Edirne Tarihi .
May 16th, 2012 : 9:39 : İslam Eserleri Müzesi 18 Mayıs Cuma Günü Açılıyor..   May 15th, 2012 : 9:20 : 11 Mart 1913 tarihli “Le Petit Journal”Gazetesinde Yarbay Fuat Bey..   May 15th, 2012 : 6:42 : Fetih ve Sefer Edirne’den başladı   May 14th, 2012 : 8:58 : Edirne Tarihi Tablolar   May 14th, 2012 : 5:22 : “Vakıf Abidelerinde İşgal İzleri” fotoğraf sergisi-Vakıf Müzesi   May 14th, 2012 : 12:38 : 1951-52 Yılı Bulgaristan Göçleri   May 9th, 2012 : 7:23 : 1856 Yılı edirne Valisi Abdurrahman Sami Paşa ve Torunu Fazıl Bülent KOCAMEMİ   May 8th, 2012 : 9:00 : Arpaç Köyü Genel Bilgiler-Araştırmacı-Yazar Erol YILMAZ   May 5th, 2012 : 10:19 : 05 Mayıs 2012 “Balkan Ressamları Edirne’yi Resmediyor”  
Osmanlı Sultanları

Osmanlı Sultanları

Osmanlı Sultanlarını kronolojik olarak tanıtan harika bir video. İyi seyirler....
18/03/12 - 8:23 Yorum sayisi 0(0)
Yavuz Sultan Selim Belgeseli

Yavuz Sultan Selim Belgeseli

Osmanlı Padişahlarından olan Yavuz Sultan Selim için yapılan, hayatını ve yaşadıklarını anlatan mükemmel bir belgesel....
18/03/12 - 6:52 Yorum sayisi 0(0)
Çanakkale Şehitleri Anısına

Çanakkale Şehitleri Anısına

TRT ile Avustralya,Yeni Zelanda, İrlanda, Galler televizyonları ortak yapımı  Çanakkale belgeseli videosu. çanakkale Geçilemedi (Belgesel...
18/03/12 - 6:44 Yorum sayisi 0(0)

Ernest Hemingway 14 Kasım 1922 tarihinde Edirne’ye gelmişti;

Kategori: Cumhuriyet DönemiEklenme Tarihi: Oca 22nd, 2012Ekleyen:

Ünlü Gazeteci Yazar ve Romancı Ernest Hemingway 14 Kasım 1922 tarihinde Edirne’ye gelmişti;
Edirne tarihte büyük olayların, büyük insanların, ünlü kişilerin kentidir. Savaş kararlarının, barış görüşmelerinin yapıldığı yerdir. Bu yüzden geleni gideni çok olmuştur. Nitekim Balkan Savaşı sonuçlarını görmek amacıyla Edirne’ ye gelmiş olan ünlü Romancı Pierre Loti’den yaklaşık dokuz yıl sonra,1922 yılında, Amerika’nın Nobel almış dünya çapında roman yazarı Ernest Hemingway Edirne’ye şavaş muhabiri olarak gelmiştir. 1922 de gazetesi

