Halebiyye Câmi’i, Kilise Camii

Halebiyye Câmi’i ;
Kale içinde  Keçeciler kapısı  caddesinde  Kemerhavlu  Mahallesinde* kâin idi. Bu gün dört tarafı yanmış  evlerin arsalarıyla sınırlı  büyük bir meydan olup 1325 (1907)’de temellerinin sökülmesinden dolayı büyük bir çukur ve çukurun yanında  yüksek bir pencere ve duvar kalıntısı  mevcuttur. Bu pencerenin altında , toprak altında tuğla ve horasan ile örülmüş pencere ve kapısız  bir tonoz vardır. Edirne’nin fethini takiben  içerisinde ilk namaz kılınan câmi budur. Abdurrahman Çelebi’nin  Enîsü’l  Müsamirin  adlı Edirne tarihçesi’nde  dört kemer üzerinde  bir kubbesi  olup  minaresi bulunduğundan bir köşesine tahtadan bir  me’zene (ezan okunacak yer)  yapıldığı ve fethinden önce  kilise olup fetih sırasında Sultan  Birinci Murad  Han emriyle Câmiye dönüştürülerek  (nezdimde mevcut eski bir  Enîsü’l  Müsamirin nüshasının bu câmi fıkrası sahife  kenarına 1071 ( M.1660) tarihinde yazılan bir  hâşiye  şöyledir; Rum Milleti tarafından  Hazret-i Padişah’a takdim olunduğu  Şer’iyye Mahkemesi kayıtlarında mütâlaa  kılınmış olduğundan  açıklama yapıldı. Sene 1071 (M.1660) ) içerisinde namaz kılındığı yazılıdır.
  Bazı  tarihle, kafayı bu işe yoran Rumların  bu Câminin Kilise iken isminin Ayosofya olduğunu hikaye ettiklerini  Bâdi Ahmed  efendi  eserinde  zikreder. Şakâyıka göre  :  Fatih Sultan  II. Mehmed Han’ın  mu’allimi   Mevlâna  Sirâceddin  Mehmed Bin  Ömer  Halebî’nin  bu  Câmi Medresesine  Müderris tayin olmasından dolayı   Halebiyye  Câmi’i  ünvanının  buradan  olması muhtemeldir.  Bazı tarih kitaplarında   Çelebi  Câmi’i suretinde  de  yazılıdır, fakat doğrusu Halebiyyedir.  1164  (1750) depreminde  bu  Câminin harab olduğunu  ve  tamir edilmeyerek  terk  edilmiş  olduğunu  Örfi Mahmud  Ağa risalesinde  yazmıştır.  Söz konusu depremi  müteâkip  zarar görmüş  olan  Câmi  ve  mescidlerin  tamamı  tamir  edilmiş  ise  de  bu yerde  oturan Müslüman   kalmadığından  tamirinden vazgeçildiğini  bir mecmuada okudum. Kale içi  semtinin  Mihal  Gazi  Câmi’i  minaresinin altmış sene önce  yapılan bir fotoğrafında  bu câmi’nin harab kubbesi görülmektedir ki, şekline bakılacak olursa Bizans  mimari tarzındandır.
    Bu harabe  Topkapı  Caddesinde İsmihan  Sultan  Câmii’nin  tamiri sırasında  Mirliva Hakkı Paşa  tarafından  yıktırlmıştır. Yeni bir şey kurmak için eski bir eseri  yıkma ve tahrib etmede ki   zihniyet  bu asırda takdir edilecek bir şey değildir. 1325 ( M.1907)  tarihinde temellerinin kazılarak  taşlarının alınması için yapılan  kazılarda beş metre eninde  toprak altında  büyük mermer levhalar ile minarelerin kalıntılarını gördüm .
*    Kemerhavlu  Mahallesi’nin eski adı  İslâm Devleti  Mahallesi  olup Fetih sırasında  Müslümanların  ilk  ikâmet ettikleri yerdir. 1165 (M.1751)  senesi depreminden sonra   Halebiyye  Câmii  yıkılıp,  yalnız kubbesinin  bir kısmıyla bazı kemerleri kaldığından  Kemerli havlu  Mahallesi  adını almıştır, sonraları Kemerhavlu  denilmiştir.
Kaynak ;           Edirne Evkafı İslamiyye Tarihi  Câmiler ve Mescitler   s.112 – Dr.Ri’fat  Osman