http://www.edirnetarihi.com/sponsor-reklamlari/reklam.jpg

Reji İdaresi ve Reji Kolcuları



Yazar: Cengiz Bulut | Genel | 24 Şub 2018 | 0 Yorum

Ülkemizin dış güçlerce kaosa sokulduğu, sömürü düzenin en acımasız uygulandığı dönemdir 1880 li yıllar, Batılı devletlere olan borçlarımızın ödenebilmesi için dış güçlerin isteği ile Duyun-u Umumiye kurulmuş Ülkemizin bütün gelirleri bu kurumca tahsil edilmeye başlanmıştır, Türkiye’nin 6 bölgesinde Reji İdaresi kurulmuştur, bu Reji İdaresinin biri de Edirne merkezlidir, bilindiği gibi Edirne ve kırklareli ile şu an yunan sınırları içersinde kalan topraklarımızda yoğun şekilde Tütün ekimi yapılmakta idi, aşağıda Samsunlu araştırmacı yazar Ali Kayıkçı’nın yapmış olduğu araştırmada o dönemde yaşananların kısa bir özeti vardır, Edirne Reji idaresi de araştırılmaya değer bir konudur..(Cengiz Bulut)

Reji Kolcuları, 41 yılda 60 bin kişiyi öldürdü

Samsunlu Yazar Ali Kayıkçı’dan olay olacak açıklama; “Fransa Reji İdaresi tarafından öldürülen 60 Bin Türk Vatandaşına tazminat ödensin!”

Samsun Haber – 2012-02-21 12:23:42

 

Reji Kolcuları, 41 yılda 60 bin kişiyi öldürdü

 
 
 
Merkel’in açıklaması akla Fransız Reji İdaresi’ni getirdi.
 
Samsunlu Araştırmacı Yazar Ali Kayıkçı, Almanya Başbakanı Merkel’in, Alman ırkçı fanatikleri tarafından “Dönerci cinâyetleri” olarak bilinen katliamlarda hayatlarını kaybeden 8 Türk için her birinin ailelerine 10’ar bin Avro ödemeyi kabul ettiğini açıklaması üzerine, başta Samsun olmak üzere Türkiye’nin 6 bölgesinde Reji İdaresi’nin güvenlik kuvvetleri tarafından öldürülen 60 Bin kişi için de tazminat istenmesini gündeme getirdi.  

Kayıkçı, “Tütün Tekeli”ni elinde bulunduran Fransız Reji İdaresi’ne bağlı Reji Kolcuları, Osmanlı hâkimiyeti içinde bulunan topraklarda, 28 Mayıs 1883-13 Haziran 1923 tarihleri arasındaki 41 yıl içinde 60 bin vatandaşımızı “tütün kaçakçılığı” yaptığı gerekçesiyle katletmişti.” diyerek öldürülenlerin ailelerine Fransa’nın tazminat ödemesi gerektiğini belirtti.
 
NELER OLMUŞTU?
Tarihçi Yazar Kayıkçı, Fransa hükümetinin Fransız kolcularının 41 yılda öldürdüğü 60 Bin Türk Vatandaşı için istediği tazminatı tarihi deliler ve belgelerle destekliyor.

İşte Kayıkçı’nın araştırması;

“28 Mayıs 1883 tarihinde “Osmanlı Tütün Gelirlerinin Toplanması” için bir Avrupa kuruluşu olan ve başında da Fransızların bulunduğu Reji Şirketi’ne ülkemizdeki “tütün yapım ve satım hakları” devredilmiş, işin kontrol yetkisi de “Osmanlı Borçları”nı takip ve tahsili ile görevlendirilmiş bulunan “Duyun-u Umumiye” idaresine verilmişti.

Reji, elde ettiği bu “Tekel” olma yetkisi sayesinde tütün alım fiyatlarını daima düşük tutmuş, satış fiyatlarını ise yüksek belirlenmişti.  1885–1886 sezonunda 7,6 kuruş olan tütün alım fiyatları, 1912–1913 sezonunda da 10,3 kuruş olarak gerçekleşmişti. Aynı yıllarda satış fiyatları ise 21,6 ve 35,3 kuruş olarak belirlenmişti. Yüzde 300 gibi oldukça yüksek bir kârlılık nispetindeki bu durum, Reji dışı alım satım yapan ve 4–5 katı fiyat veren tüccarlar ve üreticiler için kaçakçılığı teşvik etmiş ve neticede yeni bir sektör ortaya çıkmıştı.

Aynı yıllarda Osmanlı İmparatorluğu Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışan personel sayısı sadece 5 bin iken,  Duyun-u Umumiye’nin 9 bin personeli görev yapıyordu. O günkü şartlara göre 1.200-2.000 Sterlin gibi oldukça yüksek maaşlar ödenerek çalıştırılan bu personelin maaşları da Osmanlı İdaresinden ayrıca tahsil edilmişti. Bu yetmezmiş gibi Reji İdaresi, Kuruluş Şartnamesi’nin 3. maddesindeki,  “Şirket, tütün kaçakçılığını önlemek için gereken memurları kendisi tayin eder” imtiyazına dayanarak çoğu da Balkan ülkelerinden getirilen elemanlardan teşekkül eden  “atlı-silâhlı kolcu” teşkilâtlarını kurmuş ve bunların giderlerini de köylünün ürettiği tütününden çıkararak ödemişti.