Daily Star için Türk Yunan Savaş’ını izlemek üzere İstanbul’a gelmiş olan Ernest Hemingway, o zamanki İstanbul’un içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve savaş koşullarını, kentin iyi ve kötü yanlarını anlattıktan sonra Mudanya Görüşmeleri’ni izlemek için oraya gitmiş,“her kesin bildiği gibi Mustafa Kemal,Yunanlı’ları silip süpürdü.” Diye haber geçmiştir. E. Hemingway bu haberinde “Mustafa Kemal birliklerinin, istilacıları ülkelerinden sürüp, dışarı atmaya kararlı vatanseverler” olarak ifade etmiştir. Ernest Hemingway daha sonraki günlerde Yunanlıların, Trakya’nın tahliyesi hareketini takip etmiş, gördüğü manzarayı şöyle anlatmıştır:
“DOĞU TRAKYA’nın Hristiyan halkı, bitmek bilmeyen, karmaşık bir yürüyüş düzeni içinde Makadonya’ya doğru yolları arşınlıyor. Edirne üzerinden Meriç nehrini aşan ana kol, 20 mil uzunluğunda. Öküzlerin çektiği kâğnı arabalarından, çamura bulanmış binek hayvanlarından , yorgun insanlardan, kadınlardan ve çocuklardan meydana gelen, yirmi mil uzunluğunda bir kuyruk, yatakları başlarında, yağmur altında, körlemesine yürüyorlar.” E.Hemingway bu olayın devamını ise şöyle dile getirmektedir.
“Her yanı çamur içinde kalmış öküzlerin çektiği binek arabaları, tozlu yollarda gıcırdayarak ilerliyor. Askerlerin bir kısmı arabaların üzerinde giderken, bir kısmı da öküzlerin boyunlarından çekmeye çalışıyor. Arabaların önerinde ve arkalarında askeri birlikler sürünüyor. YUNANLILARIN GİRİŞTİĞİ BÜYÜK ASKERİ SERÜVENİN SONU BU.”
14 Kasım 1922 tarihinde Edirne’ye gelmiş olan ünlü gazeteci yazar ve romancı Ernest Hemingway “Edirne pek hoş bir yer değil. Gece saat 11 de trenden indiğimde, asker, denk, karyola, dikiş makineleri, bebekler, kırık çocuk arabaları ile dolu bir garla (istasyonla) karşılaştım. Hepsi yağmur altında ve çamur içindeydi. Kerozan lambaları sahneyi aydınlatıyordu. Gar şefi o gün, Batı Trakya’ya geri çekilen askerlerin birlikleri ile dolu 57 vagon gönderdiğini söyledi. Telgraf hatları kesik. Hâlâ gelen asker var ve bunları boşaltmak imkânı da yok.”
Yunanlıların, Trakya’nın kahverengi sert toprakları üzerinde uzun kollar halinde ilerlediklerini anlatan E. Hemingway “Edirne hoş bir yer değil” demektedir. Trenden gece yarısı indiğini kaydeden ünlü gazeteci yazar Hemingway ” şehirde insanın tek kalabileceği Madam Mari’nin pansiyonu olduğunu, zindan gibi karanlık, diz boyu çamurlu yollardan bir askerin kendisini oraya götürdüğünü,ancak pansiyonda yer bulamadığını, geceyi bir otomobilin kuşetinde geçirdiğini, gece yarısı İstanbul’ da yakalandığı sıtma nöbeti ile uyandığını eleştirisel bir ifade ile anlatmaktadır. Daha sonra pansiyona geçtiğini söyleyen Ernest Hemingway, her tarafın tahtakurusuyla dolu olduğunu belirtmekte, yanındaki arkadaşların ise en büyük tahta kurularının Lüleburgaz’da görüldüğünü söylediklerini kaydetmektedir.” Savaşta başıma çok şey gelmişti ama Trakya gibisi yoktu” diyen ünlü romancı, “Nereye baksanız, yürüyen bir tahta kurusu dizisi görülüyor.” Demektedir. Ernest Hemingway’i sıtma nöbetlerini pansiyon sahibi Madam Mari’nin verdiği kinin ve Trakya’nın tatlı şarabı ile geçirdiğini söylemektedir.

KAYNAKÇA.
1-Can Çekişen Türkiye. Pierre Loti.
2-İşgal İstanbul’u. Ernest Hemingway

Yazan: NAZİF KARAÇAM
Kaynak ozan Ağacı Ozan Ağacı Dergisi Ocak-Şubat 2003 Tarih ve 35. Sayısı

[adsenseyu2]

Konu Yazari: Cengiz (Cengiz )
...

Yorum Yap

Ziyaretçi İstatiğimiz
  • 198Bu gönderi:
  • 161888Toplam okunan:
  • 52Bugün okunanlar:
  • 329Dün okunanlar:
  • 8225Aylık okunma:
  • 67306Toplam ziyaretçi:
  • 23Bugün kü ziyaretçiler:
  • 183Dünkü ziyaretçiler:
  • 1353Geçen haftaki ziyaretçiler:
  • 4315Aylık ziyaretçi:
  • 0Online ziyatçiler:
Meta
Sevdiğimiz Linkler
Ana Sayfa