Ne olurdu Edirne’de 101 yıl verseydin, Şeyh Said

Şeyh Said ;  İdam hükmünü okuyan İtiklal Mahkemesi üyesi Ali Saip bey’e :  –   “Ne olurdu Edirne’de 101 yıl verseydin?!”

Kaynak ; İdamdan önce son sözler…  https://tr.wikiquote.org/wiki/%C4%B0dam_s%C3%B6zleri

        Şark İstiklal Mahkemesi başkanlığına Giresun mebusu Hacim Muhiddin Çarıklı, savcılığına Karesi mebusu Ahmet Süreyya Özgeevren getirildi.

Urfa mebusu Ali Saip Ursavaş ve Kırşehir mebusu Lütfi Müfit Özdeş asil, Bozok mebusu Avni Doğan da yedek üye seçildi.

Başkan Hacim Muhiddin Çarıklı’nın göreve başlamadan istifa etmesi üzerine görevi Denizli mebusu Mazhar Müfit Kansu üstlendi.

    Urfa mebusu Ali Saip Ursavaş ve Şeyh Sait arasında ki konuşma;

     Seninle kuzu yiyemedik

– Saip, hani doğruyu söylersem kurtaracaktın?

– Ne yapalım, Said Efendi, seninle Hınıs’ta kuzu yiyemedik.

– Artık kuzu filan kalmadı. Ne olurdu, “Edirne’de 101 sene verseydin?”

– Bu kadar Türk kanının dökülmesine, ocakların sönmesine sebeb oldun, cezanı çekeceksin.

Vatan Gazetesi, 30 Haziran 1925 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ne-olurdu-edirne-de-101-yil-verseydin-39089706 )

 

Kürt şeyh, Şeyh Said… Şeyh Said kimdir? İşte Şeyh Said’in biyografisi

Şeyh Said, 1865 senesinde Elazığ’da dünyaya geldi. Seyyid asıllı bir aileden gelmekteydi. İlk evliliğini dedesi Şeyh Ali Septi’nin halifelerinden Şeyh Ahmed-i Çani’nin kızı Amine Hanım ile yapan Şeyh Said’in bu evlilikten beş kız beş erkek olmak üzere toplam on çocuğu oldu.

Said’in ilk eşi Rus Harbi’nden dolayı Hınıs’tan Piran’a göç ettiği zaman rahatsızlandı ve hayatını kaybetti. Daha sonra Şeyh Said, Kürt Miralayı Hamidiye Alaylarının liderlerinden Cibranlı Halit Bey’in kız kardeşi Fatma Hanım ile ikinci evliliğini gerçekleştirdi.

Palu, Diyarbakır ve Muş bölgelerinde eğitim gördü. Bu dönemde Nakşibendi Tarikatı’na katıldı ve dergahın başına geçti. I. Dünya Savaşı sırasında Rusya Doğu Anadolu’yu işgal etti ve bunun üzerine Şeyh Piran’a taşındı. Sonrasında ise Hınıs Kolhisar’a yerleşti.

29 Haziran 1925 tarihinde Şark İstiklal Mahkemesi tarafından Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda asılmıştır. İdam sehpasında son isteği sorulduğunda, kağıt kalem isteyerek kağıda Arapça olarak “Benim bu değersiz dallarda asılmama pervam yoktur. Muhakkak ki mücadelem Allah ve din içindir.” şeklinde bir yazı yazdı. Kelime-i Şehadet getirdikten sonra da idam edildi. Mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.

Çocuklarından Ali Rıza Efendi’nin oğlu Mehmet Fuat Fırat, 1973 senesinde Erzurum ilinden bağımsız milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girmiştir. Kaynak;
https://www.timeturk.com/seyh-said/biyografi-780876