REJİ KOLCULARI “TERÖR” ESTİRİYOR
Başlarında Fransız ve zaman zaman da İngiliz yöneticilerin bulunduğu bu “Reji Kolcuları” yalnız tütün kaçakçılığı ile mücadele etmiyor, bu bahaneyle toplumda bir baskı unsuru olarak halka büyük eziyetler yapıyordu.

Dönemin Türkçe basınında bunlar için;  “Serkeşler”, “Ejderler”, “Mahlûkat-ı Garibeler/Garip Mahlûklar” ve “Türkçe Bilmeyen Arnavutlar” gibi yakıştırmalarla hemen her gün haberler çıkıyor; gazeteler, kolcuların halktan haksız yere para toplamaları, üzerinde “bir kıyye miktar/çok az bir şey” tütün bulunan zavallı köylüleri kadın erkek ayırımı gözetmeden kurşuna dizdikleri, idam ettikleri veya taciz ve ırza geçme suçlarını işlemek suretiyle âdeta canlarından bezdirdikleri haberleriyle çalkalanıyordu.

DÖŞEĞİN KALINLIĞINDAN ŞÜPHELENDİLER
Bunlardan 4 Mart 1903 tarihli Sabah Gazetesinde çıkan bir haberde, İnegöl kazasının Adabeni köyünde bir vatandaşın, kolculardan tütününü saklamak için, tütünlerden döşek yapıp üstüne hasta süsü vererek yattığını, kolcuların da tâ evin içine girerek köşe bucak arama yaptıklarını, bu sırada döşeğin kalınlığından şüphelenilmesi üzerine adamı kaldırıp “derdest” ettiklerini yazmıştı.

Ege Bölgesindeki “efe”lerin dağlara çıkma sebepleri arasında da hep bu “kolcu” zulümlerinin yattığı bilinen bir başka gerçek olmuştur. 

Kolcuların yetki tahakkümleri yanında etnikçilik ve yabancı sermaye işbirlikçiliği zulümleri karşısında ülke çapında yer yer toplu gösteri ve yürüyüşler yapılıyor, Padişaha toplu dilekçe vermeler ve mahkemelerde hak aramalar oluyorsa da “Reji Avukatları”nın onları savunmaları, hapislerde beslemeleri ve çıktıklarında da eski işlerine dönmeleri karşısında çaresiz kalıyor ve dağa taşa türküler ve ağıtlar yakarak haksızlığa isyan ediliyordu:

               “Kör olsun Kolcu Avni/Öksüz bıraktı seni,
                Nenni torunum nenni/Sabret gelir zamanı…”
                “Gidelim gidelim de Halil’im/Çökertmeye varalım,
                Kolcular görünce de Halil’im/Nerelere kaçalım?
                Teslim olmayalım Halil’im/Aman kurşun saçalım…”        
               
41 YILDA 60 BİN KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
Tütün kaçakçılığı gerekçesiyle kolcular ile köylüler arasında çıkan çatışmalarda 50–60 bin kişinin öldürüldüğü, sadece 1901 yılına ait kayıtlarda bu sebepten dolayı katledilen insan sayısının 20 bine ulaştığı; başta İ.Hakkı Uzunçarşılı ile Oktay Gökdemir, Kâzım Berzeg, İ. Habib Sevük ve Mustafa Gazalcı gibi tarih araştırmacılarının eserlerinde, Toplumsal Tarih gibi dergilerde bildirilmektedir.

Samsun’da faaliyet gösteren “Yerel Tarih Grubu” tarafından hazırlanan “Fabrikanın Zilleri Sustu-Adı Kaldı: Reji” başlıklı 2006 basım tarihli eserde yer alan makalelerde de konu hakkında özet bilgiler bulunmaktadır.

FRANSA, 600 MİLYON AVRO TAZMİNAT ÖDEMELİ
Almanya Başbakanı Merkel’in, “Dönerci Cinayetleri” sebebiyle öldürülen her bir Türk’ün ailesine 10 bin Avro ödemeyi kabul ettiğini açıklamasının ardından,  Türk Hükümeti’nin de bunu esas alarak 28 Mayıs 1883 tarihinde “Osmanlı Tütün Gelirlerinin Toplanması” için kurulan ve başında da Fransızların bulunduğu Reji Şirketi (Regie Coninteressedes Tabacs Ottomans)’nin 13 Haziran 1923 tarihine kadar geçen yaklaşık 41 yıllık süre içerisinde kolcular vasıtasıyla öldürttüğü insanlarımız için de “Tazminat” ödemesi gerektiği akla geliyor.

60 bin kişi için 10 bin Avro hesabıyla 600 milyon, yaklaşık 1,5 milyar Türk Lirası’na denk geliyor.

Kaynak;Akasyamhaber;
 

Edirne Tarihi Araştırmacısı. www.edirnetarihi.com sitesi kurucusu.

Edirne Tarihi Tanıtım Projesi.. ,

Yorumlar

Edirne Hava Durumu

booked.net

Yazılarımız Mailinize Gelsin

Mail adresinizi girin:

Delivered by FeedBurner

Ziyaretçi İstatistikleri

  • 305Bu gönderi:
  • 1486573Sayfa Okunması:
  • 369Bugün okunanlar:
  • 4767Aylık okunma:
  • 881518Ziyaretçi Sayımız:
  • 300Bugün kü ziyaretçiler:
  • 161Dünkü ziyaretçiler:
  • 3211Aylık ziyaretçi:
  • 4Şu anda online olan ziyatçiler:

.