİ, ÖZ TOHUMUMUZ KULLANILSIN”
İlk hasadın ardından aldığı tohumlardan 15-20 kişiye dağıttığını dile getiren Bulut, amacının hem Edirne bamyasının yaygınlaşması hem de hibrit tohum kullanılmaması olduğunu belirtti. Bulut; “Geçen yıl aldığım tohumlardan en az 15-20 kişiye verdim, ekmelerini söyledim. Onlara da tembihlediğim şu; ürün aldığınızda biraz tohumluk bırakın ve en az çevrenizde 10-15 kişiye bunu dağıtın. Burada amaç hem Edirne bamyası yaygınlaşsın hem de hibrit tohum kullanılmasın. Artık bizim kendi öz tohumlarımızı kendimiz alıp kendimiz yetiştirelim amacımız bu. Yine bu sene ektiğimiz zaman daha fazla tohum alıp daha fazla kişiye dağıtıp bu bamyanın Edirne’de yaygın olarak üretilmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.
“SARAYA BİRÇOK GIDA EDİRNE’DEN GİDİYORMUŞ”
Bulut, başkentliğin Edirne’den İstanbul’a taşınmasının ardından saray mutfağına birçok gıdanın Edirne’den gittiğini Osmanlı arşivlerinden görülebildiğini de ifade ederek; “Bunlar Edirne’nin kaybolmuş değerleri. Çünkü Osmanlı arşivlerinde görüyoruz, Edirne’den başkentlik İstanbul’a taşındığında oraya taşınan sarayın, orada yaşayan sultanların ve saray erkanının hemen hemen birçok gıda maddesi Edirne’den gitmiş. Beyaz Peynir, bademezmesi, helvası, gül suyu, gül reçeli, ayvası bunun gibi birçok ürün Edirne’den İstanbul sarayına gidermiş. Bunun peşinde koşarken de bu ilginç olan bamyaya rastladık” şeklinde konuştu.
“GASTRONOMİ FESTİVALİ YAPILABİLİR”
Edirne’de yapılacak bir gastronomi festivaliyle yerel değerlerin daha iyi tanıtılabileceğini de sözlerine ekleyen Bulut; “Edirnemiz’in en meşhuru bakıyoruz beyaz peynir. Ama maalesef Edirne’de gıda üzerine hiçbir festival yapılmıyor. Bunlarla ilgili Edirne’de yapılacak bir tarım festivalinde bu gibi değerleri ön plana çıkarırsak turizm açısından çeşitliliği arttırmış oluruz. Edirne bir Selimiye’den, Kırkpınar’dan ibaret değil. Son dönemde meşhur olan Kakava’dan ibaret değil. Edirnemiz’in değerleri çok fazla. Bunları da gündeme getirip, bir gastronomi festivali gibi bu tür ürünler ön plana çıkartılabilir” dedi.
 
Kaynak : http://www.hudutgazetesi.com/haber/47789/bu-da-asirlik-bamya.html